24 Saatlik Kan Basıncı Takibinde Ağız İçi Cihaz Farkı
Hipertansiyon ve artmış kalp-damar riski taşıyan orta ile ağır düzeydeki obstrüktif uyku apnesi hastaları üzerinde yürütülen çalışmada, kişiye özel ağız içi cihazlar ile geleneksel CPAP (basınçlı hava) tedavisi karşılaştırıldı. 12 ay boyunca izlenen 180 hastanın verilerine göre, alt çeneyi öne taşıyarak hava yolunu açık tutan ağız içi cihazların, 24 saatlik ortalama arteriyel kan basıncını düşürmede CPAP tedavisinden daha düşük etkili olmadığı tespit edildi. Çalışmada gecelik ortanca kullanım süresi ağız içi cihazlarda 5,5 saat, CPAP'te ise 4,9 saat olarak kaydedilirken, her iki yöntemle de hastaların gündüz aşırı uykululuk şikayetlerinde belirgin azalma sağlandı.
CPAP Öncelikli Tedavi Olmaya Devam Ediyor
Elde edilen bulgular ağız içi cihazların tansiyon düşürmede üstünlüğünü kanıtlamasa da özellikle maske ve basınçlı hava kullanımına uyum sağlamakta güçlük çeken hastalar için güçlü bir alternatif sundu. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi ile Amerikan Dental Uyku Tıbbı Akademisi’nin ortak kılavuzları, CPAP'in uykudaki solunum duraklamalarını giderme ve kan oksijen seviyelerini yükseltme konusunda halen daha yüksek etkinliğe sahip olduğunu vurguluyor. Bu nedenle uzmanlar, tedavi seçiminin yalnızca tansiyon değerlerine göre değil, apnenin şiddeti ve hastanın kişisel toleransı göz önüne alınarak yapılması gerektiğini hatırlatıyor.
Piyasadaki Standart Horlama Aparatlarıyla Karıştırılmamalı
Araştırmada kullanılan düzeneklerin, hekim ve uzman diş hekimleri tarafından kişiye özel ölçülerle hazırlanan ve ayarlanabilen medikal cihazlar olduğuna dikkat çekildi. Piyasada satılan standart horlama aparatlarının aynı klinik etkiyi göstermeyeceği ifade edilirken, tedaviye başlayan hastaların çene yapıları ile diş sağlıklarının düzenli takip edilmesi ve kontrol uyku testleriyle tedavinin başarısının doğrulanması gerektiği belirtildi.