Üniversite hastanelerinin kurtuluşu için getirilen önerilere ek öneriler

Prof.Dr. Paşa Göktaş

 

Üniversite Hastaneleri Birliği’nin Önerileri

Bilindiği üzere, üniversite hastaneleri şu anda finansal ve işleyiş olarak tam bir açmaz içerisindedir, çoğu fiilen iflasa sürüklenmiş bulunmaktadır.

Bu durumla ilgili, sağduyulu kesimlerin uyarı ve önerileri de olmaktadır. Ancak, bir önceki Sağlık Bakanı döneminde bu öneriler dikkate alınmamıştır.

Radikal Gazetesi’nde birkaç gün önce çıkan bir haberde, Üniversite Hastaneleri Birliği’nin çözüm önerileri yer almaktadır.

Bu önerilerin doğru ve yerinde olduğunu düşünüyoruz. Ek olarak bazı öneriler daha yapılabilir.

 

Hastalığı Doğru Tanımlamak Gerek. Çıkmazın Nedeni Neydi ?

Üniversite hastanelerinin çıkmaza sürüklenmesinin nedeni, bir önceki Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın, tüm uyarılara kulak tıkayarak inatla uyguladığı sonuçsuz politikalardır. Bu politikalarla, üniversite hastanelerinin gelirleri azalmış, giderleri artmış ve sonuçta çıkmaza sürüklenmişlerdir.

Gelirler, üniversite hastanelerinin özellikli işlemlerden almakta oldukları farklar yasaklanarak azalmıştır. Üniversite hastaneleri, tamamiyle SUT fiyatlarına mahkum edilerek, düz ilçe devlet hastaneleri düzeyine indirilmişlerdir. Giderler de, kısmi zamanlı çalışma nedeniyle üniversiteye ücret yükü sınırlı olan çok sayıda öğretim üyesinin, çeşitli zorlamalarla Tam Gün statüsüne döndürülmesi nedeniyle, oldukça artan ücret yükü nedeniyle iyice artmıştır. Böylelikle, gelir- gider dengesi giderler lehine, gelirler aleyhine bozulmuştur.

Öncelikle, bu durumu iyi bilmek ve hastalığı doğru teşhis etmek gerekmektedir.

 

ÖHB’ nin Önerileri Nelerdir?

Üniversite Hastaneleri Birliği’nin önerileri özetle  şöyledir:

1.      Tam Gün Yasası’nın Getirdiği Tahribatın Onarılması

ÖHB, bazı üniversitelerde Tam Gün Yasası nedeniyle % 40- % 50’ lere kadar öğretim üyesi kaybı yaşandığını ve kliniklerin ileri derecede olumsuz etkilendiğini belirtmektedir.

Çözüm olarak, isteyen öğretim üyelerine sözleşmeli ve gereğinde özel sektörde de çalışabilme hakkı verilmesi önerilmektedir. Öneri yerindedir.

2.      Öğretim Üyesi Katkı Payının Kaldırılması Sorunu

Katkı payının telafi edilmesi istenilmektedir.

3.      SUT Fiyatlarının Artırılması Sorunu

Tıbbi malzeme fiyatlarının son beş yılda % 56 artarken, SGK- SUT fiyatlarının altı yıldır hiç artmamasının finansal dengeleri bozduğu belirtilmektedir.

SUT fiyatlarının artırılması istenilmektedir. Öneri yerindedir.

Ayrıca, üniversite hastanelerinde yapılan özellikli işlemlerden, ödeme gücü olan hastalardan fiyat farkı alınabilmesine yönelik düzenleme yapılması istenilmektedir.

Kilit noktalardan birisi budur. Öneri tamamiyle yerindedir.

4.      Eğitim Maliyetine Destek

Eğitim maliyetlerine destek aktarılması istenilmektedir. Öneri yerindedir.

 GELİRLER NASIL ARTIRILABİLİR, GİDERLER NASIL AZALTILABİLİR?

 Üniversite hastaneleri, SUT fiyatları ile dengelerini kuramaz ve sürdüremezler. Çünkü, onlar düz devlet hastaneleri değildirler. Farklı, özellikli, araştırmaya dayalı ve nitelikli işlemler yapmak zorundadırlar. Yoksa, üniversite özelliklerini sürdüremezler.

Ancak, bu tür işlemler SUT fiyatları ile yapılamazlar. Çoğu, maliyetli işlemlerdir ve maliyetleri SUT fiyatlarının üzerindedir. Bu nedenle, bu tür işlemlerden gücü olan hastalardan ayrıca fark alabilmeleri gerekmektedir. Yani her üniversite hastanesi, kendi özellikli işlemleriyle ilgili olarak serbest fiyat tarifesi belirleme yetkisine sahip olmalıdır.

Giderleri artıran en önemli neden, daha önce kısmi zamanlı çalışan  çok sayıda öğretim üyesinin, zorla Tam Gün statüsüne döndürülmesidir. Bilindiği üzere, kısmi zamanlı öğretim üyelerinin üniversiteye maddi yükü çok azdı. Tam Gün statüsünde ise, bu yükler çok yükseldi. Bu nedenle, üniversitelerin finansal dengelerini kurabilmesi için, personel maliyetlerini azaltması gerekir. Bunun için de, sözleşmeli ve kısmi zamanlı çalışmayı yaygınlaştırması, hatta teşvik etmesi yararına olacaktır. Böylelikle, dengeler daha kalıcı, sürdürülebilir ve sağlıklı olarak kurulabilecektir.

 

SONUÇ

Yukarıda belirtilen iki husus uygulanmadığı sürece, üniversite hastanelerinin iflastan kurtulması olanaksızdır. Mesai sonrası üniversitede çalışma vb. gibi çözümler gerçekçi değildir. Daha önce de denenmiş ve başarısız olmuş uygulamalardır.

Aklın yolu birdir. İşletmeciliğin kuralları da belirlidir. Bugünkü yapay ve zorlamalı sağlık sistemiyle bir yere varılamaz. Sağlık sistemi, doğal dengelerine tekrardan dönmek durumundadır. Üniversite hastaneleri de bunun dışında değildir.

 

 

                                                          

                                                                                                01/ 05/ 2013

 

Dr. Paşa Göktaş
Mail: tiplab@tiplab.org