Hekimler Hekim Hakları Derneğini Desteklemeli

Dr.Recai Yahyaoğlu

Hekim Hakları Derneği bu hafta sonu İstanbul Topkapı Eresin Otelde güzel bir organizasyonla önemli bir program gerçekleştirdi. Şahsım ve meslektaşlarım adına teşekkür ederim.Hekim Haklarının iyice örselendiği, toplumda hekimin saygınlığının her geçen gün azaldığı bu süreçte Hekim Haklarının gerçek manada temsilciliğini yapacak olan bu derneğe olan ilginin her geçen gün artarak devam ettiğini görmek memnuniyet verici…


Hafta sonu derneğin üye sayısının hızla artmakta olduğunu öğrenmek bizleri sevindirdi. Dernek yetkilileri arkadaşlarımızın artık sadece koltuklarında oturmayıp sahaya ineceğini öğrenmek sahada mesleğini icra edenler için iyi oldu.Nasıl politikacılar seçmenlerinin ayaklarına gidiyorlarsa onlar da oy talep ettikleri meslektaşlarının ayaklarına kadar gitmeli, onları çalıştıkları iş yerlerinde ziyaret ederek ufakta olsa bir hediye ile bu ziyareti taçlandırmalıdırlar.
Hekim Hakları derneğinin başarılı genel sekreteri benim de iyi arkadaşım ve dostum psikiyatrist Dr.Mustafa Güveli zamanı iyi kullanmasıyla ününü bu program sayesinde arttırdı.Başkan Uz.Dr. Mehmet Bakar’ın Genel sekreteri hakkında yaptığı olumlu değerlendirme ve övgüler Dr.Mustafa Güveli için az bile…O bana göre daha fazlasını hak ediyor…


Hafta sonu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sanatçılara karşı yaptığı çok harika konuşmasında sanatçı ruhun aslında muhalif bir ruh olduğunu ifade etmesi ve onlardaki hassasiyeti seçtiği güzel cümle ve kelimelerle belirtmesi, Hekim Hakları Derneği programında da muhalif olmanın öneminden bahsedilmesi beni ziyadesiyle memnun etti. Herhalde sanatçı şair ruhlu bir hekim ve bir muhalif olarak bu düşünceden hoşlanmamam mümkün olamazdı…


Biz genellikle muhalif olmaktan ve aykırı davranmaktan korkan bir kitleyiz. Emre itaati yadırgamıyorum. Ama bu itaati çoğunlukla abartıyoruz. Bu durum muhafazakarlığımız arttıkça daha da belirgin ve hastalıklı bir duruma kadar ilerliyor. Sosyal ve toplumsal olaylarda değil, politikada ve bürokrasi de muhaliflere her zaman ihtiyaç vardır.Yıkıcı değil yapıcı muhalefetten bahsediyoruz kuşkusuz.Yıkmadan, kırıp dökmeden sanatçı duyarlılığıyla yapılan yanlışları ifade etmenin gereğini eleştirilmekten pek hoşlanmayan Başbakanımız bile artık kavrayarak kabullenmiş bulunmaktadır.


Geçtiğimiz hafta sonu hem Dolmabahçe sarayında yapılan sanatçıların toplantısında konuşulanlar ve hem de bizim hekim camiasında konuşulanlardan anladığım şudur. Yıllar boyunca yapılan hataları anlatmaya çalışan ve bunları eleştirenlerin artık eskisi kadar kötü görülmediği ve dışlanmaya maruz kalmadığı gerçeği yavaş yavaş parlamaya başlamıştır. Geleneksel ve kökleşmiş bu hatalı özelliğimizden nihayet kurtulmaya başlıyoruz. Pozitif bir muhalif olarak bu durum beni ziyadesiyle memnun etmiştir…
 

Hekim Hakları Derneğinin hiçbir siyasi partiyle bağlantısının olmaması ve özerk bir dernek olarak sadece hekim haklarının yenilenmesi ve güçlenmesi için yüksek bir performansla çalışacak olması tüm hekimlerin bu derneği desteklemesini adeta zorunlu kılıyor. Çünkü basit ve kısır bir siyaset üzerinden her şeye hayır demeyi alışkanlık haline getirmiş Tabip Odalarının Hükümetlerin yanlış sağlık politikalarına eleştirileri çok hafif ve güdük kalmaktadır. Özellikle bu süreçte çok daha sert muhalefet etmeleri gerekirken hala pasif kalıp hekimlerin özlük hakları ve yeni çıkan diğer yasalar hakkında direnişleri yetersiz kalmıştır.
 

Hekim Hakları Derneğinin 464 numaralı üyesinin toplantıya katılması moralleri daha da yükseltmiştir. Yaptığı konuşmayla meslektaşlarını mutlu etmeyi bilmiştir. Profesörlüğünü tebrik etmemiz lazım. Yoğun işlerinden zaman bulup arada bu işi başarmış olması zekasının parlaklığını gösteriyor. Kendilerine bu vesileyle tebrik ve teşekkürlerimizi arz etmek isteriz. Hepimiz bu süreçte çok çalışarak kendi aramızda yaşadığımız bazı basit kırgınlıkları bir kenara bırakıp tek vücut olup ileriye çok daha ileriye gidip meslek haklarımız için mücadele etmeli ve hızla üye sayısını iki bin üç binlere kadar yükselterek yoğun bir mesai harcamalıyız.
 

Hekim Hakları Derneğinin söz uçar yazı kalır gerçeğini anlamış olması önemli bir gelişme. Yıllardır yazı alanında yaptığı çalışmalarla bu durumu çok önceden fark etmiş bir hekim olarak, şimdi meslektaşlarımın yazının önemini kavramış olmaları beni mutlu etti. Bizim camianın hekimleri habire konuşur ve kendi aralarında kulis yaparlar.Bu yüzden yazı yazıp eser/kitap üreten bırakın İstanbul’u koca Türkiye’de bir insanın parmak sayısına bile ulaşmaz.Düşüncelerimizi ve farklı fikirlerimizi yazıyla kayıt altına alıp bunları bir araya getirmeli, harmanlayarak bunlardan ortak noktalarda önemli görüş ve düşünceleri birleştirmeyi başarmalıyız.Bunlar yayın haline getirilip kitaplaştırılabilir.
 

Siyasi iktidarlara karşı daha güçlü muhalefet edecek, hekim haklarının daha sağlam ve tutarlı savunuculuğu için yoğun gayret ve mesai harcayacak olan Hekim Hakları Derneği şiddetle desteklenmeli. İdeolojik yaklaşımdan uzak, sadece muhalefet etmek için muhalefet etmek mantığından kaçınan ve hiç de yumuşak olmayan bir dermek söylemiyle dik durup hakkı telsim etmenin mücadelesini veren bir performans başarıyı kendi doğallığıyla ortaya çıkaracaktır.
 

Taşın altına herkes elini koymalı. Önümüzdeki süreçte kuşkusuz işgal edilecek bir tabip odamız yok. Şimdi o odayı çalıştıranlarda bu ülkenin çocukları…Onların da kendilerine göre haklı sebepleri var elbette…Fakat artık yeni bir yönetime ve yeni bir söyleme hepimizin ihtiyacı var.Hekim haklarını tutarlı bir şekilde savunacak ve her açıdan bu haklarda iyileştirmeler yapacak kudretli, kuvvetli, müşfik, sevecen, kimi zaman hırçın, kucaklayıcı, tüm renkleri içinde barındıran bir yeni yönetim için tabip odası seçimlerinde tüm meslektaşlarımızın Hekim hakları Derneğini desteklemeleri gerekiyor.Geleceğimiz ve haklarımız için buna mecburuz.