• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Bursa 4 °C
  • Antalya 8 °C
  • İzmir 3 °C

Kadınları tehdit eden hastalık

Kadınları tehdit eden hastalık
Eğer stres altında yaşıyor ve bu hareketi de sık sık tekrarlıyorsanız aman dikkat!

Kişinin uyanıkken baş bölgesinden olmak üzere kaş, kirpik, sakal-bıyık, koltuk altı kıllarını karşı konulamaz bir istekle çekip koparması (triktillomani) kadınları tehdit ediyor...


Bir ani üzüntü, yoğun stres ya da derin bir acıyla farkında olmadan eliniz saçınız, kaşınız ya da kolunuzdaki kıllara uzanıyor ve yolmaya başlıyorsanız aman dikkat edin triktillomani`ye yakalanabilirsiniz. Trakya Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Işık Görker, kıl koparma hastalığının daha çok kadınlarda görüldüğünü belirtti.


Yrd. Doç. Dr. Görker, kıl koparma bozukluğunun (triktillomani) ilk olarak 1889 yılında Fransız deri hastalıkları uzmanı Francois Hallopeau tarafından tanımlandığını söyledi. Kıl koparma bozukluğunun kişinin uyanıkken başlıca baş bölgesinden olmak üzere kaş, kirpik, sakal-bıyık bölgesi, koltuk altı ve cinsel organ bölgesindeki kıllarını karşı konulamaz bir istekle çekip koparması olduğunu ifade eden Görker, bu davranışın ruh ve sinir hastalığı olarak değerlendirildiğini ve triktillomani adı altında bir dürtü kontrol bozukluğu olarak tanımlandığını belirtti.


YAŞAMI ALTÜST EDİYOR


Hastalığın adının Yunancada thrix (kıl), tillein (çekmek) ve mania (delilik) sözcüklerinin birleşmesinden meydana geldiğini söyleyen Görker, şöyle konuştu: ``Kişinin göze çarpan bir kıl kaybı ile sonuçlanacak bir şekilde kendi kılını tekrar tekrar yolması, kılı koparırken rahatlama hissinin alınması, kıl koparmanın bir deri hastalığı gibi başka bir tıbbi duruma bağlı olarak meydana gelmemesi, bu davranışın belirgin bir sıkıntıya neden olması neden olması gerekmektedir.`


AĞRIYI HİSSETMİYORLAR


Kıl koparma uykuda çok ender görülmekte ve triktillomani olarak değerlendirilmeyip uyku bozukluğu tanımlaması altında değerlendirilmektedir. Kişinin kıl koparma davranışını sürekli yapması, o bölgede koparma ile oluşan ağrıya alışmasına ve daha az ağrı hissetmesine neden olmaktadır.


ÇOCUKLARDA DA GÖRÜLMÜYOR


Çocukların kıl koparma öncesindeki gerginlik, koparma sonrasındaki rahatlık hissini tanımlayamayabileceklerini ifade eden Doç. Dr. Görker, ``Çocuklar, yaptıkları bu davranışı çoğunlukla inkar ettikleri için koparılan bölgedeki saçın azaldığını anne ve babaları fark ettiklerinde hekime başvurmaktadırlar`` dedi.


ERGENLİK SIKINTILARI SAÇ KAŞ YOLDURUYOR


Özellikle gençliklerine ilk adımı atan 13-14 yaş grubu arasında kıl koparma hastalığına sıklıkla rastlandığını vurgulayan Do. Dr. Işık Görker, anne babaların bu dönemde dikkatli olmaları ve çoçuklarını iyi takip etmeleri gerektiğini belirtti.


TETİKLEYEN DURUMLAR


Görker hastalığı tetikleyen durumları da şöyle açıkladı:` Çocuk ve erişkinlerde beyinde oluşan nörokimyasal anomaliler, beyin metabolizmasındaki değişimler de triktillomaniyi oluşturabilmektedir. Bu bozukluğa çoğunlukla kaygı bozukluklarının, ikinci sıklıkta depresyonun eşlik ettiği bilinmekte, daha az sıklıkta yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, madde bağımlılığı ve diğer dürtü kontrol bozuklukları eşlik etmektedir.``


KOPARILAN KILI YUTMAK


Yrd. Doç. Dr. Görker, bazı kişilerin kılı kopardıktan sonra yuttuğunu ifade etti. Trikofaji olarak adlandırılan bu durumun çok ciddi hastalıklara neden olduğunu belirten Görker, şöyle konuştu: ``Yutulan kıllar, vücudun içinde oluşan kıl yumakları ile karın ağrısı, bulantı, kusma, kabızlık oluşturabilmekte, daha da ciddi olarak, bağırsakta tıkanma ve delinme, sarılık ve akut pankreatit meydana getirebilmektedir.`


STRESLE BAŞLIYOR


Hastalığın genelde kişiyi strese sokan bir olayla başladığını vurgulayan Görker `Bu olaylar, çocuklarda okulla ilgili sorunlar, aile içinde yaşanan olumsuz olaylar, yaşamında önemli olan kişilerin kayıpları, anne yoksunluğu, okul veya ev değişimi gibi çeşitli sorunlar olabilmektedir` dedi.
 

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Bu haber toplam 1427 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim