Son yıllarda vitaminler, mineraller ve çeşitli besin takviyeleri toplumda giderek daha yaygın kullanılmaya başladı. Ancak bilimsel veriler, bu ürünlerin kalp sağlığı üzerindeki etkileri konusunda yaygın bir yanılgı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Kardiyovasküler Akademi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Görenek, bugüne kadar yapılan yüksek kaliteli bilimsel çalışmaların, vitamin ve besin takviyelerinin kalp hastalarında klinik açıdan anlamlı bir fayda sağlamadığını gösterdiğini vurguladı.
Prof. Dr. Bülent Görenek
Prof. Dr. Görenek, “Çok sayıda randomize kontrollü çalışma ve meta-analiz; vitamin C, vitamin E, beta-karoten, multivitaminler, koenzim Q10 ve benzeri takviyelerin, kalp krizi, inme, kalp yetmezliği veya ani kalp ölümü riskini azalttığını ortaya koyamamıştır.” dedi.
“Yüksek dozlar zararlı olabilir”
Bazı takviyelerin özellikle yüksek dozlarda kullanıldığında yarardan çok zarara yol açabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Görenek, ““Doğal” veya “bitkisel” takviyeler zararsız değildir; bazıları kalp ilaçlarıyla ciddi etkileşimlere girebilir.” uyarısında bulundu.
“Asıl etkili olan kanıta dayalı yaklaşımlar”
Bilimsel verilerin kalp hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde temel yaklaşımın net olduğunu ifade eden Prof. Dr. Görenek, şunları söyledi:
“Kalp hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde vitamin ve takviyeler değil, kanıta dayalı ilaç tedavileri ve yaşam tarzı değişiklikleri esastır. Dengeli ve sağlıklı beslenen bireylerde, ek vitamin veya takviye kullanımının ilave bir koruyucu etkisi bulunmamaktadır.''
Kalp sağlığını korumanın kanıtlanmış yolları
Prof. Dr. Görenek’e göre kalp-damar hastalıklarından korunmada etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış başlıca yöntemler şöyle:
Sigaranın bırakılması
Düzenli fiziksel aktivite
Akdeniz tipi sağlıklı beslenme
Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri kontrolü
Hekim tarafından önerilen tedavilerin düzenli kullanımı