Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, 2016 yılında hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un vefatına ilişkin yürütülen soruşturmada adli süreç devam ediyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesine sevk edildi. Savcılık sorgusu tamamlanan Demirkol, tutuklanması istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.
Sevk Yazısında HTS Kayıtları Ve Çelişkili Beyanlar Vurgulandı
Savcılığın hakimliğe gönderdiği sevk yazısında; Demirkol'un tanık olarak alınan ilk ifadesinde maktulün özel doktoru olmadığını, ihbarı kimin yaptığını bilmediğini ve olayı şüpheli bulmadığını beyan ettiği aktarıldı. Ancak 155 Acil Çağrı kayıtlarının incelenmesiyle ihbarı bizzat Demirkol'un yaptığı, kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümü "şüpheli" olarak bildirdiği saptandı. Sevk yazısında ayrıca HTS raporları ve diğer tanık beyanlarının, olay yerindeki giriş-çıkış saatleri bakımından Demirkol'un beyanlarıyla açıkça çeliştiği vurgulandı.
"Soyut Beyanlar Verdi, Suç Şüphesi Kuvvetli"
Şüpheli sıfatıyla yeniden sorgulanan Demirkol'un çelişkili hususlara yanıt veremeyerek durumu "hatırlamadığını" iddia ettiği ve soyut ifadeler kullandığı belirtildi. Savcılık, üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli olgular bulunduğu gerekçesiyle Demirkol'un "yalan tanıklık" suçundan tutuklanmasını talep etti. Denizolgun'un mezarında yapılan fethi kabir işlemi sonrası Adli Tıp Kurumunca "şüpheli ölüm" tespiti yapılmış, Alihan Kuriş'in de aralarında yer aldığı şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla başlatılan adli süreç genişletilmişti.
















































