Bir Diplomanın Ötesindeki Bekleyiş: Sağlığın Görünmez Beyin Takımı

Cemil Demirci

Hastanelerin; o bilindik kokusu ile hareketli koridorlarında koşturan doktorları, gecesini gündüzüne katan hemşireleri ve her alanda ter döken sağlık çalışanlarını hepimiz görürüz. Onlar, sağlık sisteminin ön cephesindeki kahramanlardır.

Ancak o devasa hastane binalarının tam da merkezinde; tıbbi ve idari süreçlerin kesintisiz işlemesini sağlayan, finansal sürdürülebilirliği ve stratejik hedefleri yöneten, kriz anlarında operasyonel çözümler üreten, hasta haklarını koruyan önceliklendiren, aslında tüm kurumsal yapının orkestra şefliğini üstlenen görünmez bir 'beyin takımı' vardır.

İşte bu takımın profesyonelleri, üniversitelerin Sağlık Yönetimi bölümlerinden mezun olan binlerce gençtir.

Bugün derlediğim yazımda Sağlık Yönetimi bölümünün kısa hikâyesine, geçmişin parlak vizyonundan bugünün kontenjan enflasyonu diye tarif edilebilir istihdam sorununa yer vermeyi amaçladım.

Geçmişin "Müstesna" Eğitiminden Bugünün Kontenjan Enflasyonuna

Sağlık Yönetimi bölümünün bugünkü düğümünü anlamak için zamanı çok değil, belki 1990’lı yılların sonuna 2000'li yılların başına sarmak gerekiyor. O dönemde sadece Hacettepe ve Marmara Üniversitesi gibi ülkemizin en köklü kapılarından girilebilen, adeta sağlık sektörünün idari mimarlarını yetiştiren müstesna bir alandı.

Sektörde bu kökenden gelmek mutlak bir ehliyet ve kıymet göstergesiydi; nitekim mezunlar henüz diplomasını almadan, kurumsal yapılar onları bünyesine katmak için adeta yarışırlardı.

Günümüze geldiğimizde ise karşımızda tamamen tersine dönmüş bir tablo var. Sağlık Yönetimi bölümü artık devlet üniversitelerinden vakıf üniversitelerine, ikinci öğretimlerden açık öğretim fakültelerine kadar oldukça geniş ve yaygın bir eğitim yelpazesinde yer alıyor.

Kuşkusuz, ülkemizin hızla büyüyen ve gelişen hem özel hem kamu sağlık sektörü karşısında bu alandaki nitelikli insan kaynağı ihtiyacının artması, bölümün yeni üniversitelerde açılmasını yapısal bir zorunluluk haline getirmiştir.

Ancak mesele bölümün yaygınlaşması elbette değildir, bu büyümenin bir "ihtiyaç planlaması" ile yapılıp yapılmadığının tartışmaya açık olmasıdır. Ne var ki Sağlık Yönetimi bölümünün sadece teorik derslerle yetinilen, saha pratiğinin bu denli kritik olduğu bir alanda hastane koridoru görmeden mezun veren bir eğitime asla dönüşmemesi gerekir.

Eskiden yılda sadece 100 -150 civarı verilen o nitelikli diploma, bugün örgün ve açık öğretim fakülteleriyle birlikte her yıl 10 bini aşkın mezun verilen devasa bir havuza dönüştü. Büyüyen bu arz, diplomanın değerini kendi eliyle seyreltmiş olabilir mi?

Bir İş Kolu Değil, Bağımsız Bir Meslek Olgusu

Burada gözden kaçırılmaması gereken en temel hakikat şudur: Sağlık Yönetimi, herhangi bir idari operasyonun yürütüldüğü geçici bir "iş kolu" değil; kendine has dinamikleriyle sınırları çizilmiş bağımsız bir meslektir. Karmaşık organizasyon yapılarını ve operasyonel süreçleri yönetmek, tüm bu ekosistemin orkestra şefliğini yapmak da mesleki bir ihtisas gerektirir. Sağlık yöneticiliğini bir unvan ve meslek olarak kabul etmek, sağlık sisteminin ve organizasyonel verimliliğin en temel yapı taşı olacaktır.

Sağlık Hizmetinin “Sunumunda” Şart Olan Ehliyet, “Yönetiminde” Neden İsteğe Bağlı?

Sağlık sisteminin işleyişine ve sağlık hukukunun temel dinamiklerine baktığımızda, kamu iradesinin koyduğu katı ve haklı kuralları görürüz. Bir hekimin A sınıfı, kritik ve büyük bir ameliyatı yapabilmesi için o branşta belirli bir kıdeme, uzmanlığa ve vaka sayısına ulaşması şarttır. Bir hemşirenin yoğun bakım veya ameliyathane gibi özellikli bir alanı yönetebilmesi için özel sertifikalara, eğitimlere ve deneyim sürelerine sahip olması da yasal bir zorunluluktur. Sağlığın sunumunda en ufak esnekliğe izin verilmez, doğrusu da budur.

O halde soralım: Tıbbi süreçlerde bu kadar hassas olan mevzuat, "Hastane Yönetimi" koltuklarında daha mı esnek?

Neden bir hastane yönetiminin kritik süreçlerinde görev alacak kişilerden "Sağlık Yönetimi" mezuniyeti ve yetkinliği zorunlu tutulmaz?

Sağlık tesislerinin idari kadroları Sağlık Yönetimi mezunlarına veya bu alanda ihtisas yapmış profesyonellere güvenle emanet edilebilmelidir.

Sağlık Yönetiminde Sahadan Yetişmenin Gücü

Peki, bu sistemik eksiklikler bugün o sıralarda oturan genç profesyonelleri korkutmalı mı? Asla.

Sektörün ve bu köklü ekolün geçmişine şahitlik etmiş bir duruşla baktığımda çok net görmekteyim ki: Diplomanın üzerindeki "Sağlık Yönetim" kelimeleri heyecan verici bir yolculuğun başlangıcıdır.

Gerçekçi olmak gerekir ki, mezuniyet sonrası doğrudan üst düzey bir yönetim koltuğuna oturmayı beklemek bir yanılgı olabilir. Ancak bu durum, motivasyonunuzu düşürmek yerine sizi sahaya, hastane operasyonlarının tam odağına daha güçlü fırlatmalı. Çünkü bir hastaneyi gerçekten yönetebilmek, onun her hücresine dokunmaktan geçer.

Koridorların Tozunu Yutmak Sağlık Yönetim Mezunlarının En Büyük Gücüdür; Sağlık Yönetim mezunlarının kariyerlerine hasta hizmetleri, hasta danışmanlığı, medikal muhasebe, tıbbi sekreterlik, faturalandırma veya arşiv gibi birimlerde başlaması bir "vakit kaybı" değil; mutfağı öğrenmektir. Sahayı bizzat deneyimleyen bir lider, ileride o departmanı yönetirken rasyonel ve güvenli kararlar alır.

Özel Sağlık Sektöründe Geleceğe Yatırım: Sağlık Yönetimi Mezunlarının İstihdamı

Buradan Türkiye’nin sağlık dinamizmini sırtlayan özel hastane zincirlerine, kurucularına ve üst yöneticilerine de seslenmem gerekiyor. Özel sağlık yatırımlarında idari kadrolar yapılandırılırken, haklı olarak genel işletme reflekslerine ve finansal vizyona sahip profesyoneller tercih edilebilmektedir.

Bu güçlü kurumsal reflekslerin yanına, üniversite sıralarından itibaren sadece bu sektörün kurallarıyla ve etiğiyle nefes almış genç profesyonelleri entegre etmek, kurumları çok daha dirençli kılacaktır.

Sağlık Yönetimi mezunlarına kapılarınızı açmak, onlara güvenmek ve sahadaki o ilk basamaklarda şans vermek sadece bir sosyal sorumluluk adımı değildir; hastanelerinizin geleceğine yapılan en akılcı yatırımdır.

Bugün bu yazımı okuyan her hastane kurucusunun ve üst yöneticisinin, kendi İK direktörlerine "Bizim organizasyonumuzda Sağlık Yönetimi mezunlarının istihdam oranı nedir, bu hazır beyin gücünden ne kadar yararlanabiliyoruz?" sorusunu sorması; kurumsal geleceğe dair çok güçlü bir milat olacaktır.

Sağlıkta sürdürülebilir başarı, sektörü sadece bir "iş" olarak görenlerle değil, ona bir "meslek" olarak sarılan bu genç beyin takımıyla mümkün olacaktır.

Marmara Üniversitesi Sağlık Yönetimi Lisans ve Sağlık Hukuku Yüksek Lisans mezunu olan yazarla, alanla ilgili bilimsel, hukuki ve mesleki gelişmeler üzerine fikir alışverişinde bulunmak ve iletişimde kalmak için https://www.linkedin.com/in/cemil-demirci-ll-m-in-health-law-244666235 adresi üzerinden bağlantı kurabilirsiniz

Sağlık Aktüel - www.saglikaktuel.com

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Sağlık Aktüel’e (www.saglikaktuel.com) aittir.  www.saglikaktuel.com biçiminde aktif bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal işlem uygulanacaktır.