• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Bursa 16 °C
  • Antalya 20 °C
  • İzmir 18 °C

Bayat kuruyemişten kaç, boş mide ile uyu!

Bayat kuruyemişten kaç, boş mide ile uyu!
Antalya'da toplanan 7. Hepato Gastroenteroloji Kongresinde, karaciğer kanserine yol açan aflatoksin içerdiği için, bayat ve küflü kuruyemişlerle baharatlardan uzak durulması uyarısı dile getirildi.

Hepato Bilio Pankreatoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci, düzenlenen basın toplantısında, aflatoksin içeren bayat ve küflü kuruyemişlerle özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da çok tüketilen isot gibi baharatların tüketilmesinin karaciğer kanserine yol açabileceğini bildirdi.

Aflatoksinin bayatlayan ve mantarlaşan besinlerde bolca biriktiğini anlatan Dökmeci, ''Karaciğer kanserinin oluşumunda aflatoksinin çok önemli rolü var. Uzun süre açıkta bekleyen kuruyemiş ve baharat gibi besinlerde bu madde ortaya çıkabilir. Bu nedenle bu tür besinler tüketilirken kokusuna ve görünümüne dikkat edilmelidir'' diye konuştu.

Hapatit B ve C taşıyıcılığı ile ilgili de bilgiler aktaran Dökmeci, bu virüsleri taşıyanların periyodik kontrol ve testlerini yaptırmalarının büyük önem taşıdığını belirtti.

Karaciğer kanseri gelişen hastalarda tek tedavi seçeneğinin karaciğer nakli olduğuna işaret eden Dökmeci, bu nedenle hastalığın siroz ya da karaciğer kanserine dönüşmeden tedavisinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özkan da kronik Hepatit B'nin Türkiye'de doğu bölgelerinde görülme sıklığının daha yüksek olduğunu söyledi. Bu hastalığın tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler olduğunu ifade eden Özkan, hastalığın ilk evrelerinde uygun bir yaklaşım sergilenmesi halinde son derece olumlu sonuçlar alınabildiğini kaydetti.

Hastalığın ilk evresinde vücudun bağışıklık sisteminin bu virüse karşı direnç geliştirmesi için herhangi bir tedavi uygulanmamasının yerinde olacağını anlatan Özkan, aksi takdirde kullanılan ilaçlara karşı virüsün direnç geliştirdiğini bunun da ileri aşamalarda tedaviden sonuç alınmasını engellediğini söyledi.

Özkan, ''Bu hastalık tedavi edilemez'' inancının artık ortadan kalktığını vurgulayarak, bağışıklık sistemini destekleyici ilaçlar ve antivirallerle bu hastalığın bertaraf edilebildiğini ifade etti.

En çok karşılaştıkları sorulardan birinin hastaların beslenmesi olduğunu belirten Özkan, ''Bu hastalar kesinlikle alkolden uzak durmalı ve vücuttaki toksik maddelerin atılması zor olduğu için ağır sporları yapmaktan kaçınmalıdır. Ama günlük hafif spor aktivitelerinin yapılmasında sakınca yoktur'' dedi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necati Örmeci ise, Hepatit C ve yeni tedavi seçenekleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Türkiye'deki virüs tipinin tedavisinin son derece zor olduğunu, son zamanlarda üzerinde çalışılan, virüsün yapısını parçalayan ilaçlarla yüzde 80'lere varan başarı elde edildiğini bildiren Örmeci, Hepatit C'nin bulaşma riskinin AIDS'ten daha yüksek olduğunu dile getirdi.


-''YATAĞA BOŞ MİDEYLE GİDİN''-


Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Ünal da reflü hastalığı ile ilgili bilgi verirken, mideden ağza sıvı gelmesi şeklinde görülen hastalığın yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesiyle bertaraf edilebileceğini söyledi.

Bazı hastalarda ilaç tedavisi gerekebileceğini anlatan Ünal, ''Bu hastalıktan kaçınmak için yemekler sakin ve oturarak yenmeli, sofradan doymadan kalkılmalı, yağlı yiyeceklerden uzak durulmalı, boş mideyle yatağa gidilmeli'' uyarılarını dile getirdi.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1505 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • "Diyabet hastalarının sayısı 5 milyona ulaşabilir!"25 Ekim 2016 Salı 08:18
  • Bu liste ile yiyerek kilo verebilirsiniz21 Ekim 2016 Cuma 15:43
  • Kilo verememenizin nedeni bu 3 sebep olabilir!17 Ekim 2016 Pazartesi 14:52
  • Diyet ile ilgili 8 şehir efsanesi!22 Şubat 2016 Pazartesi 13:07
  • Bu 5 besin ile yaşlanmayı geciktirin!14 Ağustos 2015 Cuma 16:36
  • Soğuyarak kilo verin15 Temmuz 2015 Çarşamba 07:55
  • Göbekli babalara fit öneriler17 Haziran 2015 Çarşamba 09:00
  • Ramazan öncesi "sağlıklı beslenme" uyarısı15 Haziran 2015 Pazartesi 11:17
  • Metabolizma hızlandırma yöntemleri02 Nisan 2014 Çarşamba 16:42
  • Zayıflamak İsteyenler İçin İlk Kural: Uyku28 Mart 2014 Cuma 10:35
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim