AB Pazarlarında Lansman Krizi Baş Gösterdi
İlaç devlerinin azami gelir ve yüksek kâr marjı sağladıkları ABD pazarını korumak adına, Avrupa ve diğer görece küçük pazarlarda ya çok daha yüksek fiyatlar talep etmeyi ya da yeni ilaç lansmanlarını tamamen geciktirmeyi tercih ettikleri belirtiliyor. Pazar araştırma şirketi GlobalData'nın analizlerine dayanan güncel verilere göre, bu tehlikeli strateji şimdiden hayata geçmiş durumda. Trump'ın imzaladığı kararnamenin ardından geçen 10 aylık süreçte, AB pazarlarındaki yeni ilaç lansmanlarının, bir önceki 10 aylık döneme kıyasla yaklaşık yüzde 35 oranında azaldığı açıklandı.
Yaşanan bu keskin düşüş üzerine harekete geçen AB üyesi ülkelerin sağlık bakanları, MFN uygulamasının Avrupa'da yenilikçi ilaçlara erişimi kalıcı olarak kısıtlayıp kısıtlamadığını, lansman sürelerinin kasıtlı olarak ertelenip ertelenmediğini ve fiyatların yapay şekilde yükseltilip yükseltilmediğini resmi olarak öğrenmek istiyor. AB yürütme organı olan Avrupa Komisyonu; ABD'nin bu agresif fiyatlandırma politikasından en çok hangi ilaç gruplarının etkileneceğini, küresel üreticilerin bu baskılar sonucunda Avrupa pazarından tamamen çekilme riski bulunup bulunmadığını masaya yatıracak.
"Yazdan Önce Ödevimizi Tamamlayacağız"
Lüksemburg'da gerçekleştirilen kritik sağlık bakanları toplantısının ardından kameraların karşısına geçen AB Sağlık Komiseri Olivér Várhelyi, üye ülkelerin MFN sisteminin işleyişi ve AB pazarları üzerindeki genel tahribatı konusunda çok net yanıtlar beklediğini ifade etti. Bu konunun kendileri için öncelikli bir kriz başlığı olduğunu vurgulayan Várhelyi, komisyon olarak hızlı hareket etmek zorunda olduklarını ve bu kapsamlı etki değerlendirme raporunu yaz dönemi başlamadan önce tamamlamayı hedeflediklerini duyurdu.
Avrupa tıp dünyası ve hasta dernekleri ise bu durumun kanser, nadir hastalıklar ve gen terapileri gibi hayati öneme sahip yenilikçi tedavilere erişimde ciddi gecikmelere yol açabileceği konusunda uyarıyor. ABD ile ilaç sanayisi arasında yaşanan bu küresel fiyat savaşının, Avrupa'daki sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini tehlikeye atmasından ve hastaların tedaviye ulaşma sürelerini uzatmasından endişe ediliyor.