Yolun sonuna yaklaşırken sağlık sisteminde büyük revizyon

Dr.Recai Yahyaoğlu

Ülkemizde Ak Parti iktidarıyla başlayan “Sağlıkta Dönüşüm Projesi” bir çok virajı geçtikten ve istasyona uğradıktan sonra yeni bir yola daha girmeye aday…

Sınırlı kaynakların kullanımında sınırsız davranma dönemi çoktan bitti…Dünyada en ilkel kabilelerden en modern gelişmiş ülkelere kadar durum böyle…Sağlıktaki harcamaların kısıtlanmaya gidileceğini duyduğunda Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘sağlıkta tasarruf edilmez’ diyerek gürledi. Fakat, bu işten birinci derecede sorumlu olanlar tarafından gereken bilgi kendilerine verildiğinde devletin başı olarak doğru olan yaklaşımı o da kabullenmek zorunda kalacaktır… 

Bugün global dünyanın en gözde ülkelerinde bile tasarruf tedbirlerinin alınmasına başlandı.Amerika Birleşik Devletlerinde gökdelenlerin üzerine yağan yağmur suları değerlendiriyor ve en üst katlar veya üstlere yakın katlarda sebze ve meyve yetiştiriliyor. Zira gezegenin kaynakları sınırlı fakat lüks talepler sadece sağlıkta değil her alanda lüzumundan çok fazla… 

Yakın süreçte zaten halkımız tedavi olmaya ve ilaca yeteri kadar doydu. Adeta süngerin veya hamurun suya doyması gibi…Her istediği yerde muayene oldu.İstediği filmi çektirdi.İstediği tahlilleri sağlık ocaklarına kadar varan bir yelpazede yaptırmayı becerdi…Doktor doktor dolaşma dönemi bu süreçte iyice popüler oldu…Nasıl olsa doktor da bedava, ilaçta…Fakat insanoğlunun zaferi ve mutluluk sarhoşluğu hep geçici olmuştur… 

Şimdi hastaların sağlık kuruluşlarından çekildiği bir döneme girdik.Özellikle muayenehanecilik ve poliklinik işletmeciliğinin sonu göründü…Bunda ekonomik krizle birlikte halkın yaşadığı doygunlukta önemli bir role sahiptir…2 tl vererek Tıp Merkezlerinde muayene olanların özel muayenehanelerde işi ne? Hekimler için artık muayenehaneciği bitirmenin ve sadece devlet memuru olmanın zamanı gelmiş görünüyor…Yoksa bu krizde özel muayenehane çalıştırmak ve döner sermaye kesintileriyle boğuşmak öyle her babayiğidin harcı değil… 

Bu süreçte her isteyen vatandaş kimliğini alıp sağlık kuruluşunun yolunu tuttu ve yeni sunulan sağlık hizmetlerinden faydalanmayı bildi. Artık insanımız sağlık harcamaları konusunda kendisi ve yakınları için eline cebine atmaktan korkar oldu…Zira bu süreçte her istediğini parasız yapmayı öğrendi…Haklılarda…Bu krizde ve işsizliğin bu kadar arttığı bir dönemde elinde para olanlar bile harcamaya korkarken onlar paralarını neden harcayacaklardı ki… 

Bunlar olurken sağlık harcamaları oldukça ileri düzeylere ulaştı.Bütün masraflar devlete fatura edildi.Bir aspirin almak için bile insanlar sıraya girmeyi ve beklemeyi tercih eder oldu. Böylelikle devletin kasasında finansman sorunları ortaya çıktı.Artık devlet sağlık harcamalarında karşılıklı mutabakatla hizmet aldığı tüm sağlık kuruluşlarına lütfen biraz daha anlayışla yaklaşın ve bize yapabileceğiniz maksimum kolaylığı sağlayın çünkü harcamalarımız çok arttı demeye karar verdi…Bunu yaparken onları incitmeden yapmaya kararlı…Çünkü incitmek demek kamuya hizmet veren kuruluşun şevkinin kırılması demek… 

Sanki özel sağlık kuruluşlarının durumu çok iyi de devlet onlardan medet ummaya çalışacak…Tabi ki oldukça iyi kazanca alışmış ve hakikaten güzel paralar kazanmış sağlık kuruluşlarının yöneticileri bu gelişmelerden rahatsızlar.Böyle olacağı aslında baştan belliydi…En azından ileriyi gören ve ülkenin kültürel birikimini bilen ufku geniş insanlar tarafından bu istasyona zorunlu olarak varacağımız öngörülmekteydi…Bu öngörüde bulunamayıp milyonlarca dolar yatırım yapanlar hakikaten çok üzülecekler… 

Şimdi yolun sonuna yaklaşırken hekimlerin ve sağlık yöneticilerinin iki farklı yol ayrımının başında olduklarını söylemek mümkündür.Olayın hekimler tarafından olan boyutu özelden tekrar kamuya dönmek şekliyle özetlenebilir.Zira bir süre sonra özel sağlık kuruluşları tarafından hekimlerin maaşları ödenemiyor olacak…Fakat sağlık yatırımcıları ve yöneticiler için durum o kadar da kolay değil…Milyonlarca dolar yatırım yapacaksınız ve bunu size devletin sağlık politikaları tavsiye edecek sonra da gelin bu sağlık harcamalarını kısıtlayalım sözüyle karşılaşacaksınız…Ciddi bir bodoslama…Tam bir hayal kırıklığı… 

Sağlık camiasının içinde bulunan; milliyetçiler, devletçiler, statükodan yana tavır takınanlar, iktidarın politikalarını beğenip destekleyenler, ülkenin bu iktidarla önünün açıldığını ifade edenler, çağ atladığımızı bas bas bağıranlar şimdi kara kara düşünmeye başlamışlar ve ettikleri sözleri nasıl geri alırız diye düşünmektedirler…Hayır kimse konuştuğu sözlerden dolayı pişmanlık yaşamasın.Neden mi? Sebebi çok basit. Böyle olacağı çok açıktı.Bolluk azlığı, genişlik darlığı, geniş imkanlar kısıtlı imkanları zorunlu olarak ortaya çıkarır…Dünyanın kanunu budur…İmkanların sınırsızlığı kavramı zaten hiçbir zaman olmadı… 

Evinizin masraflarını tanzim ederken evlatlarınızdan birisi çok masraf çıkardığında maaşınız ve diğer gelirleriniz evinizi çekip çevirmeye yetmemeye başladığında sizlerde aynı şeyi yaparsınız…Kusura bakmayın…Paranın bol olduğu ve işlerin tıkırında gittiği dönemlerde pohpohladığınız, yere göğe sığdıramadığınız hükümetin çalışmalarını şimdi ağır şekilde itham etmeye hakkınız da yoktur…Bu düpedüz iki yüzlülük ve menfaatperestlik olur…Sağlık camiasına da hiç yakışmaz…  

Para, iş varsa iyi…Para musluğu kısılmaya başladığında tü kaka, kötü…Bu anlayış menfaatlerimize artık tapmaya başladığımızın bir kanıtı gibidir…Hakikaten biz hekimler ve sağlık çalışanları son birkaç yıl içinde daha da belirginleşen menfaatlerimize olan tutku derecesindeki bağlılığımızın arttığını lütfen itiraf edelim…Bu ülkede hekim azlığı bizleri kral yaptı…Kusura bakmayın ama krallığımızın sonu geldi…Her iktidarın bir sonu vardır zaten…Şimdiye kadar başarılamayanların başarılması ve insanımıza kaliteli sağlık hizmetinin sunulması bir bedele bağlıdır…O bedel de paradır ve para azalmaya başlamıştır…Piyasanın durumundan da belli değil mi? Esnaf bırakın göz yaşını adeta kan ağlamaktadır…

Dr.Recai Yahyaoğlu
www.tamtip.com