• BIST 107.244
  • Altın 143,419
  • Dolar 3,5588
  • Euro 4,1591
  • Ankara 31 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Bursa 36 °C
  • Antalya 34 °C
  • İzmir 38 °C

Lösemiye ‘Akıllı Bomba’

Lösemiye ‘Akıllı Bomba’
ABD’de kansere karşı geliştirdiği ilaçlarla milyonların umudu olan Türk profesörün açıklamaları...

KANSERE NANO MÜDAHALE

Nanoteknolojiyi kullanarak lösemi için geliştirdiği “Akıllı Bomba” çalışması ile dünya gündemine oturan Prof. Dr. Fatih Uçkun, kendi yaptığı 9 ilacı mini torbacıklar içine yükleyip bir füze gibi kanserli bölgelere göndererek dokulara zarar vermeden kanserli hücreleri öldürecek.

DÜNYA ONU KONUŞUYOR

Çocuk çağı kanserleri ile meme, prostat, kalınbağırsak ve akciğer kanserlerini hedef alan Prof. Dr. Uçkun’un geliştirdiği birinci ilaç için Amerika Sağlık Bakanlığı, 4 milyon dolarlık iki fon tahsis etti. Uçkun aynı zamanda vücut direnci konusunda da dünyanın en başarılı bilim adamları arasında.

TAKDİM

Nice hayatlar kanserle karardı. Kanser bazen akrabaları dostları, bazen de devlet adamları, politikacılar ve ünlüleri alıp götürdü. Kimileri imkânsızlıktan tedavi olamadı, kimilerine geç teşhis konuldu, kimileri ise hastalıkla mücadele ederek kurtuldu. Ülkemizde yılda 140 bin hasta kansere yeniliyor. Evet, çağımızın kâbusu haline gelen ülkemizin her yıl milyar dolarlar harcadığı “kanser hastalığı”nı masaya yatırdık. Birçok devlet hastanesi, özel hastaneler, kanser tedavi merkezlerini ziyaret ederek umudunu kaybetmeyen hayata hasta gözleriyle gülümseyen kanser hastalarını gördük. Kanser konusunu uzman doktor ve akademisyenlerle görüşüp geliştirilen yeni buluşlar ve teknolojileri konuştuk. Kanser olmamak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini, kanserli hastaların sorunlarını, haklarını, doktor ve hastaların şikayetlerini, yani kısaca kanserle ilgili tüm merak edilenleri sizler için araştırdık. Bu yazı dizisi hepimizi yakından ilgilendiriyor. Unutmayalım ki, herkes bir gün kanser hastası olabilir.

Prof. Dr. Fatih Uçkun’un ismini ve çalışmalarını duyduğumuz zaman ilgimizi çekti. Biraz araştırınca göğsümüz kabardı. Çünkü kalbi ülkemiz için atan, kendini tamamen insanların şifaya kavuşması için adamış, yaptığı işler ve geliştiridği yöntemlerle kendini ispatlamış bir bilim adamıyla karşılaştık. Her çalışması ses getiren Prof. Uçkun yurt dışında Türkiye’nin gururu olmuş, dünyanın en iyi hekimleri arasına girmiş. Yurt dışında edindiği tecrübeleri de ülkemizdeki hekim ve akademisyenlere aktarmak için canla başla mücade ediyor. ABD’nin California eyaletinde yaşadığı için zor da olsa kendisine ulaştağımız Prof. Dr. Fatih Uçkun tıp dünyasının hayran kaldığı geliştirdiği ilaçları, yöntemleri ve projeleri hakkında bilgiler vererek ileride kanser konusunda devlet kurumlarının ve vatandaşlarımızın neler yapması gerektiğini anlatarak sorularımızı cevapladı.

Hocam, uzmanlık alanınız olan kanserle ilgili yayımlarınız hakkında bize özet bilgi verebilir misiniz?

Bilim dünyasında en çok sayılan Science, Nature, Immunity, Proc. Natl. Acad. Sci. USA, New England Journal of Medicine, Journal of Clinical Investigation, Journal of Experimental Medicine, Blood, Journal of Clinical Oncology gibi dergilerde 400’den fazla tebliğim yayımlandı. Aynı zamanda keşfettiğim kanser tedavilerini ve ilaçları kapsayan 70’den fazla patentim var.

Yaptığınız çalışmalarla ilgili aldığınız ödüller var mı?

ABD içinde “Genç Türkler” olarak bilinen Amerikan Klinik Araştırma Cemiyetinin üyeliğine seçilip, ABD Sağlık Bakanlığı ve Amerikan Lösemi Cemiyeti olmak üzere birçok kuruluştan çok sayıda ödül aldım. Türkiye’de aldığım ödüller arasında beni ençok sevindirenler 1995 - Türkiye Bilimsel ve Teknik Arastırma Kurumu (TÜBITAK) Bilim Ödülü; 1986 - Sedat Simavi Vakfı Sağlık Bilimleri Ödülü; 1985 - Türk Tanıtma Vakfı (TÜTAV) Tanıtma Ödülü ve 1985 - Türkiye Bilimsel ve Teknik Arastırma Kurumu (TÜBITAK) Teşvik Ödülüdür.

ABD’DEN DEV KAYNAK

Gelistirdiğiniz Lösemi kanseri için “Akıllı Bomba” çalışmanız bütün dünyada takdir topladı. Dikkatleri üzerinize çektiniz. Çalışmanız hakkında bilgi verebilir misiniz? Gerçekten bu gelistirdiğiniz ilaç lösemiyi nasıl etkileyecek?

Bu çalışmamız nanoteknolojinin kansere karşı kullanılması ile ilgili. Burada amaç kanser hücrelerini öldürebilecek ilaçları 10-100 nanometre (1 nanometre 1 milimetreden 1 milyon defa daha küçüktür) çapında mini torbacıklar içine yükleyip bir füze gibi yalnızca kanserli hücrelere göndermek ve normal dokulara zarar vermeden kanserli hücreleri “bombalamak.”

Geliştirmiş olduğum 9 ayrı kanser ilacı bu şekilde formüle edilecek. Kanser araştırma grubum ABD Ulusal Kanser Enstitüsünün Ulusal Nanoteknoloji Müttefikleri (Alliance) çatısı altında faaliyet göstermektedir. Birinci ilaç için ABD Sağlık Bakanlığından toplam 4 milyon dolarlık iki fon tahsis edildi. Diğer ilaçlar için de görüşmelerimiz çok olumlu bir şekilde devam ediyor. Amacımız, hedefe yönelik ilaçlarla kanserin tedaviye direnç mekanizmasını felce uğratmak. Hedef aldığmız kanserler: Çocukluk çağı kanserleri (lösemi, beyin tümörleri, neuroblastom); meme kanseri, prostat kanseri, kalın barsak kanseri ve akciğer kanseri.

KANSER BİR SAVAŞTIR
KAHRAMANI İSE HASTADIR

Bu 5 senelik bir proje ve 10 senelik yoğun bir çalışma sonunda ortaya çıkan ilaç adaylarına odaklanıyor. Varlıklı ailelerin yardımları ile bu ilaçların geliştirilmesi için bu güne kadar 100 milyon dolardan fazla harcama yaptık. Yani amacımız çok zor problemlere yarım yamalak bir cevap bulmak değil, hastalara gerçekten faydası olabilecek teknolojiyi geliştirmek. Bu çalışmaların aceleye getirilmeden çok dikkatli bir şekilde sürdürülmeleri şart. Burada çok önemli bir şeyi belirtmek istiyorum. Kansere karşı tedavi geliştirmek bir nevi savaştır ve bu savaşın tek kahramanı kanser hastasıdır. Dünyada önemli şahıslar yoktur, önemli vazifeler vardır. Benim düşüncem, kanserli bir hastanın, hele hele kanserli ufacık bir çocuğun hayatını kurtarabilecek bir projeden daha önemli bir vazifenin olmadığıdır.

TIBBİ SEFERBERLİK ŞART

Hocam, vücut direnci hususunda dünyanın en başarılı bilim adamlarından birisi olduğunuz biliniyor ve sanıyorum siz bu konuda Amerikan donanması ile de bir çalışma yaptınız. Bize bu konuda biraz bilgi verir misiniz? Çalışmalarınız kansere karşı nasıl yardımcı olabilir?

Global tehditlere karşı anti-viral ilaçlar geliştirdik ve bu çalışmalar Amerikan donanmasının “DARPA” kanalı tarafından desteklendi. O çalışmalar tamamlandı. Bence politikacıların gördüğümüzden, duyduğumuzdan çok daha fazla üzerinde durmaları gereken bir husus milletimizin sağlığına yönelik tehditler ve bu açıdan geleceğinin güvence altında olması. Bu konuda milletce bizi tedit eden konularda bilinçlenmemiz ve hep beraber calışmamız sart. Potansiyelimizi iyi ve doğru değerlendirmemiz lazım. Odak noktalarından biri de milletimizin bağışıklığı ve kanser olsun enfeksiyon hastalıkları olsun bu direncin milletimize cok zarar veren veya verebilecek olan tehditlere karşı en kısa zamanda bilinçli ve bilimsel bir sekilde güçlendirilmesi. Bu da ülke çapında “tıbbi seferberlik” gerektirir.

DEVLET ÖZEL BİR TİM KURSUN

Gönül isterki milletimiz için bu kadar önemli bir alanda, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Sağlık Bakanlığı el ele verip bir seferberlik ilan etsinler. Dünyanın her tarafından kalbi bu vatan için atan ve söylediklerine inanarak “Ne Mutlu Türküm” diyen bilim adamları bir araya gelip ulusal sağlığımızın geleceğini güvence altına alacak çalışmalar yapsınlar. Kalkınmakta olan ülkemize yönelik, hava, su ve gıda maddeleri ile gelebilecek biyolojik tehditlere karşı özel bir tim kurulsun. Takdir edersiniz ki, vücudumuzun direncini artırabilmek sadece bu tür tehditlere karşı değil aynı zamanda kansere karşı da direncimizi artırmış olur.

BEYİN GÖÇÜ DURDURULMALI

Bakın bu konuda Türkiye’de özel sektöre de varlıklı ailelere de çok büyük görevler düşüyor. Milletimizin geleceği için göz kırpmadan gerekli yatırımları yapıp, beyin göçünü 180 derece değiştirip, ulusal bir bilim merkezi ve bununla ilgili yapılanma için gerekli harcamaları yapmaları ömürleri boyunca daima gurur duyacakları bir girişim olur. Tarihçilerin de kendilerini Türk neslinin geleceğini güvence altına alan yürekli kahramanlar olarak niteleyeceklerinden eminim. Bu konuda ben ve arkadaşlarım elimizi taşın altına koymaya ve gerekeni yapmaya hazırız.

Hocam, biz sizin Selçuk Üniversitesi ile bir çalışmanız olduğunu duyduk, ne gibi bir çalışmanız var açıklar mısınız?

Edindiğim tecrübe ve bilgileri Türkiye’deki yeni nesillere aktarmaktan her zaman gurur duyarım ve birçok Türk doktoru ve bilim adamı yetiştirdim. Bu amaca yönelik olarak, Sağlık Bakanlığından yazılı ve sözlü imtihanlar sonrası ihtisasım ve üst ihtisasımla ilgili tüm tescil belgelerimi aldım. Konya Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesinde de geçen ay önce gönüllü profesör olarak çalışmalara başladım. Oradaki arkadaşlarımla yapmak istediğimiz çalışmaların planları üzerinde görüşmelerimiz yoğun bir şekilde devam etmekte. Milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Prof. Dr. Fatih Uçkun kimdir?

BAŞARILARLA DOLU BİR HAYAT

1958 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Prof. Dr. Fatih Uçkun, ortaokul ve lise tahsilini İstanbul Alman Lisesinde tamamladıktan sonra Alman hükümetinden tıp tahsil bursu aldı. Bu burs ile tıp tahsilini 1983 senesinde Almanya Heidelberg Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladıktan sonra ABD Minnesota Üniversitesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anadalında uzmanlık eğitimimi ve Çocuk Hematolojisi, Onkolojisi ve Kemik İliği Nakli üstuzmanlık eğitimlerimi bitirdi. Minnesota Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1986-1990 yılları arasında yardımcı docent (assistant professor), 1990-1993 yılları arasında doçent (associate professor) ve 1993-1997 yılları arasında profesör (full professor) olarak çalıştı. 1996’da Minnesota Üniversitesi kendisine “Hughes Chair in Biotherapy” adı altında bir şeref kürsüsü verildi. 1995-1997 seneleri arasında Minnesota Üniversitesi Biyoterapi Enstitüsünün başkanlığını ve 1997-2008 seneleri arasında da yine Minnesota’da özel bir kanser merkezinin başkanlığını yaptı. 2009’da A.B.D Güney Kaliforniya Üniversitesi Keck Tıp Fakültesinin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalında profesör olarak çalışmaya başladı. Aynı üniversiteye bağlı Çocuk Kanser ve Kan Hastalıkları Merkezinin İlaç Geliştirme Programının başkanlığını yapıyor.

İnan Arvas / Cüneyt Bitikçioğlu

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2532 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim