• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Bursa 6 °C
  • Antalya 13 °C
  • İzmir 9 °C

Parkinson önceden teşhis edilebilecek mi?

Parkinson önceden teşhis edilebilecek mi?
İşte parkinson hastalığının erken teşhisinde gelinen aşama... Kocaeli Üniversitesi'nde yürütülen çalışmalarda, özellikle parkinsonun hastalık öncesinde teşhis edilebilmesi için çalışmalar yapıldığı bildirildi.

Kocaeli Üniversitesi'nde yürütülen çalışmalarda, özellikle parkinsonun hastalık öncesinde teşhis edilebilmesi için çalışmalar yapıldığı bildirildi.

Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Kasap, 2007 yılında kurulan KABİ'de ciddi bir altyapıya sahip olduklarını belirterek, hücrelerdeki protein profillerini ortaya çıkardıklarını söyledi.

Kasap, hastalıklı hücreleri, sağlıklı hücrelerle karşılaştırma ya da hastalıklı hücreler ile biyolojik sıvılardan elde edilen protein profillerini, sağlıklı hücreler ya da sağlıklı biyolojik sıvılardan elde edilen protein profilleriyle karşılaştırdıklarını ve hastalığın molaküler mekanizmasını anlamaya çalıştıklarını ifade etti.

Nörodejeneratif hastalıklar başta olmak üzere 3 temel alanda araştırma hedefleri bulunduğuna değinen Kasap, şu bilgileri verdi:

''Özellikle parkinson hastalığı çalıştığımız alanlardan birisi. Erken başlayan parkinson hastalığıyla ilgili çalışıyoruz. Buhastalıkortaya çıktığında beyindeki motor neronların yaklaşık yüzde 70'i kaybedilmiş oluyor. Dolayısıyla uygulanan tedavi, semptomatik yani önleyici olmuyor. Parkinson hastalığını önceden tespit edebilmek ve gerekli önlemleri nöronlar kaybedilmeden alabilmek için çalışıyoruz. Parkin adı verilen bir protein var, onunla çalışıyoruz. Serumdan, kandan bu hastalığı tespit edebilme ve hastalıkla olan ilişkisini kurabilme yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Bu alanda farklı projelerde de çalışmalarımız devam edecek. Genel olarak açıklamak gerekirse, hastalığın semptomları çıkmadan teşhis, tetkik edebilme ve tedaviye yönelik önlemler alabilme amacıyla bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz.''

Yalnızca genetik değil, çevresel faktörlere bağlı olarak da gelişen parkinsonun gizemli bir hastalık olduğuna işaret eden Kasap, bu hastalıkla ilgili pek çok üniversitede çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

KÖK HÜCRE ÇALIŞMALARI
Kasap, bir diğer araştırma alanlarının ise kök hücre olduğuna dikkati çekerek, Kök Hücre ve Gen Tedavi Merkezi ile yürüttükleri ortak çalışmada kök hücredeki farklılaşmanın moleküler mekanizmasını anlamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Kasap, şöyle devam etti:
''Kök Hücre ve Gen Tedavi Merkezinde kök hücre izolasyonları yapılıyor ve izole edilen kök hücreler değişik hücre tiplerine farklılaştırılıyor. Diş pulpasından izole ettiğimiz mezenkimal kök hücreleri, osteojenik olarak farklılaştırıp, moleküler mekanizmasını anlamaya çalıştık. Organel seviyesinde kök hücreleri inceledik. Endoplazmik retikulum, mitakondri ve golgi organelindeki değişikliklere baktık. Golgi organelinin farklı bir dağılım gösterdiğini, farklılaşma öncesi ve sonrasında aynı olmadığını, hem morfolojik olarak hem de protein kontenti olarak farklı olduğunu gösterdik. Vardığımız sonuç itibariyle yeni bir farklılaşma markeri ortaya çıkardık. Bu buluşu genetik kongresinde sunacağız.''

KALP HASTALIKLARININ ÖNCEDEN TETKİKİ
Kardiyolojik hastalıklarla ilişkili çalışmalar da yaptıklarına değinen Doç. Dr. Murat Kasap, kalbin etrafını saran perikard zarın ürettiği perikard sıvısının proteomiks metodolijisini kullanarak protein profilini incelediklerini bildirdi.

''Ön çalışma niteliğinde ama tetkik konulamayan, perikard ile ilgili bir takım kalp rahatsızlıklarında tetkike yönelik çalışmalar yapıyoruz'' diyen Kasap, şunları kaydetti:

''Laboratuvar ortamında yaptığımız çalışmalar ileride kliniğe yansıyacaktır. Bunlar uzun soluklu, hem tetkik hem de tedavi açısından beklentilerimiz olan çalışmalardır.

Geçenlerde bir hastamızın perikard sıvısı, tetkik konulamadığı için 'Acaba bu hasta neden ekstra perikard sıvısı üretiyor?' diye bize gönderildi. O perikard sıvısından yaptığımız protein profillemesinde diğer kontrollere göre farklı bir protein profili gördük. Bu hastaya özel bir takım protein ekspresyonları var. Tetkike yönelik, hangi proteinler perikard sıvısının fazla miktarda üretilmesini sağlıyor? Bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Perikarddan ayrı olarak kalp dokusundan yaptığımız çalışmalar var. Kalp krizi geçiren hastalarımızda, 'acaba neler kalp krizini tetiklemiş olabilir?' onları da anlamaya çalışıyoruz. Kalp krizinin bir çok nedeni biliniyor, biz bilinmeyenleri araştırmaya çalışıyoruz. Sebebi bilinmeyen ya da önceden tetkiki mümkün olmayan hastalıkları, daha ortaya çıkmadan bir biyolojik sıvıdan, kan ya da doku örneğinden protein profillemesi yaparak ileride oluşup oluşmayacağını öğrenmeye çalışıyoruz.''

GEN ÜZERİNDEKİ MUTASYONLARI BELİRLEME
Kasap, laboratuvarlarında yapılan klonlama çalışmalarına ilişkin de şunları söyledi:
''Gen düzeyinde bakteri ve kompleks organizmaların klonlanmasını yapıyoruz. Bir çok hastalığın kaynağında mutasyonlar olduğu için gen üzerindeki mutasyonları belirlemeye çalışıyoruz. Geni önce klonluyoruz, dizisini çıkarıyoruz, mutasyonu belirliyoruz. Daha sonra klonladığımız geni vektör üzerine koyup tekrar hücre içine atarak hücrenin üzerindeki etkisini araştırıyoruz. Mutant geni, tekrar hücre içine koyup, proteine çeviriyoruz, sonra bu proteinin etkisini araştırıyoruz. Hücrenin büyümesine etkisi oluyor mu? Başka metabolik faaliyetlerini bozuyor mu? Bu mutasyon neden bir hastalığa sebep oluyor?''

Kasap, çalışmalarının henüz erken aşamada olduğunu, sonuçların ancak önümüzdeki yıllarda alınabileceğini sözlerine ekledi.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Bu haber toplam 2741 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Parkinson hastası iki katına çıkacak!19 Ağustos 2014 Salı 07:50
  • İlaç yan etki yapınca sürekli orgazm oldu08 Ağustos 2014 Cuma 18:28
  • Parkinson hastalarının yeni umudu: Beyin pili21 Temmuz 2014 Pazartesi 17:11
  • Parkinson hastasının beslenmesi nasıl olmalı?27 Haziran 2013 Perşembe 11:06
  • Diyabet ve Parkinson tedavisinde dev adım!16 Mayıs 2013 Perşembe 15:33
  • Parkinson hastalarına her yıl 10 bin kişi ekleniyor11 Nisan 2013 Perşembe 08:07
  • Parkinson teşhisinde yeni yöntem26 Haziran 2012 Salı 10:27
  • Parkinson aşısı ilk kez denendi06 Haziran 2012 Çarşamba 09:34
  • Parkinson, Son Değildir11 Nisan 2012 Çarşamba 08:03
  • Parkinson tedavisinde yeni umut25 Ağustos 2011 Perşembe 11:59
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim