• BIST 89.695
  • Altın 146,059
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Bursa 7 °C
  • Antalya 14 °C
  • İzmir 10 °C

Diş eti hastalıklarında erken tedavi şart!

Diş eti hastalıklarında erken tedavi şart!
En yaygın hastalıklardan biri olmasına rağmen, ülkemizde ve dünyada yeterince tanınmayan dişeti hastalıkları son derece kolay tedavi edilebiliyor.

Ancak dişlerimize yeterince özen göstermediğimiz için bu sorunlar hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor.

Genetik olarak da aileden geçiş gösterebilen dişeti hastalıkları, erken yaşta diş kaybına neden olabiliyor. Bu yüzden dişeti hastalığı olan kişilerin mutlaka düzenli olarak diş hekimi kontrolü altında olmaları gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Alper Çıldır, diş ve dişeti hastalıkları ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Ülkemizde ve dünyada yeterince önemsenmeyen dişeti hastalıkları, ilerlediği takdirde hayatımızı ve sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Dişleri destekleyen dokuları etkileyen dişeti hastalığı, iltihabi bir hastalıktır. Başlangıç dönemindeyken tedavi edilmeyen dişeti hastalıkları, kısa zaman içerisinde diş köklerinin çevresindeki kemik dokusunun kaybedilmesine neden oluyor. Belli bir miktardan fazla kemik kaybı olduğunda, dişler bulundukları konumdan hareket ederek yer değiştirmeye ve sallanmaya başlıyor. Bunun sonucunda da dişlerin kaybı kaçınılmaz oluyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Alper Çıldır, dişeti hastalıklarının Gingivitis (basit dişeti hastalığı) ve Periodontitis (ilerlemiş dişeti hastalığı) olarak ayrıldığını belirterek ‘‘Basit dişeti hastalığı olarak tanımlanan Gingivitis, ağız hijyeninin yeterli olarak sağlanamadığı durumlarda oluşan dişeti hastalıkları grubunu temsil ediyor. Dişeti hastalığının en önemli nedeni, düzenli ve doğru bir şekilde diş fırçalamamaya bağlı olarak gelişen "bakteriyel diş plağının dişler üzerinde birikmesi. Ancak Gingivitis’in oluşumu üzerinde sadece bakteri plağının öncelikli olarak etkisinin olmadığı; bazı ilaçların kullanımı, hamilelik veya menopoz dönemleri gibi hormonal dengesizliklerin olduğu dönemlerin de etkisi olduğu biliniyor. Bakteri plağına bağlı olarak gelişen Gingivitis’in, hekimin uyguladığı diş yüzeyi temizliği ve 6 ayda bir yapılacak olan sürekli kontrollerle iyileşmesi mümkün. Ancak tabii ki iyileşme üzerinde etkili olan en önemli faktör, hastanın doğru ve düzenli bir şekilde uyguladığı kişisel ağız bakımıdır. Tüm bu faktörler yerine getirildiğinde Gingivitis, bir daha oluşmamak üzere iyileşecektir.'’dedi.

Dr. Alper Çıldır; ilerlemiş dişeti hastalığı olarak adlandırılan Periodontitis’in, basit dişeti hastalığından farklı olarak, dişin kök yüzeyini, diş kökünü saran kemiği ve bu iki doku arasındaki bağ dokusunu yok eden iltihabi bir hastalık olduğunun altını çizdi. ‘‘Periodontitis, tedavi edilmemiş olan Gingivitis’in ilerlemiş haline benzetilebilir. Genellikle hastayı rahatsız edecek boyutlara ulaştığında, ne yazık ki ileri düzeyde harabiyetlere neden olmuştur. Eğer hastalık ilerlemiş düzeydeyse dişetinde abse oluşumu görülebilir. Hastalar genellikle bu durumu, dişten kaynaklanan iltihabi bir durum sanarak, ağrı ile diş hekimine başvuruyor. İleri dişeti hastalığının kronik ve agresif Periodontitis olarak iki alt gruba ayrıldığını söyleyebiliriz’’ dedi.

Kronik Peridontitis toplumun %85’inde görülürken, Agresif Periodontitis erken yaşta diş kayıplarına neden oluyor

Toplumun %85’inde genelde 35 yaş üzerinde görülen Kronik Peridontitis, basit dişeti hastalığının tedavi edilmemesi sonucunda gelişiyor. Dr. Alper Çıldır, Kronik Peridontitis’te dişetlerinin olması gereken pembemsi rengini kaybederek, daha koyu kırmızı renkte, şiş ve kolaylıkla kanayabilen bir durumda olduğu belirtiyor.

Agresif Periodontitis’in ise bakteri plağının bölgesel etkisinden bağımsız ve daha hızlı ilerleyerek, hastayı ergenlik, genç erişkin ve hatta ergenlik öncesi dönemde etkilediğini belirten Çıldır; ‘‘En önemlisi çok erken yaşlarda diş kayıplarına neden olacak derecede ilerleyebilir olması. Yapılan çalışmalar, hastalığın genetik olarak geçiş gösterebildiğini, bu nedenle ailesinde erken yaşta dişeti hastalığı nedeniyle diş kaybı olan bireylerin mutlaka düzenli olarak diş hekimi kontrolü altında olmaları gerektiğini gösteriyor’’dedi.

Erken tanı diş kayıplarını önlenmesinde önemli rol oynuyor
Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Dr. Alper Çıldır tedavi yöntemleriyle ilgili şunları söyledi; ‘‘Agresif Periodontitis’in tedavisinde eskiden diş çekimi ya da dişlerin köklerinden birinin çekimi yapılırken; günümüzde antibiyotik kullanımı ile birlikte diş kök yüzeylerinin temizlenme işlemi yapılabiliyor ve bu sayede dişler eski sağlıklı görünümlerine kavuşabiliyor. Eğer dişeti hastalığı başlangıç dönemindeyken tedavi edilmezse, kısa zaman içerisinde diş köklerinin çevresindeki kemik dokusu kaybedilmeye başlıyor. Kemiğin yitirildiği bölgeye, hastanın sağlıklı ağız içi bölgesinden alınan kendi kemiği, kemik bankalarından elde edilen steril insan kemikleri veya sentetik kemik minerallerini taklit eden malzemeler uygulanarak kayıp kemik miktarı kazanılmaya çalışılıyor.’’

Dişeti hastalığı nasıl önlenir?
Tüm bireyler için bebeklik döneminde başlayıp düzenli olarak diş hekimi kontrollerini yaptırmak ve buna yılda en az iki kez devam etmek büyük önem taşıyor. Ancak bu sayede agresif Periodontitis gibi ciddi diş ve dişeti hastalıkları, erken dönemde teşhis edilebiliyor ve neden olduğu olumsuz durumların önüne geçilip kolaylıkla tedavisi gerçekleştiriliyor. Ancak tüm bu kontrollerin yanı sıra bireyin yaşamı boyunca sağlıklı bir ağız - diş sağlığına sahip olabilmesi için, hekimi ile birlikte iş birliği yaparak ağız - diş bakımına özen göstermesi, ağız bakımını öğretildiği şekilde doğru ve sürekli olarak uygulaması büyük önem taşıyor.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3155 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Reflünün tetiklediği hastalıklar neler?11 Nisan 2014 Cuma 16:44
  • 10 adımda sağlıklı dişler!19 Mart 2014 Çarşamba 09:42
  • Gizli düşman diş eti hastalığını nasıl önleriz?11 Mart 2014 Salı 13:54
  • "Diş çürüğü kansere neden olabilir"07 Ocak 2014 Salı 16:03
  • Doğal Yollarla Diş Beyazlatmak Mümkün08 Mayıs 2013 Çarşamba 23:19
  • Su için ağzınız kokmasın !07 Mayıs 2013 Salı 18:56
  • Tatlı Sonrası Bir Bardak Su Çürükleri Önler15 Ağustos 2012 Çarşamba 11:36
  • Bol tarçın kullanın ve maydanoz yiyin11 Ağustos 2012 Cumartesi 11:22
  • İmplantı her diş hekimi yapamaz03 Mayıs 2012 Perşembe 09:29
  • Diş beyazlatırken macuna dikkat!02 Mayıs 2012 Çarşamba 09:43
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim