Türkiye'de yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 16’sını doğrudan etkileyen ve tıp dünyasında "sinsi tehlike" olarak adlandırılan kronik böbrek hastalığı (KBH) ile mücadelede devrim niteliğinde bir yatırım hamlesi hayata geçiriliyor. Diyaliz ve nefroloji alanında küresel ölçekte bir güce ulaşan Daviva Şirketler Grubu, hastanecilik sektörüne adım atarak Türkiye'nin sağlık altyapısındaki en büyük eksikliklerden birini kapatmak için kolları sıvadı. Grubun ilk hastane yatırımı olan ve 20 Temmuz’da resmi olarak kapılarını açacak Daviva Avcılar Hastanesinin basın toplantısında konuşan Daviva Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Yavuz, diyaliz sektöründeki 20 yıllık köklü tecrübelerini yepyeni ve benzersiz bir vizyonla hastanecilik alanına taşıyacaklarını ilan etti.
"Farkındalık Yüzde 2’nin Altında, Kriz Çok Sinsi"
Türkiye'deki böbrek sağlığı tablosunun sanılandan çok daha ciddi ve alarm verici düzeyde olduğunu belirten Dr. Hakan Yavuz, toplumun bu konuda adeta bir bilgi körlüğü yaşadığına dikkat çekti. Kronik böbrek rahatsızlıklarının son evreye gelene kadar belirti göstermeyebileceğini hatırlatan Dr. Yavuz, sahadaki çarpıcı verileri şu sözlerle aktardı:
"Türkiye, yetişkin nüfus yapısı incelendiğinde kronik böbrek hastalığı prevalansının en yüksek olduğu ve bu açıdan çok büyük risk altında bulunan ülkelerden biri. Şu an ülkemizde 68 binin üzerinde vatandaşımız hayatını sürdürebilmek için diyaliz tedavisi görmek zorunda kalıyor. İşin en ürkütücü ve bu sinsi sağlık krizini daha da tehlikeli hale getiren boyutu ise, hastalığın toplumdaki farkındalık oranının yüzde 2’nin bile altında olmasıdır. İnsanlar böbreklerini kaybetme aşamasına gelene kadar durumun farkına varmıyor. İşte bu sinsi gidişata dur demek ve ülkemizin böbrek hastalıklarının tedavisi alanındaki ciddi uzman hastane ihtiyacını karşılamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur."
Dünyanın İlk 10 Devinden Biri
Bir diyaliz şirketi olarak çıktıkları yolculukta bugün ulaştıkları küresel başarı grafiğine de değinen Dr. Hakan Yavuz, Daviva’nın sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da bir marka haline geldiğini vurguladı. Yılda ortalama 9 bin hastaya, tam 1 milyon seans diyaliz uygulaması gerçekleştiren devasa bir operasyonel gücü yönettiklerini belirten Dr. Yavuz, "Şu an diyaliz hizmetleri kapasitemizle Avrupa’nın ilk 5, dünyanın ise ilk 10 büyük kuruluşu arasında yer alıyoruz. Sadece hizmet sektöründe değil, üretimde de varız. 2 yıl önce kurduğumuz ilaç firmamızla, doğrudan böbrek hastalarının tedavisinde kritik öneme sahip nefroloji ilaçlarını yerli ve milli imkanlarla üretiyoruz" diyerek grubun tıbbi ekosistemini anlattı.
Sağlıkta Yeni Hedef: 7 Hastane ve En Az 2 Dev "Böbrek Merkezi"
20 Temmuz'da hizmete girecek olan Daviva Avcılar Hastanesinin her ne kadar genel bir hastane konseptinde hizmet vereceğini belirtse de, kendisinin bir diyaliz doktoru olduğunu anımsatan Dr. Hakan Yavuz, asıl vizyoner hedeflerinin Türkiye'de daha önce benzeri yapılmamış branş hastanelerini kurmak olduğunu söyledi. Hastanecilik sektöründe hızla büyüyeceklerinin altını çizen Yavuz, gelecek projeksiyonunu şu stratejik planla paylaştı:
"Yeni adım attığımız hastanecilik alanında kısa ve orta vadede hastane sayımızı hızla artırarak 7’ye çıkaracağız. Ancak bizim gönlümüzde yatan ve bu ülkeye kazandırmak istediğimiz asıl büyük vizyon, bu 7 hastaneden en az 2 tanesini tamamen böbrek sağlığına ve tedavisine adamak. Bu iki merkez; organ nakli (transplantasyon) ünitelerinden nefrolojiye, invaziv radyolojiden kardiyovasküler cerrahiye kadar böbrekle ilgili, böbrek hastalarının ihtiyaç duyabileceği her türlü yandalı ve uzmanlık branşını tek bir çatı altında barındıran tam teşekküllü böbrek kompleksleri olacak. Türkiye'de bu entegre modelde başka bir örnek yok ve biz bu ihtiyacı karşılayacak olmanın gururunu yaşıyoruz."





















































