“Uyku beynin en yoğun çalıştığı dönemlerden biri”
Türk Nöroloji Derneği (TND) Uyku Tıbbı Çalışma Grubu, Dünya Uyku Günü dolayısıyla yayımladığı bildiride bu yılın temasının “İyi Uyu, Daha İyi Yaşa” olduğunu hatırlattı.
Açıklamada, uykunun çoğu zaman yalnızca dinlenme olarak algılandığı ancak nörolojik açıdan beynin en aktif olduğu dönemlerden biri olduğu ifade edildi.
Bildiride şu değerlendirmeye yer verildi:
“Her gece ışıkları kapattığımızda aslında dünyayı değil yalnızca bilincimizi kapatırız. Çünkü biz uyuduğumuzu sanırken beynimiz çalışmaya devam eder.”
“Uyku telafi edilemez bir biyolojik ihtiyaç”
Açıklamada modern yaşamın yoğun temposu nedeniyle birçok kişinin uykudan feragat ettiğine dikkat çekildi.
Daha fazla çalışmak ya da sosyal hayata zaman ayırmak için uykudan ödün verilmesinin önemli bir yanılgı olduğu belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Modern çağın en büyük yanılgılarından biri uykunun harcanabilir bir zaman dilimi olduğudur. Oysa nörobilim bize çok net bir mesaj veriyor: Uyku vazgeçilebilir değil, telafi edilemez bir biyolojik ihtiyaçtır.”
Uyku sırasında beyin kendini yeniliyor
Bildiride uykunun pasif bir dinlenme süreci olmadığı, aksine beynin yeniden yapılanma ve düzenlenme süreci olduğu vurgulandı.
Açıklamaya göre:
Non-REM uykusu, kalıcı hafıza oluşumu ve sinaptik düzenleme için kritik rol oynuyor.
REM uykusu ise duygusal düzenleme ve yaratıcılıkla yakından ilişkili.
Ayrıca son yıllarda keşfedilen glimfatik sistem sayesinde uyku sırasında beynin adeta bir temizlik sürecine girdiği ve gün içinde biriken metabolik atıkların bu dönemde temizlendiği ifade edildi.
Bu mekanizmanın bozulmasının ise Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklarla ilişkili olabileceği belirtildi.
Uyku sorunları nörolojik riskleri artırabiliyor
Bildiride klinik pratikte sık görülen bazı uyku bozukluklarının yalnızca geceyi değil gündüz yaşamını da etkilediği kaydedildi.
Bu sorunlar arasında:
İnsomnia
Uyku Apnesi
Huzursuz Bacaklar Sendromu
REM uykusu davranış bozukluğu
yer alıyor.
Uzmanlar, özellikle REM uykusu davranış bozukluğunda rüyayı canlandırma, bağırma veya vurma gibi davranışların görülebileceğini ve bunun bazı nörodejeneratif hastalıkların erken belirtisi olabileceğini belirtti.
Dijital yaşam uyku düzenini etkiliyor
Bildiride akşam saatlerinde ekran ışığına maruz kalmanın, geç saatlere kadar aktif kalmanın ve düzensiz yaşam ritminin beynin biyolojik saatini bozduğu ifade edildi.
Melatonin hormonunun baskılanması nedeniyle uykuya dalma süresinin uzadığı ve uyku kalitesinin düştüğü belirtilerek kronik bir “uyku borcu” oluşabileceğine dikkat çekildi.
“Uyku yaşam kalitesini artıran bir yatırım”
TND Uyku Tıbbı Çalışma Grubu açıklamasının sonunda düzenli ve kaliteli uykunun beyin sağlığı için vazgeçilmez olduğuna vurgu yaptı.
Bildiride şu ifadeler yer aldı:
“Uyku yaşamdan çalınan bir zaman değil; yaşam kalitesini artıran bir yatırımdır. Beynin sağlığı gece başlar.”