• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -8 °C
  • İstanbul 0 °C
  • Bursa -3 °C
  • Antalya 3 °C
  • İzmir 2 °C

"Uyuşturucuyla mücadele alkol ve sigara mücadelesiyle başlar"

"Uyuşturucuyla mücadele alkol ve sigara mücadelesiyle başlar"
"Alkole yapılan zamların uyuşturucu kullanımına yönelttiği yönünde bir durum söz konusu mu" sorusuna karşılık Müezzinoğlu, böyle bir durumun söz konusu olmadığını vurguladı.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, ''Türkiye Cumhuriyeti devletinin millete hizmet eden kadroları asla herhangi bir grubun tekelinde olamaz, herhangi bir grup 'bu milletin hak ve hukukunu ben yöneteceğim, güçlüyüm' diyemez'' dedi.

Bakan Müezzinoğlu, Edirne Emniyet Müdürlüğü Polis Bahçesi'nde düzenlediği basın toplantısında, Edirne'de yaşanan kuvvetli yağışın neden olduğu sorunları değerlendirdi ve soruları yanıtladı.

Bir basın mensubunun, "17 Aralık operasyonları sonrası Edirne'de herhangi bir çalışma yürütülüyor mu?" sorusu üzerine Bakan Müezzinoğlu, siyasi iktadarların görevinin 77 milyon insanın hak ve hukukunu korumak olduğunu söyledi.

Türkiye'nin cumhuriyet dönemince pek çok güç odaklarıyla mücadelesinin olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti devletinin millete hizmet eden kadroları asla herhangi bir grubun tekelinde olamaz, herhangi bir grup 'bu milletin hak ve hukukunu ben yöneteceğim, güçlüyüm' diyemez Hakkını ve haddini bilmeyip 'her şeye ben yön vereceğim' diyorsa, bu hangi grup olursa olsun birileri buna haddini bildirir.

Bu 'a' grubu 'b' grubu, şuranın ötesi berisi… Ülkede hukuk devleti varsa, bu milletin ortak değerleri varsa yönetimin tek bir görevi var, 77 milyon insanın hukukunun önüne hiç kimseyi geçirmemektir. Milletin hak ve hukukunun önüne geçecek hangi grup varsa, siyasi iktidarlar onlara rıza gösteriyorsa vebal altındadır ve millet de bunun hesabını sorar. Türkiye yalnız okyanus ötesiyle mücadele etmedi, cumhuriyet döneminde çok farklı güç odakları bu millete bedel ödetti, millet gereken cevabı verdi. Milletin hak ve hukukunu korumayan siyasi iktidar bu ülkede kalıcı olamaz."

-Uyuşturucuyla mücadele

Özellikle, uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin bir soru üzerine Müezzinoğlu, mücadelenin topyekun yürütüldüğünü belirtti.

Medya mensuplarını uyuşturucu maddelerin isimlerini algıda değişiklik oluşturacak şekilde kullanmamaları yönünde uyaran Müezzinoğlu, şunları söyledi:

"Arkadaşlar, 'bonzai' diye tabir etmeyin, uyuşturucu deyin. 'Tütünle mücadele' diyoruz, bunu 'Yenice sigarası, mentollü sigarayla mücadele' diye ayırmadık. Bu da uyuşturucu ve çeşitleriyle mücadele. Piyasanın istismarcıları bu kelimeleri bilerek seçiyor ve toplum algısı yaratmaya çalışıyorlar. Ne olur uyuşturucu deyin. Hafifi, şu şekli bu şekli yok."

Müezzinoğlu, son dönemde sentetik uyuşturucuların riskli bir hal aldığının altını çizerek, şöyle konuştu:

"Sentetik üretiyorlar, çok riskli boyutlara gitti. Bu, öldürücü ve gençlerin hayatını karartan, ölüme götüren bir uyuşturucu ürün çeşidi. Bizim mücadelemiz uyuşturucunun tümüyle. Çünkü ülkemizde 110, dünyada 300 çeşidin üzerinde rakam söyleniyor. Bizi medya olarak birileri bizi kendi tuzağına düşürmemeli. Uyuşturucuyu toplum algısında hafifletecek kelime seçilmemeli. Biz mücadelemizde son yıllardaki, 2010 yılından sonra ülkemize sentetik uyuşturucular gelmeye başladı. Her geçen gün çeşitleniyor ve internette pazarlamada kullanıyorlar."

Bakan Müezzinoğlu, mücadeledeki tedbir ve önlemlerin 1 ay içinde şekillenerek, bir kısmının kamuoyuyla paylaşılacağını bir kısmının ise icraat kısmında uygulanacağını belirtti.

-"Uyuşturucuyla mücadele alkol ve sigara mücadelesiyle başlar"

"Alkole yapılan zamların uyuşturucu kullanımına yönelttiği yönünde bir durum söz konusu mu" sorusuna karşılık Müezzinoğlu, böyle bir durumun söz konusu olmadığını vurguladı.

Sigara ve alkolle mücadelenin güçlü şekilde yürütülmesinin uyuşturucuyla mücadeleye de katkı sağlayacağına işaret eden Müezzinoğlu, "Uyuşturucu kullananların yüzde 95'i önce sigara, uyuşturucu kullananların yüzde 85'i önce alkol kullanıyor. Önce sigara, alkol varsa bu işin başlangıcında bunlarla mücadelemizi çok güçlü yapmalıyız ki uyuşturucuyla mücadelemizde o kadar etkili olsun. 'Alkol ve tütün mücadelemizdeki tedbirler, buraya kaydırdı' gibi bir yanlışa sapmamalıyız. Uyuşturucu kullanan 12 yaşındaki bir çocuğun raporunda 9 yaşında sigaraya başladığını, 10 yaşında da babasının alkole alıştırdığı yazıyor. Şimdi burada sigara ve alkole koyulan vergiyi suçlu gibi gösterirsek en büyük yanlışı yaparız'' değerlendirmesinde bulundu.

-"Sarin gazıyla ilgili tedbir gündemimizde yok"

Müezzinoğlu, "Sarin gazı kullanılacağı ve bununla ilgili tedbir alınması şeklinde Bakanlığın genelge gönderdiği bilgisi doğru mu'' yönündeki soruya ise "Bu konuda bir yıl önce Esed yönetiminin kendi insanı için kullandığı dönemde sınır bölgelerimizde uyarıcı tedbirleri Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de desteğiyle aldık ama o günün gündeminde tedbir açısından tedbirleri aldık. Son dönemde böyle bir ihbar , böyle bir hassasiyet gelmedi'' yanıtını verdi.

Edirne'de 2 gün önce yaşanan kuvvetli sağanak sonrası bölgede alınacak tedbirler kapsamında önceliğin zarar gören vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi yönünde olacağını aktaran Müezzinoğlu, şöyle dedi:

"Edirne'de Uzunköprü merkezli ve kısmen de Meriç ilçesini etkileyen yağış nedeniyle köylerimizde ve Uzunköprü ilçemizdeki sosyal konutların girişlerinde su basması, Sığırcılı ve Aslahanlı köylerinde bazı evlerin yıkılması gibi konutlarda hasarlar var, onun dışında buğdaylarda su altında kalma sorunu var, diğer taraftan da yine Uzunköprü'de geniş arazi alanlarında su baskını durumu var.

Genel değerlendirmeleri ilgili kurumlarımız tespit olarak, alt yapısı çöken, 3 köprümüz yıkıldı, bunların yeniden yapılmasının tespitleri yapıldı. Vatandaşın yanında olan bir destek yönetimi var, gıda yardımı ihtiyacı olanlara sıcak yemek verildi. Sevindiğimiz tek boyut can kaybı yok. Onun dışında hepsi telafi edilebilir sorunlar.

Gerek yerel dinamiklerle çözülecek sorunlar var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden alınan desteklerle rahatlamalar var, hükümete, ilgili bakanlara götürerek çözeceğimiz tespitler var. Pazartesi günü de Bakanlar Kurulu'nu ilgilendiren bir konu olursa onu da taşıyacağız. Evlerinde rahat olamayan vatandaşlarımız var, ev eşyasını kullanamayan vatandaşlarımız var. Bunların tamamını bayram öncesi inşallah çözeceğiz. Oturulmayacak 31 evle ilgili projelendirmeyi planlayacağız."

-"Dere yatağındaki sorun yalnız Edirne'de değil"

Dere yatağında bulunan evlerle ilgili bir çalışma yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruya da Bakan Müezzinoğlu, şu yanıtı verdi:

"Bu, yalnızca Edirne için değil, Türkiye genelinde dere yataklarında ölçüsüz imar veriyoruz ya da göz yumarak kaçak yapılara izin veriyoruz. Dere yatakları çevresinde yüzde elli artan su geldiğinde problem başlıyor. Doğaya yaptığımız her yanlışın bedelini doğa bir gün alır. Kimseyi suçlamak istemiyorum, orada izin veren yerel yönetici de kaçak yapıyı yapan da bu ülkenin insanı.

Suçlu aramak yerine özeleştirimizi doğru yapmamız lazım, doğru tedbirleri de uygulamamız lazım. Çünkü o zaman geldiğinde bu işin partisi yoktur. Uzunköprü'nün içinde, köylerimizde de bu sorun var. Keşke bu sorun sadece Uzunköprüde olsa da bunu özel bir projeyle çözsek. Biraz kültürümüzdeki sorunlar, son yıllarda insanımız kural dışılığı meşrulaştırmayı çalışıyor. İnşallah yerel yöneticisi, iktidar, idaresi kim ne için yaptığından ziyade, doğruları kararlı bir şekilde yapmalıyız. Karadenizli değiliz ama 'ha bu' da bize ders olsun."

Bakan Müezzinoğlu, selin yarattığı maliyetin henüz hesaplanmadığını ancak boyutun ciddi olduğunu ifade etti.

"Çakmak Barajından bilinçsiz su salındığı ve CHP'li belediyelerin bölgeye itfaiyelerini göndermesinin siyasi olup olmadığı" yönündeki sorulara karşılık da Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Çakmak Barajı bu bölgenin en büyük zenginliği olacak. Gündelik yaşadığımız sorunlara bakarak duygusal reaksiyonları merkeze getirerek zenginliğimize felaket gözüyle bakmak yanlış. Çakmak Barajı bölgenin zenginliğine zenginlik katacak. Kapakların otomatik açılma-kapanması tamamlanmadığı için hızlı su gelmede de 'hadi git bakalım kapakları kapat' hayati tehlikesi olduğu için, inşaat dönemlerinde bu sorunlar olur. Bu yağışlarda barajın faydası olmuştur, zararı olmamıştır...

Belediyeler doğru yapmışlar, belediyeler, idareler de orada olmalı. Siyaset için bile yapıyor olması dahi eleştiri konusu olamaz.''

Bu haber toplam 1726 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim