• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Ankara 28 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Bursa 28 °C
  • Antalya 29 °C
  • İzmir 32 °C

Her 8 kadından biri risk altında

Her 8 kadından biri risk altında
Çocuk doğurup, emzirmeyen kadınlarda risk daha fazla…

Toros Devlet Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Nedim İnce, kadınlarda erkeklere göre 'meme kanseri' riskinin 100 kat daha fazla olduğunu belirterek, her 8 kadından birinin meme kanseri riski ile karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

İnce, meme kanseri, korunma yolları ve tedavi yöntemleriyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, memenin, kadınlarda daha gelişkin olması nedeniyle meme kanseri riskinin de erkeklere göre daha fazla olduğunu belirtti. Meme kanserinin, çok yaygın bir kanser türü olduğunu ifade eden İnce, her 8 kadından birinin risk altında bulunduğunu vurguladı.

Meme kanserinin nedenleri konusunda da bilgiler veren İnce, en belirgin nedenlerden birinin genetik yatkınlık olduğunu ifade ederek, "Eğer annede, teyzede meme kanseri var ise, onlarda da olma riski daha sık. Bunun yanında genetik yatkınlığı kansere dönüştüren bir takım etkenler var. Meme kanserinde kadınlık hormonu, onun oluşmasını tetikleyen bir durum. Sosyoekonomik durumu iyi olan kadınlarda bu durum daha sıklıkla görülebiliyor. Geç evlenme ve çocuk emzirmeme durumu da meme kanserini arttıran bir etken olarak göze çarpıyor. Çocuk doğurup, emzirmeyen kişilerde çocuk doğurup emziren kişilerden daha fazla risk var. Obezite, yani şişmanlık meme kanseri riskini arttırıyor. Şişman olan kişinin sadece göbeğinde yağlanma olmuyor, meme dokusunda da yağlanma oluyor. Oradaki kan akımındaki azalma, kanser riskinin artmasına neden olabiliyor. Bunun yanında sigara, aşırı alkol tüketimi, bunlarda vücut direncini bozarak vücuttaki bir takım hücre üremesini kontrol eden mekanizmaları baskılayarak kanser riskini arttıran etkenler arasında yer alıyor" dedi.

Meme kanserinin, genellikle kitle olarak ortaya çıkan bir kanser türü olduğunu dile getiren İnce, kişinin kendisinin, her zaman alışkın olduğu dokulardan daha farklı, kıvamı daha sert ve düzensiz bu kitleyi fark edebileceğini söyledi. Memede ele gelen kitlenin yüzde 20'sinin kanser, yüzde 80'nin ise iyi huylu olarak ortaya çıkabildiğini kaydeden İnce, "Bu tanı, biyopsi ile konuluyor. Eğer kitle küçük ise, o kitlenin tamamı çıkarılarak biyopsi yapılıyor ve o biyopsi sonucuna göre tedavi uygulanıyor. Kitlenin kanser olduğu anlaşılsa bile erken teşhiste, bunu tedavi etmek mümkün olabiliyor" diye konuştu.

Türkiye'de kanser erken tanı ve eğitim merkezlerinin bulunduğunu, Mersin'de de Toros Devlet Hastanesi yanında KETEM adıyla hizmet veren bu merkezden, insanların ücretsiz olarak yararlanabileceğini belirten Dr. Nedim İnce, insanların buraya başvurmaları durumunda tarama programına alındıklarını ve eğitim verildiğini kaydetti. Kadınların burada kendi memelerini muayene etmeyi aldıkları pratik eğitimle öğrendiklerini söyleyen İnce, bu tekniği öğrenmeleri durumunda daha etkin bir kontrol olabildiğini vurguladı. Meme kanseri riskinin azaltılmasında egzersizin çok önemli olduğunu dile getiren İnce, egzersizin bir yaşam biçimi olması gerektiğini belirterek, özellikle 45-50 yaş arasında egzersize ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.

Kanser tedavi yöntemleri konusunda da bilgiler veren İnce, şöyle devam etti; "Kanser tanısı konduktan sonra bir takım tetkikler yapılıyor ve ne tür bir tedavi uygulayacağına karar veriliyor. Ne tip bir kanser var, cinsi nedir, hangi evrededir?. Bunlar belirleniyor. Birinci aşama, cerrahi ile o kanserli dokuyu ortadan kaldırmak oluyor. Ardından çok erken dönemse sadece radyoterapi yeterli olabiliyor. Tekrar kanser riskini azaltmak için radyoterapi yapılıyor. Ama biraz yaygınlaştığı düşünülüyorsa o zaman kemoterapi yapılabiliyor. Bazen memenin tamamı alınabilir. Bu durum tamamen kadının psikolojisi ile ilgili bir durumu ortaya çıkarabiliyor. Biyolojik anlamda bir etkisi yok. Bu bir organ kaybı, kadının sembollerinden biri. Onun alınması, kadının kendini eksik hissetmesine neden olabilir. Bu bazen ciddi travma yaratabiliyor. Onun için özel sütyenler var, onu kullanabiliyorlar."

Meme kanserinden ölüm oranlarının azaldığına da dikkat çeken İnce, bunun başlıca nedenleri arasında insanların bilinçlenmesi ve bu konudaki eğitim programlarının artmasının yer aldığını belirtirken, aynı zamanda teknolojinin gelişmesiyle birlikte tedavi yöntemlerinin de geliştiğine dikkat çekti. İnce, bu konuda erken tanının önemine bir kez daha vurgu yaparak, "Aldırmazlık etmemek; üşenmemek gerekiyor. Fark ettiğimizde mutlaka hekime başvurmalıyız" dedi.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1052 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim