• BIST 82.509
  • Altın 147,630
  • Dolar 3,7808
  • Euro 4,0420
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 14 °C
  • İzmir 11 °C

Özel hastaneler farklı branşlarda organ nakli yapmak için sıraya girdi

Özel hastaneler farklı branşlarda organ nakli yapmak için sıraya girdi
Son yıllarda özel hastanelerin de devreye girmesiyle bu alanda ciddi ilerleme sağlandı. Geçen yıl 3 bin 336 organ nakli yapıldı. Bu yıl beklenti 4 bin.

Ülkemizde organ nakli bekleyen 200 bine yakın insan var. Son yıllarda özel hastanelerin de devreye girmesiyle bu alanda ciddi ilerleme sağladık. Geçen yıl 3 bin 336 organ nakli yapıldı. Bu yıl beklenti 4 bin. Ancak organ bağışında bir arpa boyu yol alınamıyor...

3-9 Kasım’ın “Dünya Organ Nakli Haftası” olduğunu biliyor muydunuz? Belki çoğumuz için sıradan bir hafta. Ama bu haftanın farkına varmanızı isteyen binlerce insan var. Bu bir hafta boyunca Türk halkını organ bağışı konusunda bilinçlendirecek etkinlikler düzenleniyor. Ancak rakamlar gösteriyor ki sonuç hiç de iç açıcı değil.

Türkiye’de halen 60 bin kronik böbrek hastası var. 50 bin civarında kronik karaciğer hastası da yine aynı şekilde tıbbi takip altında. Bunlara kalp, akciğer, kornea gibi organların naklini bekleyenler eklendiğinde ortaya 200 bin civarında bir sayı çıkıyor. Oysa geçen yıl sadece 3 bin 336 hastaya organ nakli yapılmış. Varın tablonun ne kadar vahim olduğunu siz hesap edin...

NAKİL ARTIYOR AMA...

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2002’de 744 organ nakli gerçekleşmiş. 2010 yılında bu sayı 3 bin 336’ya çıkmış. 2002-2010 yılları arasında canlıdan ve kadavradan olmak üzere toplam 17 bin 304 organ nakli yapılmış. En fazla nakledilen organ 12 bin 743’le böbrek. En azı ise 9 nakille incebağırsak...

Türkiye’de organ nakli konusunda yeterli uzman ve altyapı mevcut. Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinden üniversite hastanelerine kadar birçok kurumda nakil yapılabiliyor. Son yıllarda özel sağlık kuruluşlarının da organ naklinde iddialı olmaya başladı. Halen hem kamu hem de özel sağlık kuruluşları bünyesinde 59 böbrek, 34 de karaciğer nakli merkezi hizmet veriyor.

ORGAN KITLIĞI VAR

Organ naklinde temel sorun organ bağışının azlığı yani organ kıtlığı. Türkiye’de nakli yapılan organlar ya canlıdan ya da beyin ölümü gerçekleşen vericilerden yani kadavradan alınıyor. Böbrek ve karaciğer nakillerinin yüzde 75’inden fazlası canlı kaynaklardan karşılanıyor. Oysa gelişmiş batı toplumlarında bu oran yüzde 50’nin altında. Yani ağırlıklı olarak beyin ölümü gerçekleşen vericilerden alınan organlar naklediliyor.

Medicana International Ankara Hastanesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Sadık Ersöz, organ naklinin önündeki en büyük engelin kadavradan yeterince organ alınamaması olduğunu söylüyor. Geçen yıl 70 milyonluk Türkiye’de beyin ölümü gelişmiş ve organları bağışlanmış kişilerden alınarak yapılan böbrek nakli sayısı sadece 400. Oysa organ bağış oranlarımız Avrupa ülkeleri ortalamasına ulaşmış olsaydı bu sayı 2 bin 500’e yakın olacaktı. Peki Türkiye’de sayı neden bu kadar az?

Kimine göre dini nedenler, kimine göre bilinçsizlik. Aslında Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 3 Mart 1980’de organ bağışının İslamiyet açısından günah olmadığını, organ ve doku naklinin caiz olduğunu açıkladı. Ancak toplum bu konuda yeterince ikna olmuş görünmüyor.

Medical Park Göztepe Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Doç. Dr. Serdar Kaçar, neden yeterince organ bağışı yapılmadığına farklı bir açıdan yaklaşıyor. Kaçar, bu konuda çuvaldızı özellikle sağlıkçılara batırıyor:

“Bence biz sağlıkçılar konuya yeteri kadar ilgi göstermiyoruz. Dünya standartlarında sağlık hizmeti verilen ülkemizde maalesef aynı standart beyin ölümü tespitinde sağlanamıyor. Bu konuda dünya standardı, yoğun bakım yatağı başına yılda 1 beyin ölümü tespitidir. Bu durumda ülkemizde yılda 4 bin 500 beyin ölümü tespit etmemiz beklenir. Ancak biz 2010 yılında sadece bin 36 beyin ölümü tespit edebildik. Bunun nedeni de yoğun bakımlarda beyin ölümü tanısını koyamamamız.”

“HASTALARIMIZ BİLİNÇSİZ”

Kaçar’a göre organ bağışındaki diğer bir sorun, diyalize giren hastaların büyük bir kısmının böbrek nakli diye bir tedavi yönteminden haberdar bile olmaması. Kaçar’ın bu tespiti, Türkiye genelinde organ nakli bekleyen hastaların listesinde karşılık buluyor. Nakil bekleyen hastalar için bir ulusal organ nakil listesi oluşturuluyor. Uygun bağış ve hasta eşleştirilerek nakiller gerçekleştiriliyor.

Ülkemizde halen 60 bin civarında hasta, kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi görüyor. Bunların 22 bini ulusal böbrek bekleme listesinde kayıtlı. Yine aynı şekilde 50 bin civarında kronik karaciğer hastası da tıbbi takip altında. Bunların da 2 bin kadarı ulusal karaciğer bekleme listesinde kayıtlı. Her gün bu listelere 25 civarında hasta ekleniyor. Ancak yine listelerde bulunan hastalardan her gün 15’inin organ beklerken hayatını kaybettiği belirtiliyor.

SGK’LILARDAN ÜCRET ALINMIYOR

Son yıllarda gerek Sağlık Bakanlığı gerekse SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu), organ naklinin önünü açan uygulamalara imza atıyor. Böylece hem organ bağışı hem de nakiller özendiriliyor. Hastalardan ameliyat karşılığında hangi isim altında olursa olsun ek ücret, katkı payı alınması yasak.

SGK’nın organ nakli için hem özel hem de üniversite hastanelerine yaptığı ödemeler de tatmin edici bulunuyor. Örneğin, üniversite hastanelerine böbrek nakli için 36 bin, karaciğer nakli için de 45-80 bin TL ödeniyor. Özel hastanelere ise yüzde 10 daha az ödeme yapılıyor. SGK, kadavradan kalp nakli için 70 bin TL ödeme yapıyor.

Bu haber toplam 4273 defa okunmuştur
Haberin Devamı  1 2 3  
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim