• BIST 14141.97
  • Altın 6871.14
  • Dolar 48.4258
  • Euro 56.3503
  • Ankara 24 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Bursa 25 °C
  • Antalya 36 °C
  • İzmir 32 °C

2 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Şekerli ve Gazlı İçecekler Depresyon Riskini Artırıyor, Kahve İse Düşürüyor

2 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Şekerli ve Gazlı İçecekler Depresyon Riskini Artırıyor, Kahve İse Düşürüyor
Depression and Anxiety dergisinde yayımlanan ve 59 araştırmayı kapsayan dev analiz, şekerli meşrubat ve gazlı içecek tüketiminin depresyon ile kaygı riskini yükselttiğini; kahve tüketiminin ise depresyon riskini düşürdüğünü ortaya koydu.

22 ülkeden 2 milyon 50 bin 716 katılımcının verileriyle gerçekleştirilen kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analiz, günlük içecek tercihlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. PubMed, Web of Science ve PsycINFO gibi temel veri tabanlarındaki araştırmaların incelendiği çalışmada, şekerle tatlandırılmış içecekler, bubble tea, gazlı içecekler ve enerji içeceklerinin yüksek miktarda tüketimi depresyon ve kaygı ile pozitif yönde ilişkili bulundu.

Şekerli İçeceklerde Risk Yüksek, Kahve Depresyonu %13 Azaltıyor

Birleştirilmiş analiz sonuçlarına göre şekerle tatlandırılmış içeceklerde depresyon olasılık oranı 1,29, bubble tea'de 2,62, gazlı içeceklerde 1,81 ve enerji içeceklerinde 1,30 olarak hesaplandı. En güçlü ilişkinin çocuk ve ergen grupta görüldüğü araştırmada; kahve ise tamamen zıt bir tablo çizdi. Daha yüksek kahve tüketiminin depresyon riskinde yaklaşık yüzde 13'lük bir düşüşle (0,87 olasılık oranı) ilişkili olduğu saptandı.

"Neden-Sonuç İlişkisi İçin İleri Araştırmalar Gerekiyor"

Uzmanlar, araştırmaya dahil edilen çalışmaların büyük bölümünün kesitsel (zaman eşli) nitelikte olması sebebiyle bulguların doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Kahvedeki antioksidan ve anti-inflamatuar bileşenlerin koruyucu bir etki sunabileceği tartışılsa da; beslenme, uyku ve yaşam tarzı gibi değişkenlerin sonuçlarda rol oynayabileceği, bu nedenle kesin yargılar için ileriye dönük kohort araştırmalarına ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 128 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    12345
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim