Kızım Ladin'in 15'nci ay kontrolünde doktorumuz sıkı sıkı tembih ediyor: ''Sakın o güneş kremlerini çocuğunuza sürmeyin. Onların hepsi, toksik madde''. Şaşırdım mı? Hayır, şaşırmadım...
Bu satırları; beyazın da beyazı bir insan, dolayısıyla bir güneş koruyucu tutkunu kaleme alıyor. Daha Ladin doğmadan, güneş koruyucuların bizi korumak bir yana sağlığımıza zarar verdiğini keşfetmiş ve kimyasal koruyucuları kullanmamaya karar vermiştim. Onların yerine, mineralli fiziksel koruyucuları kullanmaya başladım. Ama zamanla, plajda beni gören kaçmaya; etrafımda eşim dostum kalmamaya başladı. Nedenini yazının devamında bulacaksınız. Sonunda onları da bırakıp, çareyi güneşe mümkünse çıkmamakta, çıkarsam da kendimi ince beyaz kıyafetlerle korumakta buldum. Şimdi ise, bu sorun Ladin'in doğmasıyla daha da önemli bir boyut kazandı.
GÜNEŞ ŞAKAYA GELMEZ!
Güneş zararlı. Bunda hiçbir şüphe yok. Güneşin neden olduğu ölümcül cilt kanseri türleri var. Ve o hiç yaşlanmasın istediğimiz cildimizin yaşlanmasının en büyük nedeni de yine güneş ışınları. Yıllardır bunları dinlediniz ve size güneş ışınlarına karşı koruyucu kremler kullanmanız söylendi. Ama onların sağlığınıza vereceği potansiyel zararlardan, kimse söz etmedi. Gelin şimdi de bunları dinleyin. Ama merak etmeyin, sizi çaresiz de bırakmayacağız, sağlığınızdan olmadan güneşten korunmak mümkün.
İKİ TÜR GÜNEŞ KREMİ VAR
Güneş kremleri ikiye ayrılıyor: Kimyasal ve fiziksel koruma sağlayanlar.
Markası ne olursa olsun, ne kadar para vermiş olursanız olun, piyasada satılan herhangi bir güneş kremini aldıysanız, o krem muhtemelen kimyasal koruma sağlayan bir kremdir. Kimyasal koruma sağlayan kremler, son derece kompleks kimyasallar içeriyor ve deri bu kimyasalları emiyor. Emilen kimyasallar, güneşe karşı bir kalkan oluşturuyor. Ama aynı zamanda da vücudunuza girmiş oluyorlar. Üstelik bu kimyasallar güneş ışığına maruz kalınca, kendi içinde de değişime uğruyor.
Fiziksel koruma sağlayan güneş koruyucular, piyasada mineralli diye satılıyor. Bu koruyucuları deri emmiyor. Cildinizin üzerinde, örtü gibi beyaz bir tabaka oluşturuyorlar. Bu tabaka, güneş ışınlarını bir ayna gibi geri yansıtıyor. Yani aslında bir tişört giymeden çok bir farkı yok.
ÇOCUKLARIN ERGENLİĞE ERKEN GİRMESİNE NEDEN OLABİLİR
Tartışmaya konu olan güneş koruyucular, kimyasal olanlar. En yaygın endişe konusu ise, cinsel gelişim üzerindeki etkileri.
Bu konuyu Ekolojik Kimya Profesörü Hulusi Barlas'a sorduk.
Barlas, son araştırmaların güneş koruyucuların içindeki kimyasalların ostrojen hormonu gibi etki edebildiklerine dair, güçlü kanıtlar ortaya koyduğunu söylüyor. Bu, şu anlama geliyor. Kimyasallar, deri tarafından emilerek çocuğunuzun sistemine giriyor ve sanki östrojen hormonuymuş gibi vücudunu etkilemeye başlıyor. Hormonal dengeyi bozuyor.
Barlas'a göre, bu nedenle hamileler, emziren kadınlar ve çocuklar kimyasal güneş koruyucu kullanmaktan kaçınmalı.
EN BÜYÜK RİSK KIZ ÇOCUKLARINDA
Barlas, en büyük riski ise kız çocuklarının taşıdığını söylüyor. Çünkü östrojen hormonun vücuttaki seviyesi, ergenliğe girme zamanını belirliyor. Dışarıdan alınan bu hormon etkili kimyasallar, vücuda zamanından önce 'ergenliği başlat' mesajı verebiliyor.
GÜNEŞ KORUYUCU YAŞLANDIRIR MI?
Güneş koruyucuları birçok insan, güneşin cildi yaşlandırma etkisinden korumak için kullanıyor. Ancak henüz ispatlanamasa da aynı etkiyi güneş koruyucularının da gösterdiğine dair yaygın bir soru işareti var. Güneş koruyucuların içindeki maddelerin serbest radikal oluşumuna neden olduğundan endişe ediliyor. Serbest radikaller ise cilt yaşlanmasının en büyük nedenlerinden biri olarak görülüyor.
NANOTEKNOLOJİNİN ETKİLERİ BİLİNMİYOR
Nanoteknolojinin en yaygın kullanıldığı alanlardan biri güneş koruyucular. Zira güneş koruyucuların ham maddeleri, cildin öyle kolay kolay emebileceği cinsten değil.
Güneş koruyucunuz cildiniz tarafından kolayca emiliyor ve beyaz bir tabaka, ağır bir his bırakmıyorsa; bilin ki üretilirken nanoteknolojinin bütün nimetlerinden faydalanılmış. Tüm transparan, kolay emilen kozmetikler, nanoteknoloji harikası. Nanoteknoloji bu maddeleri sadece transparan yapmıyor. Moleküler büyüklükleri değişime uğruyor, vücutta birçok farklı noktaya nüfuz eder hale geliyorlar.
Gelin görün ki bu maddeler, başta yukarıda bahsettiğimiz serbest radikaller olmak üzere birçok risk taşıyor. Peki nanoteknoloji sonrası bu maddeler vücudun nerelerine, ne kadar ulaşıyor, yoksa sadece yüzeyde mi kalıyorlar? Ve ulaştıkları yerlerde nasıl etki ediyorlar? Bu sorulara, araştırmalar kesin ve tatmin edici yanıtlar veremiyorlar.
"PARABEN"LERE DİKKAT EDİN, KANSER RİSKİ VAR
Aldığınız herhangi bir kozmetiğin arkasını çevirip bakın, en az bir tane paraben ile biten tuhaf kelime göreceksiniz. Parabenler her yerdeler. Paraben adı verilen kimyasallar, ürünlerin raf ömrünü uzatıyor. Dolayısıyla güneş koruyucuların içinde de bolca varlar. Parabenlerin uzun süreli etkileri bilinmiyor. Kanser riskini arttırdıkları yönünde tartışmalar var.
''Madem böyle bir risk var, neden kullanılıyor?'' diye hiç sormayın. Raflarındaki ürünlerin, çabucak bozulmaya başladığını bir düşünün. Ticari açıdan bunun doğuracağı sonuçlar, global ekonomiyi sarsacak cinsten olur. Raf ömrü o kadar önemli ki firmalar parabenlerin sağlık üzerindeki etkilerini duymak bile istemiyor. Ama en azından bebek ürünlerinde ''paraben free'' -''parabensiz'' ifadesini daha sık görmeye başladık.
MİNERALLİ KORUYUCULARI KULLANMANIN ZORLUKLARI
Yazının başında, ''mineralli koruyucu kullanıyordum, eşim dostum kalmadı'' demiştim. Zira mineralli koruyucular, fiziksel koruma sağlıyor. Bu da şu demek; cildinizin üzerinde bembeyaz bir tabaka oluşturuyorlar. Kirece bulanmış gibi bir haliniz oluyor. Sosyal açıdan sıkıntılı bir durum. Hatta bu durum, ''Yalıkavak mumyası'' şeklinde yakıştırmalara da neden olabiliyor!
Ama özellikle yaşı küçük çocuklar için, nihayetinde böyle sosyal bir sorun yok.
Bu arada, üstünde mineralli yazıp cildinizde beyaz bir tabaka bırakmıyorsa, o kremlerden de uzak durmak gerekir. Muhtemelen o beyaz tabaka etkisi, nanoteknoloji sayesinde ortadan kaldırılmıştır.
Mineralli güneş koruyucuların zararlı olduğuna dair henüz bir iddia yok. Ama önümüzdeki yıllarda araştırmalar ne gösterir bilinmez. Çocuklarımızın cildine süreceğimiz her şeye, tedbirle yaklaşmak gerekiyor.
Sonuç olarak; kimyasal güneş koruyucuların uzun vadeli olumsuz etkileri halen test aşamasında. Bu test de şuanda dünya genelinde bu koruyucuları kullanan milyonlarca insan üzerinde sürüyor.
Prof. Hulusi Barlas, ''uzun vadeli etkileri ispatlamak, bazen yıllar alıyor, bazen hiçbir zaman mümkün olmuyor'' diyor. Ortaya atılan iddialar ise, son derece ciddi ve hiç de temelsiz değil. Siz siz olun çocuğunuzu bu testin kobayı yapmayın.
İYİ AMA NE YAPACAĞIZ?
Çocuğunuzu 12-17 saatleri arasında güneşe çıkarmayın. Çıkmak zorunda kalırsanız gölgede tutmaya çalışın.
Güneşe çıkarken, ensesini kapatacak, suratını tamamen gölgeleyecek bir şapka takın. Kısa şort yerine, mümkün olduğu durumlarda, ince, uzun, açık renk bir pantolonu ya da uzun kollu ince bir tişörtü tercih edin.
Plaj gibi güneş koruyucunun kaçınılmaz olduğu durumlarda, mineralli koruyucular kullanın.
Çocuklar için üretilen UV filtreli mayolardan faydalanmayı deneyin.
Parabenden uzak durmak için ekolojik/organik sertifikalı ürünler terci edin.
Kimyasal koruyucu kullanmak zorunda kaldığınız durumlarda. Çocuğunuzun vücudunun mümkün olduğu kadar küçük bir kısmına sürün. Mesela iyi bir şapka takıyorsa, suratına a sürmeyin. Kumda oynarken kısa kollu tişört giydirin, sadece kollarına sürün.
Kimyasal koruyucu kullanmak zorunda kalırsanız, düşük faktörlü kullanın. 20 faktörle 50 faktör arasında sadece yüzde 3'lük bir koruma farkı var. Ama 50 faktör kullandığınızda, çok daha fazla kimyasala maruz kalıyorsunuz.
Tüm bu tavsiyelerden kendiniz için de faydalanın.
Çocuğunuza güneş kremi sürmeyin!

Dünyada bu tartışma yıllardır devam ediyor. Artık kimyasal bazlı güneş kremlerinin, ki piyasadaki kremlerin hemen hepsi böyle, özellikle çocuklar üzerinde kullanılması birçok ülkede tavsiye edilmiyor...
Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.Kaynak: 
Bu haber toplam 6388 defa okunmuştur
Etiketler: Beslenme, Diyet, Çocuk Sağlığı, Kişisel Bakım, Yaşam, Hamilelik, Erkek Sağlığı, Alerji, Kanser, Diyabet, Göz Sağlığı, Kalp Sağlığı, Güzellik, Estetik, ağız, diş, cinsel yaşam, fizik tedavi, ruh, psikiyatri, psikoloji, psi
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON EKLENEN GALERİLER
Diğer Haberler
İstanbul Bilgi Üniversitesi, pediatri hemşireliğinde güncel gelişmeleri sempozyumda ele aldıİstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, Neonatoloji Hemşireliği Derneği işbirliğiyle "Bilginin Işığında İyileşen Çocuk Sempozyumu"nu düzenledi.
Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğünce desteklenen 150 çocuk için sünnet şöleni düzenlendiErzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğünün desteklediği 150 çocuk için sünnet etkinliği organize edildi.
Ümit Uysal: "Sünnet Bizim Kültürümüzün, İnanç Dünyamızın Bir Parçası"Antalya'da Muratpaşa Belediyesi ve Vitale Hastanesi iş birliğinde 200 çocuk sünnet olacak.
Kepez’in Sünnet Şöleni 11 Ağustos’ta Dokuma Park’taAntalya'da Kepez Belediyesi'nin geleneksel sünnet şöleni, 11 Ağustos Pazar günü 20.00'de Kepez Kültür Festivali kapsamında Dokuma Park'ta gerçekleştirilecek.- 11:09 - Bilkent Şehir Hastanesi’nde 10. Canlı Cerrahi Sempozyumu Başladı
- 11:05 - Zayıflama İğneleri Market Harcamalarını Düşürdü: Gıda Tüketim Alışkanlıkları Değişiyor
- 11:02 - Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kızılay, Milletimizin Yüz Akı ve Övünç Kaynağıdır
- 10:31 - Aşk Vaadiyle 2,5 Milyon Dolar Dolandırıldı: Hong Konglu Diş Hekimini "Richard" Tuzağına Düşürdüler
- 10:23 - Boğumluca Otu Erkek Tipi Kellik Tedavisinde Yeni Bir Alternatif Olabilir
- 10:20 - Magnezyum Neden Bu Kadar Popüler Oldu? Uzmanlar Bilinçsiz Kullanıma Karşı Uyarıyor
- 10:19 - Adana'da 12'nci Kattan Düşen 13 Yaşındaki Ecrin Tedaviyle Sağlığına Kavuşuyor
- 10:16 - Yapay Zeka Ruh Sağlığı Araştırmalarında Yeni Bir Araç Olabilir
- 17:11 - Uzmanlar Uyardı: Zoonotik Hastalıklar ve İklim Değişikliği Yeni Salgın Risklerini Artırıyor
- 17:10 - Omurgası Cilt Dokusunu Yırtarak Dışarı Çıkan Süheyda, 5 Saatlik Ameliyatla Yeniden Dik Duruşuna Kavuştu
- 17:07 - Aort Damarı Yırtılan Hasta 10 Saatlik Zorlu Ameliyatla Sağlığına Kavuştu
- 16:15 - Uzmandan Kahverengi Kokarca Uyarısı: Çocuklarda Tahriş ve Alerjik Reaksiyona Yol Açabilir
- 16:13 - Bakan Memişoğlu'ndan Netanyahu'ya Sert Tepki: "Suçluluk Psikolojisinin Aciz Bir Tezahürü"
- 16:12 - Yaşlanmayı Tersine Çevirmeyi Hedefleyen Gen Tedavisi İlk Kez İnsanlarda Deneniyor
- 16:10 - Çayın Faydaları Tüketim Şekline Bağlı: Uzmanlardan Şişelenmiş ve İnci Çayı Uyarısı
- 16:08 - Sağlık Bakanlığı'ndan Yeni Kampanya: "Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa"
- 16:05 - DSÖ’den Hantavirüs Açıklaması: Yolcu Gemisindeki Vaka Sayısı 13’e Ulaştı
- 16:02 - İngiltere’de Acil Servis Krizi Derinleşiyor: Uzun Bekleme Süreleriyle Bağlantılı Ölümler 10 Yılda Katlandı
- 16:21 - ABD'de Vidalı Kurt Alarmı: Yeni Vakalar Beşe Yükseldi
- 16:19 - Zayıflama İğnelerinde Kas Kaybına Karşı Yeni Umut: Araştırmada Dikkat Çeken Sonuçlar
- 16:16 - Araştırma Astım ve Kedi İlişkisine Yeni Bir Bakış Sundu
- 11:52 - Yapay Zekâ Sağlık Hizmetlerinde Yeni Dönem Başlattı: Klinik Çalışanlar Yılda 132 Saat Kazanıyor
- 11:51 - Gazze'de Tedavi Krizi Derinleşiyor: Yurt Dışına Sevk Bekleyen Hasta Sayısı 17 Bini Aştı
- 11:45 - Kanser Tedavisi Gören Çocukların Resimleri Sergiye Dönüştü
- 11:41 - Antalya SGK'da Rüşvet Soruşturması: Dosyada Milyonlarca Liralık İddialar Yer Aldı
- 11:35 - Bakan Memişoğlu: İlk 4 Ayda Sağlıklı Hayat Merkezlerine 96 Bin Başvuru Yapıldı
- 11:03 - Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler Hakkında Duyuru 2026/22
- 17:56 - Yalova'da Ameliyatla Çıkarıldı: Safra Kesesinden 3 Binden Fazla Taş Çıktı
- 17:54 - Harvard Araştırması: Yapay Zekâ Acil Serviste Tanı Koymada Doktorları Geride Bıraktı
- 17:46 - DSÖ: Uganda'daki Ebola Salgınında Vakaların Büyük Bölümü Sınır Geçişlerinden Kaynaklandı
- 17:45 - Bakan Memişoğlu: Türkiye Sağlık Teknolojilerinde Küresel Bir Merkez Olma Yolunda İlerliyor
- 17:37 - Yapay Zekâ Tarafından Tasarlanan İlk Aşı İnsan Denemelerinde Başarı Gösterdi
- 16:55 - LGS Öncesi Uzmandan Uyarı: Sınav Kaygısı Doğal, Ailelerin Tutumu Belirleyici
- 16:53 - Türkiye'de Kadınların Kanser Taramalarına Katılımı Arttı, Düzenli Kontroller Hâlâ Yetersiz
- 16:50 - Karaciğer Nakli Enstitüsü 25'inci yılını kutladı
- 16:16 - Diş sıkma ve gıcırdatma çene sağlığını tehdit ediyor
- 16:13 - Ankara'da NATO Zirvesi Tedbirleri: Sağlık personeli görevde olacak
- 16:12 - Sağlık Bakanlığı: Türkiye'deki Yüzme Alanlarının Yüzde 93'ü İyi ve Üzeri Kalitede
- 16:10 - Estetik Operasyonu Sonrası Ölüm Davasında Doktor ve Kardeşine Hapis Talebi
- 16:07 - Bakan Göktaş: Haziran Ayı İçin 8,4 Milyar Liralık Yaşlı ve Engelli Aylığı Hesaplara Yatırılıyor
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Ve burası da bir devlet hastanesi
14 soruda Koronavirüs hakkında kendinizi test edin...
Gilaburu meyvesi kanserden koruyor
Endonezya’daki deprem: Ölü sayısı bin 203'e yükseldi
12345678
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim











































