Yenidoğan Çetesi Davasında 9’uncu Oturum: Sanık Avukatlarından Rapora İtiraz ve Tahliye Talebi!

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran yenidoğan çetesi davasının 9’uncu duruşmasında sanık avukatlarının savunmaları alındı. Adli Tıp raporlarındaki eksikliklere ve illiyet bağı yetersizliklerine dikkat çeken avukatlar, müvekkillerinin tahliyesini talep etti.

Türkiye gündemini sarsan organize suç örgütü davasında yargılama süreci tüm hızıyla devam ediyor. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adliyenin konferans salonunda dün saat 11.00'de başlatılan duruşmada, organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen tutuklu doktor Fırat Sarı, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Davanın diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkları ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı. Büyük bir dikkatle takip edilen yargılamanın 9’uncu duruşmasında, sanık avukatlarının esasa ilişkin savunmalarının alınmasına geçildi.

"Bebeklerin Ölüm Nedenine Dair Kesin Bir Değerlendirme Yok"

Duruşmada söz alan tutuklu sanık doktor Fırat Sarı'nın avukatı Aydın Mantar, dava dosyasındaki tıbbi raporların yetersiz olduğunu savunarak soruşturma sürecindeki eksikliklere dikkat çekti. Yaşamını yitiren Serdorava bebek ve diğer yedi bebek yönünden zaten yaşayamayacaklarına dair raporlar bulunduğunu belirten Mantar, şu ifadeleri kullandı:

"Soruşturma savcısı ne yazık ki sadece bir bebekten otopsi raporu almıştır, diğer bebeklerden otopsi raporu alınmamıştır. Bir bebeğin açlıktan öldüğüne dair aradaki illiyet bağını kurabilecek hiçbir somut husus raporda belirtilmemiştir. Olayların SGK’dan haksız kazanç ve para almak amacıyla gerçekleştirildiği öne sürülüyor, ancak yabancı uyruklu aileler bakımından SGK’dan para alınması zaten hukuken söz konusu değildir. Raporda Kırçiçek bebeğin ölümünde illiyet bağı bulunduğu iddia edilirken, ilacın dozunun düşük verilmesinin sadece bir tıbbi hata olduğu ifade edilmekte, ancak bebeğin doğrudan bu nedenle öldüğü yönünde kesin bir değerlendirmeye yer verilmemektedir. Ayrıca raporda 34 doktorun imzası bulunmasına rağmen, konunun esas uzmanı olan tek bir neonatoloji (yenidoğan) uzmanının imzası yer almamaktadır. Tüm bu gerekçelerle müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum."

"500 Gram Doğan Bebeğin Yaşama İhtimali Olanaksızdı"

Bir diğer tutuklu sanık doktor Ali Dirik'in avukatı Nurşen Genç Erdem ise savunmasında, müvekkilinin suçsuz olduğunu ve tıbbi açıdan yapılması gereken her şeyin yapıldığını ileri sürdü. Hayatını kaybeden Kaya bebeğin 500 gram olarak dünyaya geldiğini hatırlatan Erdem, bu ağırlıktaki bir bebeğin yaşama ihtimalinin tıp bilimine göre olanaksız görüldüğünü ve Adli Tıp Kurumu’nun da bu duruma açıkça dikkat çektiğini belirtti.

Vakanın başından itibaren çok yüksek ölüm (mortalite) riski taşıdığını vurgulayan Erdem, Kaya bebeğin sevk sürecinin dört saat gibi uzun bir süreyi bulmasının da ölüm faktöründe önemli bir etken olduğunu söyledi. Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporunda müvekkili Ali Dirik yönünden herhangi bir doktor hatasından bahsedilmediğinin altını çizen Erdem, müvekkilinin 19 aydır özgürlüğünden mahrum bırakıldığını belirterek tutukluluk halinin sonlandırılmasını istedi.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, duruşmanın bugün de kalındığı yerden sanık avukatlarının beyanlarıyla devam etmesine karar verdi.

Manşetler

YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILDI