• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Bursa 19 °C
  • Antalya 18 °C
  • İzmir 18 °C

Hastanelerde büyük değişiklik

Hastanelerde büyük değişiklik
Hastane Birlikleri Kanunu Tasarısının, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesine başlandı.

Tasarı üzerinde konuşan Ak Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, yapılan bazı değişikliklerle ilgili bilgi verdi.
Ünüvar, alt komisyonda tasarının maddelerinin 9'dan 16'ya yükseltildiğini ve tasarının isminden “pilot” ifadesinin çıkarıldığını kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz, tasarının Genel Sağlık Sigortası uygulamasına uygun düşmediğini savundu.

“Neden eğitim ve sağlık konusunda sektörünü özele devreden tasarılarla karşı karşıya kalıyoruz?” diye soran Korkmaz, “Ne ülke ne ekonomi ne insanlar için yararlı bir tasarı, geri çekilmelidir” diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da tasarının gerekçesinin, böyle bir düzenleme yapmak için yeterli olmadığını ileri sürdü.

Hastanelerin bu tasarıyla “ticarethaneye” dönüştürülmek istendiğini iddia eden Kalaycı, “Birlikler kar amaçlı olacağı için kamu hizmeti ve sosyal sorumluluk geri planda kalacaktır” dedi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, birliklerin yönetim kurulunun oluşturma şekline itiraz ederek, tasarıyla, sağlık çalışanlarının haklarında kayıplar oluşacaığını öne sürdü.

“BAKANLIĞIN BİR ÇOK YETKİSİ DEVREDİLİYOR”

Tasarı hakkında bilgi veren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tasarının, sağlık hizmetlerinin sunumunda merkez otorite olan Bakanlığın, kural koyucu, düzenleyici, denetleyici ve yerine göre fesih edici yetkilerini ortadan kaldırmadığını söyledi.
Akdağ, tasarının, yerinden yönetimi güçlendirip daha kolay bir yönetim modeli getirirken, yine kamuya ait hastaneler yoluyla vatandaşa hizmetin daha esnek bir modelle verilmesini kolaylaştırdığını ifade etti.

“Tasarının özelleştirmeyle uzaktan yakından hiç bir ilgisi yoktur” diyen Akdağ, böyle bir niyetlerinin de olmadığını, tasarının da böyle bir düzenleme getirmediğini kaydetti.

İlk defa özel sektöre hizmet hacmini kısıtlayıcı tedbirler getirdiklerini anımsatan Akdağ, “Birliklere bir anlamda Bakanlığın yönetim ile ilgili bir çok yetkisini devreden tasarı, özelleştirme isteyen bir yönetim açısından hiç uygun olmaz” diye konuştu.

“Siz bununla mevcut yöneticileri değiştirip yeni yöneticiler getireceksiniz...” eleştirilerinin yapıldığını anımsatan Akdağ, “7 senedir iktidardayız. Bizim kadrolaştığımız, bütün yöneticileri değiştirdiğimiz söylenmedi mi? İyi ya işte, şimdi sizin iddialarınıza göre bundan vazgeçiyoruz” dedi.

Sağlık Bakanlığının şu anda kendi elinde olan yönetici atamasından vazgeçtiğini, bu yetkiyi özerk olarak kurulmuş olan tüzel kişiliklere devrettiğini, başarıya endeksli bir yönetim modeli getirildiğini dile getiren Akdağ, şunları söyledi:
“Sağlık Bakanlığı olarak performans ve kalite değerlendirme sistemi kurmuş durumdayız. Bu sisteme göre özerk kamu kuruluşları 6 ay aralarla düzenli objektif bir biçimde değerlendirecektir.

Bir başhemşire yardımcısı için Bakanlıktan atama gerektiren, eski, klasik, hantallığa yol açan sistemden vazgeçiyoruz. Bakanlığın düzenleyici, denetleyici rolünü ayakta tutarak, objektif bir biçimde herkesi başarıya adeta mecbur eden yeni bir yöntem öneriyoruz.”

Getirilen sistemin çağdaş bir model olduğunu belirten Akdağ, “Yerel yönetimlere devir de yapmıyoruz çünkü, Türkiye'de yerel yönetimlerin henüz bu anlamda gelişmiş bir yönetim özelliğinin olmadığını biliyoruz” diye konuştu.

ÇALIŞANLARIN HAKLARI KORUNUYOR

Sağlık Bakanlığının 850'nin üzerinde hastanede doğrudan yönetici belirleme, takip etme yetkisi ve sorumluluğunun olduğunu anımsatan Akdağ, bu sorumluluk ve yetkilerin çağdaş yönetişim modellerine uymadığını söyledi. Akdağ, “Yaptığımız; yerinden yönetimi güçlendirmek ama kamu tüzel kişiliğini ayakta tutmak, kamunun sağlık hizmetlerini daha da güçlendirmek, yönetimi kolaylaştırmaktır” dedi.

Yönetimde bizzat çalışanların yer almamasıyla ilgili eleştirilerin de olduğunu anımsatan Akdağ, “Çalışanlar yönetimde yok çünkü, çalışanların hukukunu koruyacak biçimde bir kanuni altyapı oluşturulmuştur. Sendikaların katılımcılık hakları da var. Bu hakları bakidir. Ama modern yönetişim sistemi olarak düşündüğünüz zaman çalışanların yönetimde doğrudan söz sahibi olması, doğru bir yönetim biçimi değil” diye konuştu.

Tabipler Odası temsilcisinin yönetimde neden olmadığı soruları üzerine Akdağ, “Tabip Odaları kendi birliklerini kurmuşlar ve kendi hukuklarını savunuyorlar. Bu imkanlar Türk demokrasisinde var” görüşünü dile getirdi.

Çalışanların yönetimde temsilcilerin olmasının “çıkar çatışmasına yol açacağını” anlatan Akdağ, çalışanların şu andaki haklarının tümüyle korunduğunu bildirdi.

Hastanelerin hepsinin eşit olmasının hayatın gerçekleriyle uyuşmadığını belirten Akdağ, asgari standartların belli olduğunu, kimsenin bu standartların altına düşemeyeceğini söyledi.

Akdağ, “Siyasi kadrolaşmayı ilkesel anlamda ortadan kaldıracak bir kanun getiriyoruz” diye konuştu.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2523 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim