ORGAN NAKLİNDE KARAKTER DEĞİŞİR Mİ?
Bazıları organ bağışı sonrasında kişilerin karakter özelliklerinin değişeceğini düşünüyor. Böbrek yetmezliği; hem diyaliz hem de nakil sürecinde hastaların birçok ...

03 Kasım 2011 Perşembe 12:49
Böbrek yetmezliği; hem diyaliz hem de nakil sürecinde hastaların birçok psikolojik sorun yaşamasına neden olabiliyor. Diyaliz nedeniyle işini, okulunu, sosyal çevresini kaybeden hastalar bu sıkıntılarla baş etmekte zorlanıyor. Böbrek nakli olan hastalar ise kavuştukları bağımsız hayata ilk bir yıl uyum zorluğu yaşayabiliyor.
Diyaliz hastalarının, nakil olanların ve hasta yakınlarının; gerektiği zaman psikolojik destek almaktan çekinmemeleri gerekiyor. Nakil konusunda bilgili olmak, diyaliz sürecinde uğraşlar edinmek, aileden destek almak ya da nakil sonrası sosyalleşmek gibi alınacak bazı önlemler bu süreci daha kolay atlatmada yardımcı olabiliyor
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son dönem organ yetmezliği hastaları katlanarak artıyor. Türkiye'de 60.000’den fazla diyaliz hastası var. Bu hastaların binlercesi kendileri için sağlıklı hayatın anahtarı olan böbrek naklini umutla bekliyor. Gerek diyaliz sürecinde, gerek organ bekleme gerekse organ nakli sonrasında bu hastaların birçok psikolojik sorunla boğuşmak zorunda kaldıklarını belirten Klinik Psikolog Zeren Okçuoğlu Kadıoğlu, böbrek hastalarının psikolojik durumuyla ilgili bilgiler verdi:
Hastaların yaşam kalitesi açısından diyalizle organ naklinin farkları nelerdir?
Böbrek naklinin amacı yalnızca böbreğin işlevlerini düzeltmek değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini de iyileştirmektir. Organ naklinin, kronik böbrek yetmezliğinde iyi rehabilitasyon sağladığı, hastalar için doyurucu ve üretken bir yaşam oluşturduğu, diyalize göre ruhsal açıdan daha olumlu etkileri olduğu ve hastaların yaşam kalitesini arttırdığı görülmüştür.
Diyaliz sürecinde ise çoğu hastanın gündelik yaşamının etkilendiği, işlerini bırakmak, okullarına ara vermek durumunda kalan hastalar olduğu bilinmektedir. Nakil olmadan önce hastalar diyalize bağlı bir hayat sürmek zorunda kaldıkları için; nakil sonrasında nakledilen böbrek, kişiyi “bağımsız kılan” bir organ olarak görülebilir.
BAĞIMSIZLIĞIN ANAHTARI ORGAN NAKLİ
Böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize girmesi gerektiğinde hasta yeni bir yaşam tarzına uyum sağlamak zorunda kalır. Diyaliz hastalarının yaşadığı sorunlar; maddi ve mesleki kayıplardan, sosyal etkinliklerde bozulmaya, aile ve arkadaşlardan uzaklaşmaya ve sağlığın belirsizliğine kadar uzanmaktadır. Gündelik etkinliklerde meydana gelen bu değişimlere hastanın tıbbi durumunun ciddiyeti de eklendiğinde çoğu hastanın psikolojik zorlanmalar yaşadığı görülmektedir.
Bazı nakil hastaları için böbrek naklini takip eden ilk üç ay yoğun ilaç tedavisi, tedaviye uyum süreci gibi nedenler dolayısıyla zorlu geçse de; özellikle birinci sene sonunda diyaliz dönemine göre hastalar, fiziksel olduğu kadar psikolojik yönden de olumlu gelişim gösterirler. Organ nakli olan kişiler kendi gücünü yeniden kazanır, sosyal ve fiziksel etkinlikleri iyileşir.
UYUM SORUNU TEDAVİNİZİ AKSATMASIN!
Organ nakli hastalarında psikolojik durumu göz önünde bulundurmak neden önemlidir?
Organ nakli olacak ve olmuş hastalara bakıldığında, çoğunun nakil öncesi kronik hastalıkla mücadele etmelerine bağlı olarak psikolojik anlamda ciddi zorluklar yaşamış olduğu görülmektedir. Öncelikle hayati bir organın işlevinin kaybı ve tanının söylenme süreci çoğu hasta için oldukça stresli geçmektedir. Organ nakline karar verildiğinde nakil hakkında bilgi almak, nakil operasyonunu beklemek ve hazırlanmak, nakil olmak ve nakil sonrası nekahat dönemi de bazı hastalarda psikolojik zorlanmalara neden olabilmektedir.
Nakil sonrasında ise organın yeniden işlevine başlaması, hastaneden çıkış ve hastane dışı hayatın yeniden başlaması, perhiz ve ilaç tedavisine uyum ve nakil sonrası kontrol muayeneleri hastaların çoğu için yeni bir uyum süreci gerektirmektedir. Nakil sonrası psikolojik yönden sıkıntısı olan hastaların tedaviye uyumları da iyi olmayabiliyor, ilaç tedavilerini aksatmaya ve sağlıklarına yeterli özeni göstermemeye başlayabiliyor. Bunun sonucunda nakledilen organın işleyişi de olumsuz etkilenebiliyor. Bu nedenlerle nakil olacak ve olmuş olan hastaların ve yakınlarının psikolojik takibi önem taşımaktadır.
BÖBREK ALDIM DİYE SUÇLULUK DUYMAYIN
Aile içi vericiden nakil olmak hastaları psikolojik açıdan nasıl etkilemektedir?
Özellikle aile içi nakillerde, aile ilişkileri ve akrabalık konuları ön planda olmaktadır. Yapılan bazı araştırmalar; bir hastanın aile içinden nakil olmaya karar verdiğinde, kadavradan nakilden farklı olarak bir aile yakınına zarar vermekten dolayı suçluluk ve sıkıntı hissedebileceğini belirtmişlerdir.
Hastanın vericisi önceden ilişkilerinin çatışmalı olduğu bir kişiyse, nakil sonrası hastanın psikolojik açıdan sıkıntılar yaşayabileceği görülmüştür. Nakil öncesinde alıcı-verici arasındaki ilişki olumlu ve çatışmalı değilken, naklin daha başarılı olduğu ve nakledilen organın çabuk bütünleşme gösterdiği bildirilmiştir. Aile içi vericisi olduğu halde özellikle kadavradan nakil olmak isteyenler ise sevdikleri birisine zarar gelmesinden ve nakil sonrasında vericiyle olan ilişkilerinde sorunlar var olmasından endişe duymaktadırlar.
Eşinden böbrek nakli olmuş hastalarla yaptığımız bir çalışmanın sonuçlarına göre; eşlerin psikolojik durumlarının organ nakli sonrası birbirlerini etkilediği görülmüştür. Örneğin; verici olan eşin depresif bir bozukluğu varsa alıcının da depresyonda olma olasılığı yüksektir. Bu nedenle vericilerin de nakil sonrası alıcılar gibi psikolojik destek almaları; hem kendi ruhsal sağlıkları açısından hem de alıcılarının psikolojik durumları açısından önemlidir.
NAKİL KARAKTERİ DEĞİŞTİRMEZ
Organ nakli sonrasında karakter değişikliği mümkün müdür?
Bilimsel açıdan organ nakli olmuş hastaların kişilik yapılarının değiştiğini gösteren bir çalışma bulunmamaktadır. Bazı hastalar vericileriyle özdeşim kurarak nakil sonrasında ona benzediklerini, onun özelliklerine sahip olmaya başladıklarını düşünmektedirler. Nakledilen organın vericinin özelliklerini alıcıya iletmesi gibi bir durum bilimsel açıdan mümkün değildir. Bu şekilde bir algısı olan alıcıların vericileriyle olan ilişkilerinin dinamiği incelenmelidir.
Bazen vericinin organını bağışlamasına karşı olan minnet ve suçluluk duyguları da vericiyle benzeşmesi, onun gibi olması gerektiğini hissetmesine yol açıyor olabilir. Ayrıca beden ve kimlik algısı çok sağlam olmayan bazı alıcılarda da bu gibi düşüncelerin ortaya çıktığı görülebilmektedir.
Nakil sonrası kişisel özelliklerin değişmesine neden olabilecek bir diğer neden ise organ nakli öncesinde hayatlarını tehlikeye sokan ciddi bir hastalık dönemi atlatmış olan hastaların nakil sonrasında bazı kişisel özelliklerini terk etme ve hayatlarında yeni bir başlangıç yapma istekleri olabilir. Bu nedenle sevmedikleri ya da kişisel olarak zarar gördüklerini, olumsuz etkilendiklerini düşündükleri bir takım davranış biçimlerini, yaşam tarzlarını değiştirebilmektedirler. Bu şekilde “yeni organ yeni hayat” algısıyla bazı özelliklerini sil baştan değiştirme yoluna gidebilirler.
BİLGİLENEREK SORUNLARI AŞIN
Organ nakli hastalarının nakil öncesi bilgilendirilmiş olması neden önemlidir?
Geçmişte psikiyatrik rahatsızlığı olan hastalar bu tip sıkıntılara karşı daha hassastırlar. Nakille ilgili beklentiler genellikle çok yüksektir ve hasta organ naklinin olası sonuçlarını tam olarak anlayamamış olabilir. Bu gibi durumlarda süreçle ilgili memnuniyetsizlik daha belirgin olmaktadır. Bu nedenle her hastanın nakil öncesinde yeteri derecede bilgilendirilmiş olması ve nakil sonrası süreçle ilgili gerçekçi beklentilerinin olması; hastanın ileri dönemde şiddetli bir anksiyete sorunu yaşamaması açısından önemlidir.
DİYALİZ HASTALARINA TAVSİYELER:
UĞRAŞLAR EDİNİN: Diyaliz hastaları maddi ve mesleki kayıplar yaşayabilirler, sosyal etkinlikleri bozulabilir, aile ve arkadaşlarından uzaklaşabilirler, sağlıkları belirsizlik içine girebilir. Bununla baş etmek için diyalize giren hastaların ruhsal olarak güçlenmeye ihtiyaçları vardır. İçlerinden gelmese bile kendilerini bir şeyler yapmaya zorlamak, mesleklerini bırakmış da olsalar hala işe yarıyor olduklarını görmek için bazı uğraşlar edinmek, arkadaş ve aile çevresinden uzaklaşmak yerine zamanının bir kısmını onlarla geçirmek, gelecekle ilgili amaçları ve umutları olması hayattan kopmamalarına yardımcı olacaktır.
AİLENİZDEN DESTEK ALIN: Yeterli aile desteğinin olması, özellikle evli hastalarda eş desteğinin olması diyaliz hastalarının psikolojik olarak daha iyi hissetmelerini sağlamaktadır.
HASTALIĞINIZI İNKAR ETMEYİN: Bedensel belirtilerle birlikte görülen kaygılar diyalize giren bazı hastalarda inkar davranışının, hastalığı kabul etmemenin oluşmasına neden olabilir. Hastalığı kabullenmemiş olmak tedavisini de geciktirir ve diyaliz hastalarının fiziksel olarak daha çok sıkıntı yaşamalarına neden olur.
NAKİL KONUSUNDA BİLGİLENİN: Kadavradan bağış ülkemizde yetersiz düzeyde olduğu için nakil olmak isteyen birçok diyaliz hastası için bu süreç psikolojik anlamda oldukça tüketici geçebilmektedir. Bu nedenle aile içinden canlı vericileri olduğunda bir organ nakli merkezine başvurarak gereken bilgileri almaları önerilmektedir. Verici aile içindense onu nakil sonrası yarım bırakacağı ile ilgili endişeler, nakil ekibi tarafından yapılan bilgilendirmeler sonucu çoğu zaman hafiflemektedir.
BÖBREK NAKLİ OLANLARA TAVSİYELER:
İLK AYLARDA STRES OLABİLİR: Bazı hastaların nakil sonrasında da stres yaşadıkları görülebilmektedir. İlk aylarda öfke, depresyon, suçluluk, endişe, uyku sorunları, iştahta değişiklikler, dikkat eksikliği gibi belirtilere bazı nakil olmuş hastalarda rastlanabilir.
İLAÇLAR DUYGUSAL YAPABİLİR: Kendinizi daha duygusal hissetmenizin nedeni nakil sonrası kullanmaya başladığınız ilaçların yan etkisinden kaynaklanıyor olabilir.
YARDIM ALMAKTAN KAÇINMAYIN: Bazı hastalar nakil sonrası psikolojik olarak iyi hissetmediklerinde, sağlıklarına yeteri kadar dikkat etmeyebiliyor ve ilaçlarını düzenli kullanmayabiliyor. Böyle bir sorun ortaya çıktığında mutlaka organ nakli ekibi haberdar edilmeli ve bir ruh sağlığı uzmanından yardım alınmalıdır. Aksi takdirde ilaçların düzensiz kullanılmaya başlanması böbreğin yitirilmesine neden olabilir.
STRATEJİLER ÜRETİN: Nakil sonrası duygularınızla başa çıkmak için stratejiler üretmeniz önemlidir. Örneğin; düzenli egzersiz yapmak, enfeksiyon kapmayacağınız biçimde aileniz ve arkadaşlarınızla birlikte sosyal etkinliklere katılmak, diyetinize dikkat etmek, düzenli uyku uyumak, nasıl hissettiğinizi anlamaya çalışmak, çevrenizdekilerden gerektiğinde destek istemek, sizin gibi nakil olmuş kişilerle zaman zaman deneyimlerinizi paylaşmak ya da ihtiyaç hissettiğinizde bir ruh sağlığı uzmanından yardım almak kendinize yardımcı olmanız açısından önemlidir.
HABERTURK.COM SAĞLIK HABERLERİ SERVİSİ
Sağlık Bakanlığı otizmli çocuklar için tarama ve destek programlarını güçlendiriyor“Dünya Otizm Farkındalık Günü” kapsamında Sağlık Bakanlığı verilerine göre, erken tanı ve müdahale ile otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara kapsamlı destek sağlanıyor.01 Nisan 2026 Çarşamba 16:45BASIN HABERLERİ
Yalova merkezli 11 ilde sahte psikoteknik rapor operasyonu: 29 gözaltıYalova Cumhuriyet Başsavcılığı, iş yerleri ve ehliyet işlemleri için sahte psikoteknik rapor düzenlediği iddia edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. 29 kişi gözaltına alındı.01 Nisan 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
Bacağını kaybetti, umudunu kaybetmedi: Gökhan Daş doktor olduGeçirdiği trafik kazasında bacağını kaybeden Gökhan Daş, kendisini tedavi eden doktordan etkilenerek hekim olmaya karar verdi. Yıllar süren azim ve mücadelenin ardından tıp fakültesinden mezun olan Daş, ilham veren hikayesiyle dikkat çekiyor.01 Nisan 2026 Çarşamba 15:44BASIN HABERLERİ
Eski hemşire Elif Çelik evinde ölü bulunduMardin’de yaşayan eski hemşire Elif Çelik, yakınlarının haber alamaması üzerine evinde hareketsiz halde bulundu. Çelik’in kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi sonrası netleşecek.01 Nisan 2026 Çarşamba 15:42BASIN HABERLERİ
Kalbi iki kez duran hasta hayata döndü: 112 ekiplerinin büyük başarısıÇankırı’da yaşayan Abdülkerim Akpınar, geçirdiği iki kalp krizinde kalbi durmasına rağmen 112 ekiplerinin müdahalesiyle iki kez hayata döndürüldü. Tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Akpınar, yaşadığı süreci “mucize” olarak nitelendirdi.01 Nisan 2026 Çarşamba 15:34BASIN HABERLERİ
SGK geri ödeme listesi genişletildi: 72 ilaç daha kapsama alındıÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir düzenlemeye imza atıldığını açıkladı. SGK geri ödeme listesine 72 yeni ilacın dahil edildiği bildirildi.01 Nisan 2026 Çarşamba 14:54BASIN HABERLERİ
İzmir’de öğrencilerden anlamlı dokunuş: Onkoloji servisinin duvarları umutla renklendiİzmir’de lise öğrencileri, Ulusal Kanser Haftası kapsamında onkoloji servisinin duvarlarını çizdikleri anlamlı resimle hastalara moral verdi. Sanatın iyileştirici gücüyle hazırlanan çalışma, hastane ortamına umut ve renk kattı.01 Nisan 2026 Çarşamba 14:41BASIN HABERLERİ
Yalvaç’ta göğüs hastalıkları kliniği yeniden hizmette: Sevk ihtiyacı azaldıIsparta’nın Yalvaç ilçesinde uzun süredir eksikliği hissedilen göğüs hastalıkları branşı yeniden hizmet vermeye başladı. Kurulan yeni klinikle birlikte birçok tanı ve tedavi işlemi artık ilçe hastanesinde yapılabiliyor.01 Nisan 2026 Çarşamba 14:31BASIN HABERLERİ
Girişimsel radyolojiyle “bıçaksız ameliyat” dönemi: Birçok hastalıkta yeni tedavi imkanıAçık ameliyat gerektiren birçok hastalık, girişimsel radyoloji yöntemleriyle iğne deliğinden tedavi edilebiliyor. Uzmanlar, bu yöntemlerin hem hasta konforunu artırdığını hem de başarı oranlarının oldukça yüksek olduğunu belirtiyor.01 Nisan 2026 Çarşamba 14:28BASIN HABERLERİ
İlaç raporlarında süre doldu: 6,6 milyon kişi yenileme yapmadıSağlık Bakanlığı, Kovid-19 döneminde uzatılan ilaç raporlarının 31 Mart 2026 itibarıyla geçerliliğini yitirdiğini açıkladı. Yaklaşık 6,6 milyon vatandaşın raporunu henüz yenilemediği bildirildi.01 Nisan 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










