• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Bursa 17 °C
  • Antalya 26 °C
  • İzmir 25 °C

SGK, Tıp Laboratuvarlarıyla neden sözleşme yapmalıdır?

SGK, Tıp Laboratuvarlarıyla neden sözleşme yapmalıdır?
"SGK’nın tıbbi laboratuvarlarla, laboratuvar testleri ile ilgili olarak sözleşme yapmasının birçok yönden gerekli ve doğru olduğu kanısındayız."

SGK’nın tıbbi laboratuvarlarla, laboratuvar testleri ile ilgili olarak sözleşme yapmasının birçok yönden gerekli ve doğru olduğu kanısındayız.

Bu gerekçeleri şöylece sıralayabiliriz:

1. Çünkü Vatandaş Cephesinden Bu Durum Gereklidir

• Vatandaşlar, SGK’ ya sağlık primi ödemektedir. Ancak, ödediği bu primin karşılığını tam olarak alamamaktadır. Çünkü seçenekleri sınırlıdır. Yalnızca hastaneler ve çoğu bunlara bağlı olan bazı tıp merkezleriyle sözleşme yapılmaktadır. Prim ödeyen vatandaş, bu primin karşılığını sadece bu kuruluşlarda kullanabilmektedir. Bir polikliniği, laboratuvarı ve muayenehaneyi seçememektedir. Ödediği primin, bu kuruluşları seçmek istediği takdirde bir karşılığı yoktur. Seçme hakkı kısıtlanmıştır.

• SGK, gerçekte prim ödeyen vatandaşın vekilidir. Onların adına bu parayı kullanmak zorundadır. Vatandaşın tercih hakkını kısıtlamamalıdır.

• Özel sağlık sigortaları, böyle uygulamamaktadır. Üyelerine tercih hakkı sağlamaktadır. Özel sigortaların, statü olarak SGK’ dan bir farkı yoktur.

• Diğer ülkelerde böylesine garip kısıtlamalar yoktur. Vatandaşın tercih hakkı önceliklidir.

• Hukuki olarak da son derece haksız ve çarpık bir uygulama olan bu durum hakkında, bazı vatandaşlar ve tüketici örgütleri yasal girişim başlatmak üzeredirler.

2. Ülke Çıkarları Yönünden Neden Sözleşme Gereklidir ?

Türkiye’ deki sağlık sistemi, oldukça yanlış ve çarpık bir yapılanma içindedir. Tüm ülkeler, ellerinden geldiği ölçüde ayaktan tanı ve tedavi kuruluşlarını yaymaya çalışmakta ve öncelikle bu tür kuruluşları desteklemektedirler. Çünkü ayaktan tanı ve tedavi kuruluşlarının hem yatırım, hem de hastaya yansıyan birim maliyeti çok daha düşüktür. Türkiye’ de ise durum tamamiyle tersidir. Öncelikle hastaneler desteklenmektedir. Halbuki bir hastanın ayaktan sağlık kuruluşlarında birim maliyeti 100 ise, hastanelerde 400- 500 ‘ dür. Bu yanlış, Sağlık Bakanlığı yönetiminin hatalı saplantıları ve yönlendirmeleri ile sürdürülmektedir.

SGK, bu yanlışa ortak olmamalıdır. Gerçekte şu anda SGK, hastanelerin bir numaralı fonlayıcısı durumundadır. Dolayısıyla, bu yanlışın en büyük destekçisi durumuna düşmüştür. Bu yanlış, sağlık giderlerinin de abartılı şekilde yükselmesine yol açmaktadır. Bu nedenle, ülke çıkarlarına aykırı bir sistemdir.

SGK, bu yanlışı düzeltmede birincil rol oynayabilir. Ayaktan tanı ve tedavi kuruluşlarını desteklemeye başlamak ve onlarla sözleşmenin kapılarını açmak, şu sıralarda tersine dönmüş olan bastonu, düz hale getirmeye, sağlık giderlerini azaltmaya ve ülke çıkarlarına uygun hale getirmeye yarayacaktır.

Aynı zamanda bu durum, SGK’ nın da yararınadır.

3. Genel Sağlık Sigortası’ nın Tam Uygulanması Yönünden de

Bu Durum Gereklidir

Şu andaki sistem, GSS’ den çok, HSS ( Hastaneler Sağlık Sigortası) görünümündedir.

GSS’nin ruhu ve amacı, her vatandaşın istediği hekimi ve sağlık kuruluşunu seçebilmesi hedefine yöneliktir. Ancak, şu anda böyle bir durum yoktur. Vatandaş, ancak hastaneleri ve çoğu onların uzantısı olan bazı tıp merkezlerini seçebilmektedir.

4. Laboratuvarlar Yönünden de Bu Durum Gereklidir

Yalnızca hastanelerle ve tıp merkezleriyle sözleşme yapılması, onları destekleme yanında, sağlık kuruluşları arasında da açıkça ayrım yapılması anlamına gelmektedir. Bu durum adaletli değildir. Laboratuvarların ve diğer ayaktan tanı-tedavi kuruluşlarının tasfiyesi sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle, 10 yıl önce 2000’den fazla olan tıp laboratuvarları sayısı, şu anda 100’ün altına düşmüş durumdadır. En büyük beş tıp laboratuvarından üçü, Almanlar’ ın ortaklığına ve kontrolüne geçmiş durumdadır. Ülke sağlık sistemi, adım adım yabancıların eline geçmektedir.

Bu ülkenin, kendi ulusal kuruluşlarına gereksinimi vardır. SGK, bu olumsuz sürecin parçası olmamalıdır. Kendi ulusal kuruluşlarını ve değerlerini desteklemelidir.

Ülkemizde, laboratuvar sisteminin tasfiye olması halkın ve ülkenin de yararına değildir. Bu nedenle, SGK, hem bu yönden, hem de sağlık kuruluşları arasında ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve adaletin sağlanması yönünden de tıp laboratuvarlarıyla sözleşme yapmalıdır.

Bu konuda, laboratuvar örgütleri de yasal girişim başlatma hazırlığındadırlar.

5. Sağlık Sistemindeki Boşluğun Giderilmesi Yönünden de

Sözleşme Gereklidir

Şu anda vatandaşlar, laboratuvar testleri yönünden hastane kuyruklarına mahkumdurlar. Halbuki, laboratuvarlarla sözleşme yapılmış olsa, bu kuyrukları beklemeden, doğrudan laboratuvarlara da gidebilirler. En azından, bu seçme hakkı onlara tanınmalıdır.

• Ayrıca, bağımsız laboratuvarlar her zaman için daha uzmanca ve kaliteli hizmet verirler. Bu kaliteyi seçme hakkı da vatandaşlara verilmelidir.

• Her hastanede her test yapılmıyor. Vatandaşların bu ihtiyaçlarının karşılanması yönünden de, özel laboratuvar seçeneği onlara tanınmalıdır.

• Birçok yerde aile hekimliği merkezleri kuruldu. Buralarda bakılan hastaların laboratuvar test gereksinimleri tamamen boşlukta yürüyor. Ya da kaçak-göçek, yetkisiz, uzmansız yapılmaya çalışılıyor. Bu tür merkezlerde, muayene edilen ve laboratuvar testi istenilen vatandaşların başvurabileceği bir seçenek olarak, özel laboratuvarlar gereklidir. Çünkü gerek özel, gerek kamu hastaneleri, hastaları tekrardan muayene etmeden, testleri kabul etmiyorlar. Bu durum da, SGK’ya ek bir maliyettir.

• Önümüzdeki dönemde, poliklinikler ve muayenehanelerle de sözleşme yapılması kaçınılmazdır. Bu süreci kimse durduramaz. Böyle bir durumda da, vatandaşların gideceği laboratuvar seçeneğine gereksinim bulunmaktadır.

AYAKTAN SAĞLIK KURULUŞLARIYLA SÖZLEŞME YAPILMAMASINDA BİR KAMU YARARI BULUNMAMAKTADIR

Hastaneler ve tıp merkezleriyle sözleşme yapılıp; poliklinik, laboratuvar ve muayenehanelerle sözleşme yapılmamasında hiçbir kamu yararı bulunmamaktadır. Çünkü SGK, her işlem için tüm kuruluşlara hasta ya da işlem başına aynı miktarı ödemektedir. Yani, SGK’ nın kasasından çıkan miktar, tüm kuruluşlar için aynıdır. Hatta, hastanelerde daha yüksektir.

Böyle olduğu halde, hastaneler ve tıp merkezleriyle sözleşme yapılıp, poliklinikler-laboratuvarlar-muayenehaneler ile sözleşme yapılmaması, birinci bölümdekiler lehine, ikinci bölümdekiler aleyhine açık bir rekabet ihlalidir ve haksız rekabet oluşturmaktadır. Bu uygulama, birinci bölümdekilerin güçlenmesine, ikinci bölümdekilerin tasfiye olmasına neden olacaktır. Bu sonuç ise, kamu yararına olmadığı gibi, açık şekilde tekelleşmeyi güçlendireceği ve giderleri artıracağı için, kamusal zarar oluşmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle:

- Hem vatandaşın sağlık hizmetlerine daha kolay erişimi yönünden, kuruluş sayısını yaygınlaştırarak, seçeneklerini ve seçme hakkını artırmak,

- GSS (Genel Sağlık Sigortası)’ yi tam olarak uygulamak,

- Sağlık harcamalarını kontrol altına alarak, bütçe dengelerini daha iyi düzeyde sağlamak,

- Sağlık kuruluşları arasında ayrımcılığı kaldırarak, haksız rekabetin sürdürülmesine ve rant oluşumuna engel olmak için, standarda uyan tüm sağlık kuruluşlarıyla SGK tarafından sözleşme yapılmalıdır.

Dr. Funda Koçdoğan
Telefax: (0216) 348 26 12 TıpLab
e-mail : tiplab@tiplab.org Tıp Laboratuvarları Derneği
Adres : Bağdat Cd. No:28/3 Yönetim Kurulu adına
Kızıltoprak/ Kadıköy/İstanbul Genel Sekreter

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2690 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim