"GAZZE MAHKEMESİ"NDE İSRAİL'İN GAZZE'DE İŞLEDİĞİ SOYKIRIMIN TARİHSEL SÜRECİ ELE ALINDI
Oxford Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Prof. Shlaim: "İsrail, işlediği ağır suçlara rağmen cezasız kalıyor. Uluslararası toplum ise İsrail'i çok sayıda suç ve uluslararası insancıl hukuk ihlali nedeniyle hesap vermeye çağırmakta yetersiz"

23 Ekim 2025 Perşembe 17:08
New South Wales Üniversitesinden Dr. Tatour: "Irkçılık, ırksallaştırma, ırksal sınıflandırma ve hiyerarşi, Siyonist hareketin, ideolojinin ve pratiğin özünü oluşturuyor"
İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarını araştırmak üzere kurulan küresel ve bağımsız girişim "Gazze Mahkemesi"nin son oturumu kapsamında düzenlenen "Temel Sebepler Duruşması" panelinde uzmanlar, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırımının tarihsel süreçte nasıl sürdüğünü ele aldı.
İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarını araştırmak üzere kurulan küresel ve bağımsız girişim "Gazze Mahkemesi"nin İstanbul'da düzenlenen nihai oturumu kapsamında, "Temel Nedenler Duruşması" adlı panel düzenlendi.
Panele, Oxford Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Prof. Avi Shlaim, New South Wales Üniversitesinden Dr. Lana Tatour, Ev Yıkımlarına Karşı İsrail Komitesi (ICAHD) Başkanı İsrailli Antropolog Jeff Halper, California Üniversitesi Tarih Bölümünden Prof. Ussama Makdisi, Harvard Üniversitesi François-Xavier Bagnoud (FXB) Sağlık ve İnsan Hakları Merkezinden araştırmacı Rania Muhareb, Harvard Hukuk Fakültesinden Filistinli insan hakları avukatı Rabea Eghbaria ve Yunanistan'ın eski Maliye Bakanı ve ekonomist Yanis Varoufakis katıldı.
- "Soykırım yalnızca hukuki değil aynı zamanda ahlaki mesele"
Oxford Üniversitesinden Shlaim, İsrail'in yerleşimci ve sömürgeci bir devlet yapısına sahip olduğunu belirterek bu yapının temelinin yerli halkın dışlanması ve toprak ile kaynakların ele geçirilmesi üzerine kurulduğunu vurguladı.
Bugün İsrail'in, Filistin'in tamamı üzerinde fiili kontrol sağladığını belirten Shlaim, siyonizmin Batı'nın, özellikle de İngiltere ve ABD'nin desteği olmadan bugünkü haline gelemeyeceğini dile getirdi.
Shlaim, ABD’nin İsrail'e sağladığı askeri ve diplomatik desteğin "koşulsuz" olduğuna işaret ederek bu desteğin Filistinlilerin insan haklarına ya da uluslararası hukuka saygı gösterilmesi şartına bağlı olmadan sürdüğüne dikkati çekti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğinde İsrail'in, "en büyük suç" olan soykırım suçunu işlediğini vurgulayan Shlaim, soykırımın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda derin bir ahlaki mesele olduğunun altını çizdi.
Shlaim, "İsrail, işlediği ağır suçlara rağmen cezasız kalıyor. Uluslararası toplum ise İsrail'i çok sayıda suç ve uluslararası insancıl hukuk ihlali nedeniyle hesap vermeye çağırmakta yetersiz." diye konuştu.
İsrail'in ulusal kimliğinin, Holokost (Nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudi'nin katledilmesi) ile ayrılmaz şekilde bağlantılı olduğunu belirten Shlaim, "Ancak İsrail artık kurban değildir." dedi.
- "Irkçılık, ırksallaştırma, ırksal sınıflandırma siyonistliğin özünü oluşturuyor"
New South Wales Üniversitesinden Dr. Tatour, İsrail'in işlediği soykırıma rağmen siyonizmin, Filistin'in sömürgeleştirilmesini ve Gazze'deki soykırım için kullanıldığını ifade etti.
Tatour, Filistinlilerin kitlesel olarak sürgün edildiğini, demografik kaygılar uğruna geri dönüş haklarının reddedildiğini, 1967'de Filistin topraklarının işgal edildiğini, Gazze'ye uygulanan abluka, soykırım, toprak gasbı, yerleşik kontrol noktaları ve ayrılmış yollar sisteminin, Filistinlileri kitlesel olarak hapsettiğini ve İsrail vatandaşı Filistinlilere yönelik ayrımcılık olduğunu kaydetti.
Tatour, "Bunların hepsi, (İsrail tarafından) Filistinlilerin daha az medeni, aşağı bir ırk, daha aşağı bir insan olarak muamele görmesine dayanıyor. Irkçılık, ırksallaştırma, ırksal sınıflandırma ve hiyerarşi, siyonist hareketin, ideolojinin ve pratiğin özünü oluşturuyor." değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in, Filistinlilere "insan değillermiş gibi" muamele ettiğine işaret eden Tatour, "İsrailliler partilerde, sosyal toplantılarda ve düğünlerde dans ediyor ve Filistinlileri yok etmeye çağıran şarkılar söylüyor. 'Köyünüz yansın' gibi soykırımcı sözlerle İsrailli siviller, Gazze halkına gönderilen yiyecek ve tıbbi malzemeleri aktif olarak engelleyip yok ediyor. Gazze'nin bombalanmasını bir eğlence biçimi olarak izleyebilecekleri yerlerde aileleriyle piknik yapıyorlar." ifadelerini kullandı.
- Soykırım sözleşmesini genişletme çağrısı
ICAHD Başkanı İsrailli Antropolog Halper, İsrail'in soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gibi cürümlerinin bir daha asla tekrarlanmaması için bunların ortaya çıktığı siyasi ve ideolojik sistemin de ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
Siyonizmin, Filistin'i Yahudileştirme amacının BM Şartı'nda güvence altına alınan "Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını" ihlal ettiğine işaret eden Halper, "Yerleşimciler, ne tür adımlar atarlarsa atsınlar, yerli halkı yerinden eder veya ortadan kaldırır, topraklarını ele geçirir, yerli halkı yerleşimcilerle değiştirir." dedi.
Halper, İsrail’in ilk olarak Nekbe sırasında 1948'de yaklaşık 750 bin Filistinliyi, daha sonra ise 1967'de yaklaşık 300 bin kişiyi yerinden ettiğine dikkati çekti.
İsrail ordusunun, sivil halka yönelik şiddet uygulayarak, kentleri yıkıp mülteci kamplarını boşalttığını kaydeden Halper, İsrail’in halihazırda da Gazze halkını başka yerlere sürmek için müzakereler yürüttüğünü belirtti.
Halper, Nekbe'den bu yana İsrail’in yaklaşık yarım milyon Filistinlinin evini, okulunu, üniversitesini, kütüphanesini, müzesini, camisini, kilisesini, ticaret merkezini, pazarını ve çiftlik binasını yıktığına işaret ederek "Uluslararası toplumu, Soykırım Sözleşmesi'ni tüm bu suçları da kapsayacak şekilde genişletmeye çağırıyoruz." diye konuştu.
- "Filistinlilerin tarihsizleştirilmesi Orta Çağ'dan başlıyor"
California Üniversitesi Tarih Bölümünden Prof. Makdisi, asıl problemin, Filistinlilerin "tarihlerinin nasıl yok edildiğiyle" ilgili olduğunu vurgulayarak, "Yani Filistinliler, nasıl ve neden tarihsiz, etik veya politik önemi olmayan, geçmişi ve dolayısıyla bugünü ve geleceği İsrail yanlısı, Avrupa merkezci bir anlatı tarafından geçersiz kılınmış bir halk haline getirildi?" diye sordu.
Bu "tarihsizleştirmenin" Filistin halkını, "insandan saymama" ve soykırıma maruz bırakmadaki "başlangıç" olduğunu ifade eden Makdisi, bu durumun aslında güncel olmadığını, Orta Çağ döneminden bu yana devam eden bir sürecin unsuru olduğunu kaydetti.
Makdisi, Filistinlilerin Batı güçlerince "daha aşağı" ve önemsiz olarak görüldüğünü, bu nedenle Holokost'tan kurtulmuş Yahudileri ülkelerine kabul etmeyen ABD ve Batılı devletlerin, Filistinlilerin fikrini sormadan çok sayıda Yahudi'yi Filistin topraklarına gönderdiğini söyledi.
- "İsrail’in uluslararası suçları çok kez belgelendi"
Harvard Üniversitesinden Muhareb, İsrail'in Filistin halkının "kendi kaderini tayin hakkını reddeden" apartheid suçu işlediğini ifade etti.
İsrail’in uluslararası suçlarının, onlarca yıldır çok sayıda Birleşmiş Milletler (BM) soruşturma komisyonu ve inceleme organı tarafından ayrıntılı biçimde belgelendiğini, İsrail'in apartheid rejiminin Uluslararası Adalet Divanı (UAD) gibi kurumlar da dahil olmak üzere büyük ölçüde tanındığını kaydeden Muhareb, bugüne kadar bu organların hiçbirinin tavsiyeleri uygulanmadığını belirtti.
Muhareb, İsrail'in soykırım politikalarına destek veren kişilerin yargılanması gerektiği, şirketler, üniversiteler ile spor ve kültür kurumlarının İsrail’le işbirliklerini tamamen ve derhal sonlandırmaları çağrısında bulundu.
- İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları "yüzyıllık bir sürece dayalı"
Filistin insan hakları avukatı Eghbaria, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ve soykırımının yüzyıllık uzun bir sürece dayalı politik bir ideolojiye, siyonizme dayandığını ifade etti.
Siyonizmi savunanların, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulmasıyla övündüğü, bu durumun kurbanlarının ise görmezden gelindiği ve acılarının görünmez kılındığı bir dünyada yaşanıldığını belirten Eghbaria, "Filistinliler, siyonizmin bu şiddetine onlarca yıldır 'Nekbe' adını verdiler." dedi.
Eghbaria, İsrail tarafından zorla yerinden edilen Filistinliler için "mültecilik" kavramının "kalıcı bir sürgün" haline dönüştüğünü vurgulayarak, "İsrail'in hak iddia ettiği topraklarda kalmayı başaranlar içinse, kurumsal boyunduruk ve ikinci sınıf vatandaşlığın başlangıcına işaret eden 19 yıllık bir askeri yönetim dönemi yaşandı." ifadesini kullandı.
"Nekbe"nin özerk bir hukuki kavram olarak kabul edilmesinin, hukukun gerçeği söylemesini talep etmek anlamına geleceğini söyleyen Eghbaria, "Bugün Gazze'de gördüğümüz şey, sadece korkunç bir olay değil, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ve Filistin'deki varoluşunu inkar etmek için tasarlanmış, yüzyıllık bir projenin devamıdır." değerlendirmesinde bulundu.
- İsrail'in "soykırımdan ekonomik fayda sağladığı" vurgusu
Eski Yunanistan Maliye Bakanı ve ekonomist Varufakis ise soykırımın, ekonomik olarak İsrail'e katkısının olduğunu belirterek, "İsrail savunma bütçesi ikiye katlandığı anda, İsrail'in finans devrelerine büyük yatırımlar girdi ve dolayısıyla ölüm makinesinin kolaylaştırıcıları oldu." dedi.
Varufakis, soykırımın İsrail ekonomisine katkılarını sıralayarak, bunların, İsrail'in Filistin topraklarına saldırıları sonucu yerinden edilerek mülteci konumuna düşen insanların "ucuz iş gücüne dönüşmesi" ve İsrailli silah üreticilerinin Filistinliler üzerinde "silah denemeleri" yapıp, bu silahları ihraç etmesi olduğunun altını çizdi.
İsrail'in, Gazze'deki soykırımının başlangıcından bu yana ABD merkezli teknoloji şirketlerinin kapasitelerinin geliştiğini ve genişlediğini vurgulayan Varufakis, "ABD'nin büyük teknoloji merkezi Silikon Vadisi, soykırımdan daha memnun olamazdı." dedi.
FDA Danışma Kurulundan Galleri Kanser Tarama Testine Onay Yönünde TavsiyeFDA bağımsız uzmanlar kurulu, Grail firmasının geliştirdiği çoklu kanser tarama testi Galleri'nin faydalarının risklerinden fazla olduğuna karar verdi.29 Eylül 2026 Salı 11:49BASIN HABERLERİ
Glioblastom Tümörünün Beyindeki Yayılımı Yeni Ultrason Tekniğiyle Canlı GörüntülendiBilim insanları, en agresif beyin tümörlerinden glioblastomun doku içindeki ilerleyişini ve damar ağını kontrolüne alışını yeni bir ultrason yöntemiyle canlı izledi.29 Eylül 2026 Salı 11:47BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı Duyurdu: Kamu Hastanelerinde Kalp Nakli Sayıları ve Yeni Dönem Sağlık HizmetleriSağlık Bakanlığı, kamu hastanelerindeki 117 kalp merkezinde 2025 yılından bu yana gerçekleştirilen kalp nakli sayılarını ve koruyucu sağlık hizmetlerini açıkladı.29 Eylül 2026 Salı 11:45BASIN HABERLERİ
1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nde 81 İlde Eş Zamanlı Yürüyüş DüzenlenecekAile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler tarafından 2026 teması "Uzun Ömür Çağı: Daha Uzun Yaşamlar İçin Sistemleri Yeniden Düşünmek"29 Eylül 2026 Salı 11:41BASIN HABERLERİ
Bilim İnsanlarından Uyarı: Yüksek Radyasyon Beyinde Alzheimer'ı Tetikleyen Toksik Protein Yumaklarına Yol AçıyorYüksek düzeyde iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalmanın beyinde zincirleme bir reaksiyon başlatarak Alzheimer hastalığının temel göstergesi olan toksik tau protein yumaklarını tetiklediğini gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 11:38BASIN HABERLERİ
Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Radyasyon Onkolojisi Hizmeti BaşladıAdıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Tanı ve Tedavi Merkezinde Radyasyon Onkolojisi (radyoterapi) birimi hasta kabulüne başladı.29 Eylül 2026 Salı 11:37BASIN HABERLERİ
Tsukuba Üniversitesi Araştırması: 10 Dakikalık Yavaş Koşu Beyni Canlandırıp Zihinsel Uyanıklığı ArtırıyorJaponya'da yürütülen yeni bir sinir bilim çalışması, yürüme hızına yakın son derece yavaş bir tempoda yapılan 10 dakikalık koşunun dahi beynin karar alma mekanizmalarını harekete geçirerek dikkati ve duygu durumunu geliştirdiğini ortaya koydu.29 Eylül 2026 Salı 11:35BASIN HABERLERİ
FDA'dan Nadir Böbrek Hastalığı İçin Yeni Onay: Gazyva Çocuklarda Nüks Riskini AzaltacakABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), obinutuzumab etken maddeli Gazyva enjeksiyonunu, sık tekrarlayan veya steroide bağımlı idiyopatik nefrotik sendromu bulunan 2 yaş ve üzerindeki çocuk ile yetişkin hastalarda nüks riskini düşürmek amacıyla onayladı.29 Eylül 2026 Salı 11:33BASIN HABERLERİ
DSÖ'den "Gizli İnsan Kaynağı Krizi" Uyarısı: Dünya Genelinde Doktorların Çeyreği 10 Yıl İçinde Emekli OlacakDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlık iş gücüne ilişkin küresel düzeydeki ilk yıllık serisini yayımladı.28 Eylül 2026 Pazartesi 17:09BASIN HABERLERİ
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola Salgını Bilançosu Ağırlaşıyor: Vaka Sayısı 8 Bini AştıKongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Sağlık Bakanlığı, ülkede devam eden Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısının 8 bin 67’ye, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 3 bin 901’e ulaştığını bildirdi.28 Eylül 2026 Pazartesi 16:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










