Tip merkezleri yoğun bakımda

Murat Taşova

01.10.2019 tarihinde Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yayınlandı.

Bu yönetmeliğin yayınlanması ile birlikte Tıp Merkezlerinin fotoğrafı çekilmiş oldu.

Geçici Madde 3 Açılmış Sağlık Kuruluşlarının Uyumu maddesinin 2. Fıkrasına bakarsak ‘’ (2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ederler. Bu kuruluşlara mevcut halleriyle devam ettikleri müddetçe yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmez.’’ Söylemimizin doğrulandığını görmüş oluyoruz.

60 yaş ve üzeri bir hekime yönetmelikte kadro şartı aranmadan başlayabilme hakkı verilmesine rağmen bu yönetmeliğin yukarıdaki maddesine göre başlatılamamakta. Tıp merkezleri 10 uzman hekim kadro şartına uymak istese dahi yeni hükümlere göre Tıp Merkezine dönüşmeden kadro devir alamamakta. Bünyesinde mevcut bir birimi genişletememekte. Bir anda böyle bir kıskaca alma durumu yerine bu değişikliğin uygulanmaya geçilmesi ile alakalı bir süre verilmesi gerekmez miydi? Yönetmeliğin yayımından 6 ay sonra yukarıda bahsi geçen işlemlere izin verilmeyecektir denilse kimse mağdur olmaz ve işletmeler bu yönde kendilerine bir yol çizerlerdi diye düşünüyorum.

Diğer bir konu ise Tıp Merkezine dönüşüm. Mevcut binada yönetmelik hükümlerine uygun olarak Tıp Merkezine dönüşüm talebi yapıldığında dahi çoğu İl Sağlık Müdürlükleri herhangi bir adım atamamaktadır. Bir işletmeci faaliyetinin devam edebilmesi için sektörde sürekli gelişmek ve geliştirmek zorundadır. Haftalar, aylar şöyle dursun günlerin büyük önemi vardır. İşlemlerine ve işleyişine devam edebilmesi için yönetmelik çıktıktan hemen sonra dönüşmek isteyenler halen beklemektedirler. Neden? Çünkü İSM’ler bakanlıktan görüş beklemektedir. Hâlbuki yönetmelik gayet açık, Geçici Madde 3 Açılmış Sağlık Kuruluşlarının Uyumu maddesinin 3. Fıkrasına bakarsak  ‘’(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerine mevcut yerlerinde bu Yönetmelikte yer alan tıp merkezi için gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenir.  Ancak bu kuruluşlar en az iki bin metrekare toplam kapalı alana sahip olma şartından muaf olup, iki yıl içerisinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartını sağlamak zorundadırlar. Gerekli asgari uzman tabip kadrolarını sağlamak için, aynı il içinde bulunan diğer özel sağlık kuruluşlarından ya da uzman tabip dağılımı yönünden daha yüksek yoğunluklu illerden daha az yoğunluklu illere olacak şekilde farklı bir ilden uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verilir. Ancak uzman hekim kadrosunu devretmek isteyen özel sağlık kuruluşunun kadro devri sonrası uzman hekim kadro sayısının dördün altına düşmesi durumunda uzman hekim kadro devrine izin verilmez.’’ Denilmekte olup dönüşümlerde herhangi bir evraktan bahsedilmediğini görmekteyiz. Zaten hâlihazırda faaliyet gösteren bir merkez, sırf yönetmelik değişikliğinden ötürü herhangi bir değişiklik yapmadan dönüşüm talep ediyorsa bu maddeye istinaden direkt dönüşüm işlemleri başlatılmalı ve yeni ruhsat düzenlenmelidir.

Zaten bu yola başvuran işletmecinin herhangi bir sorunu yoktur. Sadece yönetmelik gereği uyum sağlamak zorundadır ki, yine yönetmelik gereği yapamadığı branş, birim, ünite vb. ekleyememe kısıtlamalarının önüne geçebilsin. İSM’lerin bu maddeden bağımsız olarak yine bazı evrakların güncellenmesi, yenilenmesini istemeleri çok gereksiz bir durumdur ve sadece süreci uzatmaktadır. Bu tutumdan vazgeçmeleri veya bu tutuma bakanlığın bir açıklık getirmesi bürokrasinin gereksiz uzamasına engel olacaktır.

Bu fotoğraf diye benzettiğim konu aslında çok önemlidir. A, B ve C tipi Tıp Merkezleri bu yönetmeliğe uyum sağlamadığı müddetçe herhangi bir gelişme ve iyileşme sağlayamadıkları gibi yönetmeliğin 19. Maddesinin 4. Fıkrasına göre ‘’(4) Çalışan uzman tabip sayısı 10 (on)’un altına düşen tıp merkezinin üç ay içinde uzman eksikliğini giderememesi halinde üç ay daha ek süre verilir. Verilen ek süre sonunda uzman eksikliğinin giderilememesi halinde ruhsatnamesi en fazla iki yıl süreyle askıya alınır. Bu süre sonunda uzman eksikliğini gideremeyen tıp merkezinin ruhsatnamesi iptal edilir. Askı süresi içerisinde veya süre sonunda işletenin talebi halinde kuruluş polikliniğe çevrilebilir. Askıya alınma tarihinden itibaren iki yıl içinde uzman eksikliği giderilir ise tıp merkezi yeniden faaliyete geçirilir. Ruhsatın askıya alınması ve tekrar faaliyete geçirilmesi işlemi müdürlükçe yapılır ve Bakanlığa bilgi verilir.‘’ kaba bir tabirle yok olma yolunda ilerleme kaydedebilirler. Çünkü bakanlık 2 yıl gibi bir süre ile dönüşümü kısıtlı tutmuştur. 2 yılda 10 kadroya tamamlarız zaten diye bir düşünceye kapılmayın sakın. Unutmayın ki Tıp Merkezine dönüşmeden çivi çakamıyorsunuz.

Bu konu da sektörün ve bakanlığın tutumu çok önemlidir. Ok yaydan çıkmıştır artık. İnsanlar bu günkü yönetmeliklere ve bugünkü maddi/manevi şartları göz önünde bulundurarak yatırımlarını yapıyor. Birçok işveren sektörde kalabilmek ve hizmet vermeye devam edebilmek için yönetmeliğe uyum sağlamak amacıyla bu zor şartlarda ciddi bir maddi yatırım yapmak zorunda kalıyorlar. Ve bu yatırım sonunda Tıp Merkezi ruhsatı alacaklar. Bir süre sonra ilgili maddelerde revize yapılması, bu durumun ortadan kalkması ihtimalinin doğmaması gerekir. Bir süre sonra yapılan bu yatırımlar boşuna yapıldı imajı doğarsa sektörde çok işletmeci zorda kalır. Bu yüzden sektörde çok büyük bir tereddüt yaşanmaktadır. Bu tereddüdün giderilmesi adına bakanlığın bir yazılı dağıtım yapması veya gelecek günlerdeki organizasyonlarda bu durumla ilgili kesin ifadeler kullanılması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca bundan önceki tüm dönüşümlerde hep bir teşvik var idi. Her dönüşümde kadro verilmekte idi. Bugün ise dönüşüm mecburi kılınmış ancak herhangi bir teşvik görülememektedir. Hatta diğer bir konu ise 2018 yılı başında veya sonlarında veya 2019 ocak ayında dönüşümünü gerçekleştirmiş olan merkezler (C’den B’ye veya B’den A’ya) hak ettikleri ilave kadroyu alamamaktadırlar. Nedeni ise 2019 yılı şubat ayında yapılan Kapasite Değerlendirme Komisyonunda alınan karar gereğidir. Bu iki konu da bakanlığımızın sektöre yardımcı olmasını bekliyoruz. Çünkü durumun özeti şu oluyor; deyim yerinde ise, zamanında atı alan Üsküdar’ı geçti :) Bir uygulama uygulamadan kaldırılırken öncesi ve sonrası düşünülmeli. Her şey kâğıt üzerinde olmuyor. Yazılıp çizilenler sektöre yansıyor, sektöre yansıyan işçiye yansıyor, işçiye yansıyan işsizliğe yansıyor.

Sonuç olarak her ne kadar tüm bu yönetmelikler, kararlar, tebliğler, yönergeler bakanlık nezdinde hazırlansa da uygulayıcılar İl Sağlık Müdürlükleridir. İSM’ler yeterli derecede bilgilendirilmedikçe, yapılan bu değişikliklerdeki esas amaç onlara anlatılmadıkça ve izah edilmedikçe sektördeki bürokrasi ve bakanlıktaki görüş bekleyen yazıların yoğunluğu azalmayacaktır. İSM yöneticileri insiyatif almadıkları müddetçe bürokrasi her geçen gün artacaktır. Eskiden insiyatif alan yöneticiler vardı. Artık her şeyi bir üst makama soran, bir yapılanma var. Bana göre de öyle ama bi bakanlığa soralım. Bu mantık mantık değildir. Ve bu yapılanma sektörü yavaşlatıyor. Ve yönetmelikler ve yazılar, yazışmalar genel olarak yuvarlak cümlelerle tamamlanıyor. Objektif olunması gerekir, kesin olunması gerekir, net olunması gerekir yoksa bu bürokrasi böyle devam eder maalesef.  Hükumetimiz her ne kadar bürokrasi azalsın diye çağrılarda bulunsa da halen cevap bekleyen onca konu var.

Konuşacak çok şey olmasına rağmen, söylenecek hiçbir şey yok maalesef.

Saygılarımla.

Murat TAŞOVA
MSG Resmi İşlemler ve Ruhsatlandırma Grup Müdürü
0542 605 60 06

 

Sağlık Aktüel - www.saglikaktuel.com

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Sağlık Aktüel’e (www.saglikaktuel.com) aittir. İzin alınmadan aktif bağlantı kurulsa bile içerik kullanılamaz. Yapılan alıntılar için 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 36. maddesi uyarınca yasal işlem uygulanacaktır.