Sinsice ilerleyen 'yüksek tansiyon'a dikkat

Kalp ve tansiyon hastalarının yaz aylarında sağlıklarına daha fazla dikkat etmeleri, reçetelerine yazılan ilaçları da aksatmadan kullanmaları gerektiği bildirildi.

Çukurova Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Fazıl Yalçın, sıcakların vücuttaki sıvı kaybını artırdığını, kalbi yorduğunu ifade ederek, bunun sonucunda kalp ve yüksek tansiyonu olan hastaların şikayetlerinin arttığına dikkat çekti.

Yalçın, yüksek tansiyonun çok sinsi bir hastalık olduğunu ve hiçbir yan etki vermeden ilerleyebildiğini vurguladı. Kan basıncının normalden fazla olmasına "yüksek tansiyon" denildiğini hatırlatan Yalçın, yüksek tansiyonun sebebinin yüzde 90-95 hastada bilinemediğini dile getidi. Yalçın, hastalığın oluşumunda kalıtım, sigara kullanımı, stres, fazla tuz kullanımı, aşırı alkol tüketimi, şişmanlığın yanısıra, hareketsiz yaşam, böbrek ve hormonal bozuklukların da rol oynayabildiğini kaydetti.

YÜKSEK TANSİYONUN BELİRTİLERİ NELER?

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Fazıl Yalçın, yüksek tansiyonun çok sinsi bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, bu hastaların önemli bir kısmında hiçbir belirtinin olamayabileceğini dile getirdi. Yüksek tansiyonun tanısının sadece tansiyon ölçümüyle mümkün olduğunu ifade eden Yalçın, şunları kaydetti:

"Özellikle ailesinde yüksek tansiyonlu yakınları olanlar, 40 yaşından gün almış olanlar, kilolu kişiler, şeker hastaları ve gebeler daha sık aralıklarla ölçüm yaptırmalılar. Yüksek tansiyonun başlıca belirtileri; zaman zaman ense kökünde şiddetli zonklayıcı tarzda baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, yorgunluk, burun kanaması, yol yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma, bazen çok sık idrara çıkma, kulak çınlaması, bulanık görme ve bacaklarda şişliktir."

TANSİYONDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI

Yalçın, yüksek tansiyonu önlemek için herkesin ideal kilosunu öğrenip koruması gerektiğini bildirdi. Daha fazla fiziksel aktivitede bulunup düzenli spor yapılmasını tavsiye eden Yalçın, şöyle devam etti: "Bol bol yürümeli, sigara içenler bırakmalı, alkolden uzak durulmalı. Kesinlikle tuz oranı az besinlerle beslenmeli, stresle baş edip sakin olunmalı. Bu hastaların huzurlu ve mutlu bir ortamda yaşamaya gayret etmeleri, ayrıca düzenli şekilde sağlık kontrollerini yaptırmaları gerekir."

TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR?

Tedavi edilmeyen yüksek tansiyonun damar duvarına zarar vererek damar sertliğine ve kan dolaşımının bozulmasına yol açtığına vurgu yapan Yalçın, vücuttaki kan dolaşımında sorun olduğunda damarların beslediği kalp, beyin, göz ve böbreklerde hasar oluşacağını bildirdi. Yalçın, bunun sonucunda ise yüksek tansiyona bağlı kalp krizi, kalp yetmezliği, felçler, körlük ve böbrek yetmezliğinin gelişebileceğini sözlerine ekledi.

Manşetler

YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILDI