Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016 yılında vefat eden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, "yalan tanıklık" suçlamasıyla tutuklanan doktor Nurettin Demirkol'un savcılık sorgusunun detayları netleşti.
26 Ağustos 2026 tarihli ilk beyanında denizolgun'un özel doktoru olmadığını ve 155 ihbarını kimin yaptığını bilmediğini iddia eden Demirkol, 155 çözüm tutanaklarında aramanın kendi telefonundan yapıldığının tespiti üzerine, "Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum. Telefonumu ortada bırakmış olabilirim, başkası da aramış olabilir" iddiasında bulundu.
HTS Ve Baz Kayıtları İfadayla Çelişti
Savcılık sorgusunda Demirkol'a, olay günü Kısıklı'daki evinde olduğunu belirtmesine rağmen 6-8 Eylül 2016 tarihleri arasında bu bölgeden HTS baz kaydı alınamadığı hatırlatıldı. Demirkol bu durum karşısında baz kayıtlarının neden öyle çıktığını bilmediğini söyledi. Ayrıca Denizolgun'un hayatını kaybettiği gece Hisar Hastanesi ile yapılan telefon görüşmeleri ile Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve Ahmet Yum gibi isimlerle tespit edilen HTS irtibatları sorulduğunda ise "Hatırlamıyorum" yanıtını verdi.
"Aile Doktoru İfadesini Bilmiyorum"
Polis ve olay yeri inceleme ekiplerinin tutanaklarında kendisini "aile doktoru" olarak tanıttığı yönündeki kayıtlar sorulan Demirkol, maktulü daha önce birkaç kez muayene ettiğini ancak "aile doktoru" tabirinden ne kastedildiğini bilmediğini öne sürdü. Adli tıp incelemeleri ve tanık ifadeleri doğrultusunda genişletilen şüpheli ölüm soruşturması devam ediyor.

















































