Doğa yürüyüşleri, kamp, piknik ve kırsal alanlarda vakit geçirenlerin karşı karşıya kaldığı kene tehlikesi, Lyme hastalığı riskini gündeme getirmeye devam ediyor. Enfekte siyah bacaklı kenelerin (geyik kenesi) insanları ısırmasıyla bulaşan ve Borrelia burgdorferi bakterisinin yol açtığı enfeksiyon, halk sağlığını tehdit eden önemli konulardan biri niteliğini koruyor. Ancak uzmanlar, her kene ısırığının Lyme anlamına gelmediğini, bakterinin bulaşma riskinin kenenin ciltte kalma süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.
"Halka Şeklindeki Döküntüye Dikkat"
Belirtilerin genellikle kene ısırığından sonraki 1 ila 4 hafta içinde ortaya çıktığı ifade ediliyor. Hastalığın en ayırt edici işareti "eritema migrans" olarak adlandırılan ve giderek genişleyen halka biçimindeki deri döküntüsü olarak öne çıkıyor. Döküntünün her hastada belirmeyebileceğini hatırlatan uzmanlar; ateş, üşüme-titreme, baş ağrısı, halsizlik, kas-eklem ağrıları ve lenf bezi şişliklerinin de erken dönem habercisi olabileceğini kaydediyor.
Tedavi Edilmezse Vücuda Yayılıyor
Lyme hastalığının erken evrede teşhis edilip tedavi edilmemesi durumunda enfeksiyon haftalar veya aylar içinde vücuda yayılabiliyor. İlerleyen vakalarda başta dizler olmak üzere eklem iltihapları (artrit), yüz felci (Bell felci), kalp ritim bozuklukları, nefes darlığı, hafıza ve dikkat sorunları ile ciddi sinir sistemi tutulumları gelişebiliyor.
Hastalığın tanısında hekim muayenesi ve döküntü takibi kritik rol oynuyor. Kan testleri yardımıyla da desteklenebilen tanı sürecinin ardından uygulanan antibiyotik tedavisi, erken safhadaki hastalarda yüksek iyileşme oranı sağlıyor. İleri evrelerde ise daha uzun süreli veya damar yoluyla antibiyotik uygulamalarına başvuruluyor.
Keneyi Çıkarırken Kimyasal Maddeler Kullanmayın!
Aşısı bulunmayan Lyme hastalığından korunmanın en etkili yolu kene temasını kesmekten geçiyor. Uzmanlar doğa ziyaretlerinde uzun kollu giysiler giyilmesini, pantolon paçalarının çorap içine sokulmasını ve dönüşte vücut ile saç diplerinin detaylıca kontrol edilmesini öneriyor.
Cilde tutunan bir kene fark edildiğinde ise cımbızla deriye en yakın noktadan yavaşça çekilerek çıkarılması gerekiyor. Kenenin üzerine kolonya, vazelin, yağ dökülmesi veya ateş uygulanmasının son derece tehlikeli olduğu hatırlatılıyor. Kene çıkarıldıktan sonra ateş, döküntü veya eklem ağrısı gelişmesi halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

















































