UYKUSUZLUĞUNUZUN NEDENİ VİTAMİN EKSİKLİĞİ OLABİLİR
Değişen yaşam koşullarının, beslenme kalitesindeki değişimlerin, iş hayatı rutinlerindeki değişimlerin uyku düzeninde olumsuz etkiler meydana getirdiğine...

02 Şubat 2023 Perşembe 18:48
Değişen yaşam koşullarının, beslenme kalitesindeki değişimlerin, iş hayatı rutinlerindeki değişimlerin uyku düzeninde olumsuz etkiler meydana getirdiğine değinen uzmanlar, güçlü bir bağışıklık ve vücut sağlığı için "kaliteli uyku"dan ödün verilmemesi gerektiğini söyleyerek, vitamin eksikliğinin uykusuzluğun nedeni olabileceğini kaydetti.
Uykusuzluk, pek çok bireyin hayatını olumsuz yönde etkileyebileceğini belirten Medicana Sağlık Grubu Uzman hekimleri, uykusuzluğun yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve sağlığı bozan durumlardan biri olduğunu vurguladılar. Uykusuzluğa neden olabilen birçok faktör olduğunu söyleyen uzman hekimler, vücutta çeşitli yaşamsal vitaminlerin eksikliği, stres ve ruhsal sorunlar, vücutta uykudan sorumlu olan hormonlarda dengesizlik ve nörolojik sebepler uykusuzluğa neden olabileceğini belirttiler.
"D vitamini eksikliği olanların uyku kalitesi düşük oluyor"
Vitamin eksikliği pek çok uyku sorununun başlıca sebepleri arasında yer aldığını kaydeden Medicana Çamlıca Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Safiye Arık, "Çok sayıda kişi uyku sorununun vitamin değerlerinden kaynaklı olduğunun farkında değildir. Uykusuzluk nedenleri ve belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. D vitamini eksikliği, demir eksikliği, B12 eksikliği, B6 ve B2 vitamini eksikliği, kalsiyum eksikliği yetişkinlerin yanı sıra çocuklarda da uykusuzluğa neden olabilir. Özellikle D vitamini eksikliği yaşayan kişilerde uykusuzluk sıkça görülebilir. D vitamini özellikle uykuyu düzenleyen beyin bölgelerine etki edip, önemli bir uyku hormonu olan melatoninin yapımında rol almaktadır. Bu nedenle D vitamini düzeyi düşük olan kişilerde, uyku kalitesinin düşük olduğu ve uykuya dalmakta zorlandıklarını görebiliyoruz. Diğer yandan demir eksikliği çocuklar da dahil olmak üzere serotonin ve melatonin düzeylerinde düşmelere neden olabileceğinden her bireyde derin uyku düzeyinde bozulma ve uyku problemlerine neden olabilir. Demir eksikliğine bağlı gelişen kansızlık, geceleri bacaklarda rahatsız edici bir his oluşturarak kişinin uykusuz kalmasına yol açabilir. Hatta huzursuz bacak sendromu bile oluşturabilir" dedi.
"Demir eksikliği ve vitaminlerle ilgili takviye alınabilir"
Uykusuzluk problemine karşı yapılaması gerekenleri sıralayan Uzm. Dr. Safiye Arık, "Çocuklar için de yetişkinler için de düzenli sağlık kontrollerinin yanı sıra vitamin değerlerini düzenli olarak kontrol ettirmek oldukça önemlidir. Demir eksikliğiniz ve eşlik eden bulgularınız varsa uzman bir hekime başvurarak ilgili vitamin desteği almak gerekmektedir. Çay tüketimi ve kafein tüketimi azaltılmalıdır. Yüksek ve demir ve B12 vitamini almanın en önemli yöntemi hayvansal gıda tüketmek ve düzenli beslenmektir. Bunun için kırmızı et ve sakatat yanı sıra balık ve yumurta ile günlük olarak yetecek demir ve B12 vitamini alınabilir. Uykusuzluk ve huzursuz bacaklar sendromu olan hastaların neredeyse hepsinde demir eksikliği bulunmaktadır. Düzenli sağlık kontrolü ve uzman bir hekim önerisi ile demir eksikliği ve vitaminlerle ilgili takviye alınabilir" diye konuştu.
"Melatonin hormonun eksikliği uykusuzluğa neden olan en büyük faktördür"
Çeşitli psikolojik zorlayıcı süreçler ve stres gibi unsurların da kolaylıkla uyku düzenini etkileyebileceğini kaydeden Medicana Çamlıca Hastanesi'nden Klinik Psikolog Kübra Bozkurt, "Stres, kaygı, endişe, değişen yaşam koşulları uyku düzeninin de bozulmasına yol açıyor. Melatonin uykuya dalmamızı sağlayan bir hormondur. Gün ışığına adapte olan vücudumuz bu hormonu gündüz saatlerinde salgılamaz. Gün ışığını sona erdiğini algılayan hücrelerimiz bunu beyne iletir. Hormon salınımını sağlayan epifiz bezi de melatonin salınımını başlatır. Güneş battıktan sonra salınmaya başlar, rutindeki uyku saatimiz yaklaştıkça salınımı artar. Gün doğumuna yakın salınımı azalarak sonlanır. Melatonin hormonu sayesinde uyku ve uyanıklık farkındalığı oluşur. Salınım arttıkça, dışarıdan aldığımız sinyalleri beynimiz daha az algılar, bu da uyku hissini oluşturur. Yorulduğumuzu ve dinlenmemiz gerektiğini fark ederiz. Melatonin hormonunun uyku ritmini düzenlemesinin yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendirmesi, hücreleri yenilemesi, stresi kontrol altında tutması gibi işlevleri vardır. Melatonin hormonun eksikliği uykusuzluğa neden olan en büyük faktördür. Belirtildiği gibi, melatonin hormonu ışığın olmadığı ortamda en fazla salgılanır. Bu nedenle gece geç saatlerde televizyon izlemek, bilgisayarın başında fazla vakit geçirmek, yatarken telefonla uğraşmak, uyunan odada gece lambasını açık bırakmak melatonin hormonunun salınımı engeller, bu da uykusuzluğa yol açar" şeklinde konuştu.
Uyku sağlığında ve düzenindeki bozulmanın belirtileri hakkında bilgi veren Uzman Klinik Psikolog Kübra Bozkurt, "Birçok araştırma yeterli uyku süresinin 6-8 saat arası olduğunu söylüyor ama bunu uygulamasına rağmen günümüzde hala uykusuzluk (insomnia) ve fazla uyuma (hypersomnia) şikayetlerini yaşayan insanlar olduğunu görüyoruz. Sağlıksız bir uykunuz olduğunu gösteren birkaç işaret vardır. Bunlara kısaca şöyle değinebiliriz:
"Uyumanız gereken saatte yatağa girdiğinizde, uykuya dalmanız 15 dakikadan fazla sürüyorsa bir sorun var demektir. Bunun nedenleri arasında genellikle gündüz saatlerinde de uyumuş olmak, fazla kafein almış olmak veya zihninizi meşgul eden, sizi kaygılandıran düşüncelerin içinde kendinizi rahatlatıp uykuya dalamamış olmanızdır.
Uyku dört fazdan oluşur, derin uykuya aşama aşama geçer zihnimiz. Uyku kalitesinin yüksek olması ve gerçek bir dinlenme için bu dört aşamanın gerçekleşmesi gerekir. Kişinin kesik kesik uykusu varsa, nedensiz bir şekilde veya en ufak bir seste uyanacak bir uykusu varsa, kişi uykunun üçüncü fazına geçemiyor demektir. Bu da kişinin yeterince dinlenemeden, yorgun uyanmasına neden olur. Ayrıca derin uykuya dalamamak REM uykusunu alamamak demektir ki bu da kişinin sanki uyumamış gibi uyanmasına neden olur.
Kabuslar veya kişiyi tedirgin eden nesneleri, insanları rüyada görmek, kişinin gerilmesine neden olur. Uyku halindeyken kaygıdan uzak, gevşemiş bir vücudumuz olur. Kâbus gördüğümüzde ise vücudumuz kasılır. Eğer uzun süre devam eden kabuslarınız varsa uyku bozuklukları için nöroloji bölümünde muayene olmanız gerekir.
Sabah uyanmanız gereken saatte kolayca uyanamamak, yorgun kalkmak, sanki hiç uyumamışsınız gibi kalkmak, gece sağlıklı bir uyku almadığınızı gösterir."
Uyku düzeninin bozulmasına karşı, kaliteli bir uyku için neler yapılabilir
Kaliteli bir yaşam için, kaliteli bir uykunun önemine değinen Uzman Klinik Psikolog Kübra Bozkurt, evden çalışmaya başlayanlar veya haftanın birkaç gününü iş yerinde, geri kalanı evinde çalışarak geçirenler, okul eğitimini evde devam ettiren öğrenciler, sosyal hayatı kısıtlandığı için evde daha çok zaman geçirmek zorunda kalanlar için şu tavsiyelerde bulundu:
"Uyku saatleriniz, önceki rutininizde nasılsa öyle devam etsin, uykusuzluk sorununuz varsa bile yatağa girmeniz gereken saatte girin, uyanmanız gereken saatte alarmla uyanın.
Gündüzleri uyuduğunuz odada fazla vakit geçirmeyin.
Evden çalışıyor olmak iş/okul disiplininizi bozmamalı. Sabah kalktığınızda ev kıyafetlerinizi değiştirin, işe/okula gider gibi giyinin.
Gündüz uyuklamalarından kaçının. Uykulu hissediyorsanız açık havaya çıkıp temiz hava alabilirsiniz, elinizi yüzünüzü yıkayabilirsiniz veya çay kahve içebilirsiniz.
Fiziksel egzersiz sizi dinç tutar. Hafif tempolu bir yürüyüş veya evde yapabileceğiniz egzersizler gün içinde daha enerjik hissetmenize, gece de daha kaliteli, derin uyumanızı sağlar.
Evde çalışmaya başlayanların bir kısmının mesai saatleri de değişti. Çalışanlar bunu telafi etmek, bilgisayarın başında dikkat odağını daha fazla arttırmak için çay kahve tüketimini arttırdılar. Fazla kafein uyku düzeninizi bozar, uykuya dalmakta zorlanırsınız, az uykuyla sabah uyanmanız gereken saatte ayakta olmanız gerekince de tüm günü hafif sersemlik hissi içinde geçirirsiniz. Gününüz verimsiz geçer. Alternatif olarak su tüketimini arttırın.
Bilgisayarın başında fazla zaman geçirmek gözlerinizi çok zorlar. Gece uyku düzeninizin bozulmaması için gündüz uyumasanız bile, göz yorgunluğu uykunuzu getirir. Bu da konsantre olmanızı zorlar. Gözlerinizi kapatıp kafanızı yastığa yaslayın, isterseniz uzanabilirsiniz de. Bunu 5 dakika yapıp gözlerinizi açtığınızda kendinizi daha dinç hissedeceksiniz.
Özellikle akşam saatlerinde çok ağır yemekler yememeye çalışın. Ağır, yağlı yemekler midenizi rahatsız edeceği için uyku kalitenizi de etkileyecektir.
Melisa, papatya veya rezene gibi bitki çayları gevşeten, rahatlatan çaylardır. Akşam saatlerinde, uyumanıza yakın bir vakitte içerseniz, uykuya daha kolay dalarsınız.
Sigara ve alkol tüketiminizi azaltın. Ne kadar fazla uyarıcı alırsanız uykusuzluğunuz o kadar kuvvetlenecektir.
Uyuduğunuz odada gece lambasını açık bırakmamaya dikkat edin.
Yatmadan önce televizyon, bilgisayar ve telefonla meşgul olmayın.
Eğer stres kaynaklı uykusuzluğunuz veya daha fazla uyuma ihtiyacınız varsa, strese neden olan problemleri çözmek daha kalıcı bir çözümdür. Sorunlarınızı çözmekte zorlandığınızda profesyonel destek almak sürecinizi kolaylaştıracaktır."
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










