Mahkeme dosyasına giren kritik iddialar
Mahkeme heyetinin okuduğu evraklar arasında Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğünün 11 Aralık 2025 tarihli yanıtı dikkat çekti. Üniversite yönetimi, hastanede söz konusu histeroskopi cihazının bulunmadığını ve cihazın kim tarafından temin edildiğinin bilinmediğini resmi olarak bildirdi.
Dava sürecinde yer alan iddialar, ameliyat sırasında kullanılan cihaz ve verilen sıvı miktarına ilişkin ciddi tartışmaları gündeme taşıdı.
“Aşırı sıvı yüklemesi” ve ameliyat süreci iddiaları
Ameliyat ekibinde yer alan anestezi asistanı ve uzmanların ifadelerine göre, operasyon sırasında normalden çok daha yüksek miktarda sıvı verildiği öne sürüldü. Bazı tanıklık ifadelerinde kısa sürede on binlerce mililitre sıvı uygulandığı iddiası yer aldı.
Anestezi uzmanlarının beyanlarında, hastada ciddi fizyolojik değişiklikler gözlemlendiği, akciğerlerde sıvı birikimi ve ağır komplikasyonlar geliştiği ifade edildi.
“Hizmetli personel cihazı kullandı” iddiası
Dosyada yer alan tanıklıklara göre, ameliyathane ekipmanlarının kullanımında yetkisiz personelin müdahil olduğu öne sürüldü. Bir uzman, cihaz üzerindeki “flush” düğmesine bilinçsiz şekilde basılması sonucu kontrolsüz sıvı yüklemesi oluşmuş olabileceğini belirtti.
Bir başka ifade ise cihazın “demo” niteliğinde olabileceği ve kullanım sürecinin net şekilde denetlenmediği yönünde oldu.
Savunma ve hukuki süreç
Ameliyatı gerçekleştiren cerrah ise suçlamaları kabul etmeyerek, ölümde farklı tıbbi komplikasyonların etkili olabileceğini savundu. Kesin kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi talep edildi.
Antalya 3. İdare Mahkemesi ise hastane yönetiminin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle idareyi 2 milyon TL tazminat ödemeye mahkûm etti.
Dosya Adli Tıp Kurumu’nda
Mahkeme, 27 litreyi bulan sıvı kullanımı iddiası ve cihazın statüsüne ilişkin çelişkilerin giderilmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderilmesine karar verdi. Nihai raporun davanın seyrini belirlemesi bekleniyor.
















































