Yolculuk sırasında kimileri rahatça kitap okuyup telefonuna bakabilirken, kimileri ise daha yolun başında mide bulantısı, baş dönmesi ve soğuk terleme gibi şikayetlerle karşılaşıyor. Tıpta hareket hastalığı olarak adlandırılan bu durum, vücudun hareket algısını sağlayan denge sistemlerine gelen uyaranların uyumsuzluğundan kaynaklanıyor.
Hareket Hastalığı Kimlerde Daha Sık Görülüyor?
Deniz, kara veya hava ulaşımında ortaya çıkabilen bu durum, denge sisteminin gelişmeye başladığı 5-6 yaş civarında belirginleşiyor ve ergenlik dönemine kadar azalarak devam edebiliyor. Ancak bazı kişilerde bu hassasiyet yetişkinlik döneminde de sürüyor. Yapılan araştırmalar, rahatsızlığın kadınlarda erkeklere oranla 1,7 kat daha fazla görüldüğünü ortaya koyuyor. Ayrıca Asya kökenli bireylerde, hassas mizaçlı kişilerde ve iç kulak dengesini etkileyen Meniere hastalarında bu duruma daha sık rastlanıyor.
Seyahat Esnasında Alınabilecek Önlemler
Yolculuklarda hareket hastalığının etkilerini en aza indirmek için aracın içindeki konum büyük önem taşıyor. Otobüs, otomobil veya diğer taşıtlarda hareketin ve sarsıntının en az hissedildiği ön ve orta kısımlarda oturmak gerekiyor.
Bunun yanı sıra seyahat öncesinde ve esnasında keskin kokulardan, yüksek sesten ve fazla titreşimden uzak durulması öneriliyor. Beslenme düzeninin de sürece uygun ayarlanması, yolculuğa tamamen aç girmekten veya ağır, yağlı gıdalar tüketmekten kaçınılması semptomların ortaya çıkmasını engelleyebiliyor.
Tedavi ve Adaptasyon Süreci
Tüm önlemlere rağmen şikayetlerin devam ettiği durumlarda duyarsızlaşma ve adaptasyon süreci önem kazanıyor. Koruyucu tedbirleri alarak seyahat etmeye devam etmek, zamanla vücudun bu uyarılara alışmasını ve şikayetlerin azalmasını sağlayabiliyor. Denizcilik veya pilotluk gibi meslek gruplarında çalışan ve bu durumdan olumsuz etkilenen kişiler için ise hekim kontrolünde ilaç tedavileri uygulanabiliyor.