Sağlık Aktüel
25 Mayıs 2012 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
08 Mart 2011 Salı 13:11

Sigara ve kolesterol Sarı Nokta’yı tetikliyor

Erken dönem Sarı Nokta hastalığı, kişinin sigara alışkanlığı ve yüksek dansiteli kolesterol seviyelerinin düşük olması ile ilişkili ve işitme engellilerde Sarı Nokta daha sık görülüyor.

JAMA/Archives dergilerinden biri olan Archives of Ophthalmology dergisinde yayınlanan bir makalede, erken dönem Sarı Nokta hastalığı (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu) ile ilgili yürütülen son araştırma raporları yayınlandı. Rapora göre, erken dönem Sarı Nokta hastalığı, kişinin sigara alışkanlığı ve yüksek dansiteli kolesterol (HDL, ‘iyi’ kolesterol) seviyelerinin düşük olması ile ilişkili ve işitme engellilerde Sarı Nokta daha sık görülüyor.

Orta ya da daha ileri yaşlardaki kişilerde Makula Dejenerasyonu’nun (MD) görülme sıklığının incelendiği araştırma, Madison, Wisconsin Üniversitesi’nden Ronald Klein ve ekibi tarafından yaşları 21 ile 84 arasında değişen 2.810 katılımcı ile gerçekleştirildi.

Tüm katılımcıların %3.4, 21-34 yaş arasında %2.4, 65 yaş ve üstünden oluşan katılımcıların %9.8’inde MD saptandı. Yaşın yanında erkek cinsiyet, uzun süre sigara kullanımı, işitme engelli olmak MD için risk faktörlerini oluştururken, HDL kolesterolün yüksek olmasının riski düşürdüğü tespit edildi.

40 yaşın altındaki kişilerde MD görülme sıklığı konusunda yeterli bilginin olmadığı vurgulanan makalede bu bilgilerin MD için risk faktörlerinin anlaşılmasında ve hayatın erken döneminde hastalığı etkileyebilecek faktörlerin belirlenmesinde önem taşıdığı belirtildi.

Özet olarak sigara ve HDL kolesterol seviyesinin düşük olması gibi bazı değiştirilebilir faktörleri erken Makula Dejenerasyonu ile ilişkilendiren raporda özellikle erken yaşlarda Makula Dejenerasyonu’nun nasıl geliştiği ve risk faktörlerine ilişkin daha detaylı bilgiler elde etmenin hastalığı önlemede büyük önem taşıdığına yer verildi.

MD’den korunmak için sadece sigara içmemek ya da kolesterol seviyesini dengede tutmak yeterli olmuyor. Araştırmalar, lutein ve zeaksantin içeren besinler tüketmenin hastalığı engellemede büyük önem taşıdığını gösteriyor. Ancak bu yiyeceklerden yeterli miktarda alabilmek günlük yaşamda mümkün olamayabiliyor. Çünkü yeterli miktarı tüketebilmek için belirtilen besinlerden günlük olarak çok fazla miktarlarda yemek gerekiyor. (Örn: Günlük 1,2 kg mısır veya 48 adet yumurta gibi) Bu öğeler, mikronutrisyon* ürünleri yani lutein ve antioksidan desteği olarak dışarıdan sağlanabiliyor ve Sarı Nokta hastalığı riski önemli oranda azalabiliyor.

* Mikronutrisyon, mikro beslenme ile eş anlamlı olup, özellikle vücut için gerekli besin desteklerinin istenen oranda alınması şeklinde tanımlanabilir. Mikro beslenmenin en net örneklerinden birinin lutein ve diğer antioksidanlar içeren vitaminler olduğu söylenebilir.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Bu haber toplam 1043 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.