• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • Ankara 35 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Bursa 30 °C
  • Antalya 29 °C
  • İzmir 28 °C

Ameliyatlar eskisi kadar zor değil

Ameliyatlar eskisi kadar zor değil
Alınan başarılı sonuçlarla ilgi çeken ve hastalara büyük kolaylık sağlayan "laparoskopik cerrahi" yöntemi, eskiden uygulanamadığı birçok zor ameliyatta da kullanılmaya başlandı.

Açık ameliyata göre daha avantajlı olması nedeniyle hem hekim hem de hastalar tarafından tercih edilen laparoskopik yöntemle reflü ve kolon kanseri tedavisi gibi daha zor ameliyatlarda bile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Kemal Raşa, bugün pek az yerde yapılabilen en zor ameliyatlardan gastrit, by – pass, laparoskopik kolon kanseri cerrahisi ve laparoskopik böbreküstü bezi cerrahisi gibi müdahaleleri başarıyla yaptıklarını vurgularken konuyla ilgili bilgiler verdi.

Laparoskopik cerrahi nedir?

Laparoskopik ya da daha doğru kullanımıyla minimal invaziv cerrahi, vücudun herhangi bir yerinde yapılan 0,5 - 1 cm’lik kesilerden yerleştirilen kamera ve el aletleri yardımıyla yapılıyor. Açık ameliyatlardan temel farkı cerrahi alanın çıplak göz yerine “trokar” adı verilen kılıflara yerleştirilen kamera aracılığı ile monitörden görülmesi, el ve açık cerrahi aletler yerine yine trokarlardan yerleştirilen özel laparoskopik aletlerin kullanımıdır. Cerrahi prensiplerin aynı ve tekniklerin çok benzer olmasına karşın minimal invaziv cerrahide farklı bir teknoloji kullanılıyor.

Teknik açıdan kamera sayesinde çıplak gözle olduğundan en az 20 kat daha büyük ve ayrıntılı, anatomik yapıların daha ince detaylarına kadar görülebilmesi ciddi bir avantaj sunuyor. Ayrıca açık cerrahide görülemeyen ve ulaşılamayan yerlere açılı kameralarla ulaşabiliyor, görüntü alınabiliyor.

Hangi hastalıkların tedavisinde uygulanıyor?

Laparoskopik cerrahi; safra kesesinin çıkarılması, kasık fıtığı, apandisit, reflü ve mide fıtığı ameliyatları olmak üzere birçok genel cerrahi ameliyatında başarılı bir şekilde kullanılıyor. Ayrıca beyin cerrahisi, jinekolojik cerrahi, ortopedik cerrahi, ürolojik cerrahi ve kalp damar cerrahisinde de minimal invaziv tekniklerden giderek daha fazla yararlanılıyor. Bunun yanında dalağın ya da böbrek üstü bezinin çıkarılması gereken durumlarda, kalın barsak kanserlerinde, gastrit by – pass operasyonunda da laparoskopik cerrahi kullanılıyor. Son söylediğim hastalıkların bu yöntemle ASM haricinde çok az hastanede ameliyat edildiğini söylemeliyim.

“İleri laparoskopi” tanımı aslında yıllar içerisinde çok değişti. Genel cerrahi ameliyatlarını düşündüğümüzde 10 yıl önce safra kesesi ve apandisit ameliyatlarının ötesindeki uygulamalara ileri laparoskopi derken günümüzde kalın barsak kanseri ameliyatları bile artık ileri laparoskopi sayılmıyor ve teknik olarak çok daha zorlu morbid obezite, karaciğer ve pankreas ameliyatları ileri laparoskopi sınıfında değerlendiriliyor. Sonuçta bu ameliyatlar özel zaman ayrılması, başta cerrah olmak üzere tüm ameliyathane ekibinin ek eğitimler alması ve donanım anlamında farklı aletlerin de ameliyathanede bulundurulması gereken ameliyatlardır. Bilgi birikimi ve deneyim arttıkça bunlar da rutin ameliyatlar haline geliyor.”

Bu yöntemin avantajları nelerdir?

Ameliyatların uzun kesiler yapılmadan gerçekleştirilebilmesi ve deri yüzeyinde estetik açıdan rahatsız eden izler kalmaması görsel avantaj sağlıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, laparoskopik ameliyatların birçok ameliyat çeşidi için başta kanama ve enfeksiyon olmak üzere daha az yan etkiye neden olduğunu ortaya koydu. Ayrıca ameliyat alanında daha az doku hasarı olması, daha kolay ve hızlı iyileşme sağlıyor. Açık ameliyatlardan sonra oluşan ve birçok hastada yaşamının sonuna kadar sıkıntı yaratan yapışıklıklar laparoskopik ameliyatlardan sonra daha az görülüyor. Laparoskopik yöntemin en belirgin avantajlarından biri de ameliyat sonrası hastanın ağrısının daha az olması ve daha az ağrı kesiciye gereksinim duyması. Laparoskopik cerrahide hastanede kalış süresi de daha kısa. Bu yöntemle hastanın normal fiziksel aktivitesine kavuşması ve işine dönebilmesi de daha kolay ve hızlı oluyor.

Her yaşta uygulanabiliyor mu?

Minimal invaziv cerrahi için herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Yenidoğan döneminden yüz yaşına kadar her yaşta yapılabilir. Seçimdeki temel belirleyici o merkezin minimal invaziv cerrahi birikimi ve özellikle pediyatrik yaş grubu olmak üzere uygun donanıma sahip olup olmamasıdır.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1173 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim