"Bu Ameliyatı Yapabilirim" Sözüne Güvendi
Ocak 2024'te spor yaptığı esnada sağ diz kapağı çıkan, bağları kopan ve kemiği kırılan Selvihan Özdemir, ilk müdahalenin ardından devlet hastanesi acil servisindeki hekimler tarafından kapsamlı bir operasyon geçirmesi gerektiği konusunda uyarıldı. Görüştüğü birçok hekimden "Bu ameliyatı yapamam" yanıtını alan genç kadın, bir arkadaşının tavsiyesi üzerine ilçedeki özel bir hastanede görev yapan Uzm. Dr. M.B.E.'ye başvurdu. Hekimin ameliyatı başarıyla gerçekleştirebileceğine dair verdiği güvence üzerine Özdemir, Mart 2024'te ameliyat masasına yattı.
Hastanede ameliyat öncesi herhangi bir yeni röntgen çekilmediğini belirten Özdemir, operasyon sabahı doktorun hiçbir şikayeti olmayan sol bacağına ameliyat işareti koyduğunu ifade etti. Durumu, "Sağ bacağıma nakil yapılacağı için greft (doku/kemik) alınacak" şeklinde yorumlayan Özdemir, narkoz verilerek uyutuldu.
Ameliyattan Sonra Korkunç Gerçekle Yüzleşti
Narkozun etkisinden çıkıp servisteki odasına alınan Selvihan Özdemir, sol bacağında şiddetli bir yanma ve acı hissederken, asıl sakat olan sağ bacağında hiçbir hissiyat olmadığını fark etti. Refakatçi olan ağabeyinin sargıları kontrol etmesiyle, hiçbir sorunu bulunmayan sol bacağın ameliyat edildiği, sakat olan sağ bacağa ise dokunulmadığı ortaya çıktı.
Olayın ardından hastaneye çağrılan Dr. M.B.E.'nin ilk etapta hatayı kabul etmek istemediği, "Sıralama yanlış, aslında iki bacakta da sorun var" dediği öne sürüldü. Ancak ailenin tepkisi üzerine geri adım atan hekimin, hatalı ameliyat yaptığını itiraf ederek tüm tedavi masraflarını üstleneceğine dair kendi imzası bulunan yazılı bir tutanak sunduğu iddia edildi. Durumun jandarma ekiplerine bildirilmesiyle olay adli makamlara intikal etti.
2 Yıllık Hukuk Mücadelesi ve 2 Milyon TL'lik Dava
Yaşanan bu skandalın ardından apar topar Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen Özdemir, burada yatağa bağımlı halde geçirdiği 15 günün ardından asıl sakat olan sağ bacağından da ameliyat edildi. Böylece bir ay içinde her iki bacağından da operasyon geçirmek zorunda kalan genç kadın, uzun süre yürüyemediğini ve ağır psikolojik travmalar yaşadığını belirtti. Şu an 30 yaşında olan Özdemir, bacaklarının bükülmediğini, koşamadığını ve uzun süre ayakta kalamadığını ifade ederek kalıcı hasar kaldığını vurguladı.
Olayın ardından başlatılan cezai soruşturmada, Sağlık Bakanlığının soruşturma izni vermemesi ve eksik evrak gerekçesiyle savcılık tarafından takipsizlik kararı verildi. Ancak pes etmeyen Selvihan Özdemir ve avukatı Ayşegül İnal, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan mağduriyeti belgeleyen resmi bir rapor aldı. Alınan bu yeni raporun ardından, "hatalı teşhis ve tedavi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini" talebiyle Dr. M.B.E. ve ilgili hastane aleyhine 2 milyon liralık tazminat davası açıldı.
"Bu Bir Komplikasyon Değil, Tamamen Tıbbi Hata"
Müvekkilinin yaşadığı mağduriyete ilişkin hukuki süreci değerlendiren Avukat Ayşegül İnal, tıbbi uygulama hatası (malpraktis) davalarında mahkemelerin genellikle durumun bir "komplikasyon" (öngörülebilir risk) olup olmadığına baktığını hatırlattı. Ancak bu olayda kesinlikle bir komplikasyonun söz konusu olmadığını vurgulayan İnal, "Müvekkilimin hiçbir şikayeti olmayan, tamamen sağlıklı durumdaki yanlış bacağı ameliyat edilmiştir. Bu açık bir tıbbi hatadır" diyerek adaletin yerini bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Hakkında ağır iddialar bulunan Dr. M.B.E. ve görev yaptığı özel hastane yönetimi ise konuya ilişkin sessizliğini koruyor.


















































