• BIST 12433.5
  • Altın 6908.37
  • Dolar 43.5084
  • Euro 51.3928
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Bursa 10 °C
  • Antalya 13 °C
  • İzmir 14 °C

Bayındır Sağlık Grubundan dev kadın sağlığı semineri

Bayındır Sağlık Grubundan dev kadın sağlığı semineri
Bayındır Söğütözü Hastanesi, kadın sağlığına dair toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlediği “Kadın Sağlığına Dair Her Şey” başlıklı seminerde, her yaştan kadını uzmanlarla buluşturdu.

Yoğun katılımın olduğu söyleşi, 31 Ocak Cumartesi günü Bayındır Söğütözü Hastanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Esra Aktepe Keskin, Doç. Dr. Deniz Esinler, Op. Dr. Aylin Aker Ayrım ve Op. Dr. Ertan Öztürk katılımcıların merak ettiği soruları yanıtladı.

İnteraktif bir ortamda ilerleyen etkinlikte modern tıbbın sunduğu yeni tedavi yöntemlerinden erken tanının hayati önemine kadar pek çok konu, alanında uzman isimler tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.

Ocak ayının Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı olması dolayısıyla düzenlenen etkinlikte rahim ağzı kanseri ve HPV hakkında da hayati bilgiler paylaşıldı.

HPV’den rahim ağzı kanserine,  yüksek riskli gebelikten menopoza kadar pek çok kritik başlığın ele alındığı etkinlikte uzman isimler Türkiye Klinikleri TV’nin sorularına yanıt verdi.

“Aşılama sayesinde HPV enfeksiyonundan korunmak mümkün”

Prof. Dr. Esra Aktepe Keskin, Türkiye Klinikleri TV mikrofonuna yaptığı açıklamada, kadın sağlığının toplumların gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli göstergelerden biri olduğuna dikkat çekti.

Kadınların hem doğurganlık hem de çocukların yetiştirilmesindeki rolüne işaret eden Prof. Dr. Keskin, “Sağlıklı kadın, sağlıklı toplum demektir. Bu nedenle kadın sağlığı, genel toplum sağlığının temelini oluşturur ve birincil derecede önem taşır.” dedi.

Jinekolojik hastalıkların oldukça geniş bir yelpazeye sahip olduğunu ifade eden Keskin, bu hastalıklarda erken tanı, doğru tedavi ve önleyici yaklaşımların hayati önem taşıdığını söyledi.

HPV’nin cinsel yolla bulaşan ve sanılandan çok daha yaygın görülen bir virüs olduğunu dile getiren Prof. Dr. Keskin, günümüzde HPV’ye karşı etkili bir aşının bulunduğunu hatırlattı.

HPV’nin yalnızca kadınlar açısından değil, erkekler açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Keskin, “Aşılama sayesinde HPV enfeksiyonundan korunmak mümkündür. HPV, önlenebilir bir enfeksiyondur.” diye konuştu.

HPV enfeksiyonunun önlenmesinde aşılama ve serviks kanserine yönelik tarama testlerinin düzenli yapılmasının kritik olduğunu ifade eden Keskin, kadınlara düzenli kontrollerini aksatmamaları çağrısında bulundu.

“21 yaşından itibaren her kadının düzenli smear testi yaptırmalı”

Op. Dr. Ertan Öztürk, de kadın sağlığında temel hedeflerinin kadınların bilinçlenmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Kadın hastalıklarının önlenebilir ve erken tanı konulabilir hastalıklar olduğunun altını çizen Op. Dr. Öztürk, düzenli jinekolojik muayenenin birçok sağlık sorununu ortaya çıkmadan engelleyebildiğini ifade etti. Bu nedenle özellikle annelerin ve tüm kadınların bu konuda bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Serviks kanserinde erken tanıyı mümkün kılan en önemli adımın jinekolojik muayeneye başvurmak olduğunu vurgulayan Op. Dr. Öztürk, jinekolojik muayeneye gelen kadınlarda hem klinik değerlendirme hem de tarama testleri sayesinde hastalıkların erken dönemde saptanabildiğini belirtti.

Smear testi, HPV testi ve ultrason gibi yöntemlerle rahim ağzı kanseri başta olmak üzere pek çok jinekolojik hastalığın erken tanı ve tedavisinin mümkün olduğunu kaydetti.

Tarama testlerinin düzenli yapılmasının önemine de değinen Op. Dr. Öztürk, “21 yaşından itibaren her kadının düzenli smear testi yaptırmasını öneriyoruz. 30 yaşından sonra ise beş yılda bir HPV testi yapılması, kadını başta rahim ağzı kanseri olmak üzere birçok hastalığa karşı korumaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Vajinal kanama, su gelmesi ya da ağrı gibi bulgular mutlaka önemsenmeli”

Yüksek riskli gebeliklerin, standart gebeliklere kıyasla çok daha yakın takip gerektirdiğini vurgulayan Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. Deniz Esinler, anne adaylarının kontrollerini kesinlikle aksatmaması gerektiğini belirtti.

Gerekli görülen durumlarda mutlaka yüksek riskli gebelik konusunda deneyimli bir uzmana başvurulmasının önemine dikkat çeken Esinler, sürecin uzman gözetiminde yürütülmesinin anne ve bebek sağlığı açısından kritik olduğunu ifade etti.

Anne adaylarının bazı uyarıcı belirtileri özellikle ciddiye alması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Esinler, “Vajinal kanama, su gelmesi ya da ağrı gibi bulgular mutlaka önemsenmeli ve zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi. Gebelik sürecinde dengeli ve sağlıklı beslenmenin, alkol, sigara ve kahve gibi zararlı maddelerden uzak durmanın ve yeterli dinlenmenin sağlıklı bir gebelik için temel unsurlar olduğunu vurguladı.

Gebelikte mutlaka dikkate alınması gereken belirtilere de değinen Doç. Dr. Esinler, gebeliğin haftasına göre değişebilmekle birlikte vajinal kanama, şiddetli kasık ağrıları, bebek hareketlerinde azalma ile el ve yüzde belirgin ödem gibi bulguların anne adayları tarafından yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Menopozun kadın yaşamında önemli bir kırılma noktası”

Op. Dr. Aylin Aker Ayrım, menopoz sürecinin kadınların yaşam kalitesini kökten etkileyen önemli bir dönem olduğunu belirterek, bu sürecin yalnızca doğurganlığın sona ermesiyle sınırlı olmadığını vurguladı.

Menopozla birlikte yumurtalıkların işlevini tamamen kaybettiğini ifade eden Ayrım, “Vücudumuzdaki hemen her organ ve dokuda östrojen reseptörleri bulunuyor. Östrojenin azalmasıyla birlikte yalnızca hormonal değil, sistemik pek çok değişim ortaya çıkıyor.” dedi.

Menopozun zihinsel, duygusal ve fiziksel etkilerinin bir arada yaşandığını dile getiren Op. Dr. Aker Ayrım, özellikle sürecin başlangıcında kadınların uykusuzluk, kaygı bozukluğu, ateş basmaları, gece terlemeleri ve duygudurum değişiklikleri gibi şikâyetlerle sık karşılaştığını söyledi. Menopozla birlikte kalp-damar hastalıkları riskinin arttığını, kemik erimesi riskinin yükseldiğini ve bilişsel fonksiyonlar ile hafızaya ilişkin sorunların daha sık görüldüğünü belirten Ayrım, menopozun kadın yaşamında önemli bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekti.

Bu dönemde kadınların mutlaka çok yönlü desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Aylin Aker Ayrım, menopozla ilgili toplumda yaygın olan yanlış algılara da değindi.

“Menopoz, kadının hayatında fizyolojik bir dönemdir ve destek almadan da yaşamın geri kalanında sorun yaşanmadan geçebilir düşüncesi doğru değildir.” diyen Ayrım, menopozun mutlaka tıbbi değerlendirme ve bireyselleştirilmiş yaklaşımla ele alınması gereken bir süreç olduğunu ifade etti.

Doğru bir değerlendirme ve uygun tedavi planlamasıyla menopoz döneminin, yaşam boyu ortaya çıkabilecek pek çok soruna yol açmadan sağlıklı şekilde yönetilebileceğini belirten Ayrım, “Kadının yaşam kalitesini koruyabilmesi için menopozal dönemde adeta yeniden inşa edilmesi gerekir. Bu, kadının hayattan kopmadan, üretkenliğini ve iyi oluş halini sürdürebilmesi açısından son derece önemlidir” dedi.

Op. Dr. Aylin Aker Ayrım ayrıca, hormon replasman tedavisi konusunda toplumda doğru bilinen yanlışların mutlaka düzeltilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 100 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    12345
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim