Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, 2016 yılında hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un vefatına yönelik yürütülen soruşturmada yeni detaylar gün yüzüne çıktı. "Yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol'un 10 yıl önceki 155 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ile savcılıkta verdiği tanık ifadesinin birbiriyle çeliştiği belirlendi.
155 Kayıtlarında "Şüpheli Ve Ani Ölüm" İfadesi
Ortaya çıkan 10 yıl öncesine ait 155 çözüm tutanağında, Dr. Nurettin Demirkol'un operatöre kendisini "aile hekimi" olarak tanıttığı, hastasının "beklenmedik, şüpheli ve ani şekilde öldüğünü" beyan ederek savcı ve hükümet tabibinin gelmesi gerektiğini söylediği yer aldı. Tutanaklarda, polise adresi tarif edemeyen Demirkol'un bölgenin jandarma veya polis sorumluluk alanında olup olmadığını teyit etmeye çalıştığı kaydedildi.
Savcılık İfadesindeki Çelişkiler Dikkati Çekti
Demirkol'un 26 Ağustos'ta savcılıkta verdiği ifadeye göre ise maktulün özel doktoru olmadığını, olay günü "şüpheli ölüm" değerlendirmesinde bulunmadığını iddia ettiği görüldü. Olay gecesi adrese kimin yönlendirmesiyle gittiğini hatırlamadığını belirten Demirkol'un ihbar kayıtlarındaki ifadeleriyle çelişmesi üzerine "yalan tanıklık" suçlamasıyla hakkında işlem yapıldı.
Kabri Açılmıştı, Soruşturma Sürüyor
Arif Ahmet Denizolgun'un ölüm sebebiyle ilgili şüpheler üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, Ağustos 2026 içerisinde fethi kabir işlemi yapılarak naaşından Adli Tıp Kurumunca incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Başsavcılık, ön inceleme neticesinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığını ve aralarında Alihan Kuriş'in de yer aldığı şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla yürütülen adli sürecin devam ettiğini bildirmişti.
















































