• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Bursa 14 °C
  • Antalya 18 °C
  • İzmir 17 °C

Akdağ'dan Medula açıklaması

Akdağ'dan Medula açıklaması
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''Medula Reçete Provizyon Sistemi'' yaşanan soruna ilişkin, ''Zannediyorum kısa süre içerisinde sorunları aşacak değişiklikler yapılacaktır'' dedi.

''Sağlığınız için suya sabuna dokunun, hastalıklardan korunun'' kampanyasının tanıtımı amacıyla Four Seasons Bosphorus Hotel'de düzenlenen basın toplantısının ardından gazetecilerin çeşitli konulardaki sorularını yanıtlayan Akdağ, ''İki gün önce uygulamaya konulan Medula Reçete Provizyon Sistemi'nde aksaklıklar yaşanıyor. Hastalar ilaçlarına ulaşamıyor. Bu sorunlar nasıl çözülecek?'' şeklindeki soruya karşılık, sistemin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun öteden beri eczane ve hastanelerde uyguladığı bir sistem olduğunu hatırlattı.

Akdağ, şu anda uygulamada olan sistemin önceki sistemin daha gelişmiş yeni versiyonu olduğunu ifade ederek, ''Bizim de gözlemimiz sahada bazı problemlerin yaşandığıdır. Gözlemlerimizi ilgili kuruma ilettik. Onlar da hummalı bir çalışma içerisinde. Zannediyorum kısa süre içinde sorunları aşacak değişiklikler yapılacaktır'' dedi.

Akdağ, ''İlaç Takip Sistemi''ne ilişkin bir soru üzerine de bu sistemin Türkiye'de ilaç sahteciliğinin, kupür sahteciliğinin ve sahte ilaç kullanımının neredeyse yüzde 100 önüne geçecek bir sistem olduğunu vurguladı.

Akdağ, takip sisteminin Türkiye'de bütün ilaçların adeta bir parmak izi gibi kutuların üzerine bir kimlik bilgisi yüklenerek alınıp satılmasını takip edeceğini belirterek, Türkiye'de her yıl milyarı aşkın kutu kullanıldığını, sadece SGK bünyesindeki kullanımın yıllık 1,5 milyar kutuya yakın olduğunu anlattı.

Kutuların üzerindeki barkodların her kutu için ayrı bir kimlik oluşturmadığını uygulamaya başlanacak olan karekod ile her kutunun ayrı bir kimliği olacağını vurgulayan Akdağ, ilaç sahteciliği, ilaçta kayıt dışı uygulamalar, kupür yolsuzlukları gibi olayların hepsinin tarihe karışacağını söyledi.

Akdağ, uygulamayla ilgili olarak ilaç sektörünün ithalatçılar ve üreticilerin vazifesini büyük ölçüde yerine getirdiğini, ilacı dağıtan depocuların biraz daha zaman istediklerini, eczacılar tarafında da eksikler bulunduğunu anlattı.

Bu eksikliklerin bir program ve karekod okuyucu gibi basit konular olduğuna işaret eden Akdağ, ''Ama sonuç itibarıyla ilaç takip sistemi mutlaka kullanılacak, kullanılması gerekiyor'' dedi.

Buna temelinden karşı çıkmanın ilaç sahteciliğini kabullenmek, ilaçta kayıt dışılığı istemek anlamına geleceğini savunan Akdağ, işin üzerinde çalışıldığını, bir kaç ay sonra devreye gireceğini belirtti.

Sağlık Bakanı Akdağ, bir değişim gerçekleştirilmesinin ufak tefek sancılara yol açabildiğini ifade ederek, ''Bir bayan hiç hamile kalmazsa hiç doğum sancısı çekmez ama çocuk da yapmamış olur. Ama eğer geleceğimizi şekillendirecek yeni çocuklarımız olsun istiyorsak başlangıçtaki sancılara razı olmalıyız'' şeklinde konuştu.

DENİZ ÜRÜNLERİNDEKİ METAL BİRİKİMİ

Bir gazetecinin ''CHP deniz ürünlerindeki ağır metal birikimiyle ilgili soru önergesi verdi. Bu konu halk sağlığını olumsuz etkileyecek boyutta mı?'' sorusu üzerine Akdağ, ''Bakanlığımızca bazı üniversitelerle birlikte yapılan çalışmada, kıyıya yakın bazı ürünlerde özellikle midyelerde ağır metal kalıntılarının normal seviyelerin biraz üzerinde olduğu bilgisi elimize geçti. Ancak bu Türkiye'de deniz ürünlerinin özellikle balığın güvensiz olduğu anlamına kesinlikle gelmez'' dedi.

Öncü bulguların ardından çok daha geniş bir araştırma sürdürüldüğünü, bunun Türkiye'nin bütün denizlerinden çıkan balıklar ve diğer deniz ürünleriyle ilgili yapıldığını belirten Akdağ, 2-3 ay içerisinde bu araştırmanın sonuçlarının ortaya çıkacağını ifade etti.

Akdağ, ''Kanser vakalarıyla bu çeşit ürünlerin yenmesi arasında bir sebep sonuç ilişkisi var mı?'' sorusu üzerine de eldeki bilgilerin kesinlikle böyle bir sebep sonuç ilişkisi için kullanılamayacağını kaydetti.

H1N1 VİRÜSÜ

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''H1N1 virüsü Türkiye'nin gündeminden kalktı mı?'' sorusuna da ''Türkiye'de H1N1 ile ilgili salgın hızını kaybetti, hatta aşağı yukarı tamamlandı, diyebiliriz. Salgının zirve noktalarının Ocak ve Şubat ayları olabileceği tahmin edilmişti. Türkiye'de bu zirve 1-2 ay daha önce gerçekleşti'' diye yanıtladı.

Akdağ, ancak hala yüksek risk grubunda olan hamilelerin, kalp ve akciğer hastalarının aşılanması gerektiğini bilim adamlarının düşündüklerini vurguladı.

''H1N1 virüsünden hastanede yatan var mı?'' sorusu üzerine Akdağ, son rakamı bilmediğini, hamile ve gençlerin de aralarında bulunduğu 600'ün üzerinde insanın hayatını kaybettiğini anımsattı.

Akdağ, ''Bu virüsten dolayı hastanede yatan varsa bile sayısı çok azdır. Türkiye'de artık H1N1 dalgası yatıştı. İkinci bir dalga olur mu? Doğrusu bilim adamları bunu çok beklemiyorlar ama öyle bir ihtimalden de Dünya Sağlık Örgütü bahsediyor'' şeklinde konuştu.

ECZACI EYLEMİ

''Dünkü İstanbul Eczacı Odası'nın basın toplantısında 'Medula Reçete Provizyon Sistemi'ndeki aksaklık giderilmezse bir eyleme gidilebilecek şeklinde açıklamalar vardı. Bu konuda bilginiz var mı?'' sorusu üzerine Akdağ, eylem konusunu şimdi duyduğunu ve böyle bir şey olacağını tahmin etmediğini ifade etti.

Eczacıların geçmişteki eylemlerinin doğru olduğunu da düşünmediğini dile getiren Akdağ, burada kötü niyetli kimsenin olmadığını, SGK'nın vatandaşın ödediği primlerin sağlık açısından en doğru biçimde harcanmasına çalıştığını anlattı.

Kepenk kapatma gibi eylemlerin kimseye faydası bulunmadığını, özellikle vatandaşa hiçbir faydası olmadığını kaydeden Akdağ, diyalogla sorunların çözülebileceğini aktardı.

Akdağ, ''Sağlığınız için suya sabuna dokunun, hastalıklardan korunun'' kampanyasını hatırlatan bir gazetecinin ''Siz ne kadar dokunuyorsunuz?'' diye sorması üzerine ''Günde en az 8-10 kere suya, sabuna dokunuyorum'' karşılığını verdi.

YENİ TÜP BEBEK YÖNETMELİĞİ

''Tüp bebek tedavisinde 35 yaş altı kadınlara tek embriyo transferi konusu tepki aldı. Bu konudaki düzenleme ne amaçla yapıldı?'' sorusu üzerine de Recep Akdağ, bu konudaki propagandaların kadınlardan değil, tüp bebek merkezlerinden geldiğini söyledi.

Fazla embriyo transferinin çoğul gebeliğe yol açabildiğini hatırlatan Akdağ, ikiz gebeliklerde ölüm oranının yüzde 20'nin üzerine çıktığını, bebekler yaşasa bile nörolojik açıdan hayatlarını daha sonra sıkıntıya sokacak durumlar ortaya çıkabildiğini kaydetti.

Akdağ, ''Bilim adamları ile birlikte alınan bu karar, anne ve bebek sağlığı içindir. Yeni Tüp Bebek Yönetmeliğinde yapmakta olduğumuz değişiklikler, tamamen anne ve bebeği koruyucu değişikliklerdir'' dedi.

Bundan böyle tüp bebek merkezlerinin ancak yataklı ve yoğun bakım imkanı olan merkezler içinde kurulabileceğini aktaran Akdağ, mevcut merkezlere de vatandaşların çok iyi bilgilendirilmesi, yoğun bakım ihtiyacı olması halinde sosyal güvenlik sisteminin ortaya koyduğu fiyatlar dışında başka ücret alınmaması şeklinde bazı kurallar getirildiğini anlattı.

Recep Akdağ, benzeri ülkelerle karşılaştırıldığında tüp bebek işlemleri açısından sosyal güvenlik sistemi bu kadar cömert başka bir ülke bulunmadığını söyledi.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2400 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim