Fransa'da yaşayan 49 yaşındaki gurbetçi vatandaş Orhan Polat'ın uzun yıllara dayanan sağlık mücadelesi, geçirdiği ciddi bir iş kazasıyla başladı. Kazada idrar yolları ağır hasar gören Polat, 2000 yılından itibaren Avrupa ve Türkiye'de çok sayıda klinik tedavi aldı. Yaklaşık 10 yıllık süreçte Avrupa'daki merkezlerde aynı şikayetle sekiz kez ameliyat masasına yatan Polat, müdahalelere rağmen tekrarlayan enfeksiyonlardan kurtulamadı. 2017 yılından itibaren sık idrara çıkma şikayetlerinin giderek artması üzerine sosyal ve iş yaşamı durma noktasına gelen Polat'a yapılan detaylı tetkiklerin ardından mesane tümörü tanısı konuldu.
Fransa’da Tedavi Süreci Uzadı, Hastalık İlerledi
Tanının ardından Fransa'daki devlet hastanelerinde randevu ve tedavi süreçlerinin uzaması üzerine ameliyatı geciken Orhan Polat, rotasını Türkiye'ye çevirerek Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Abdulmuttalip Şimşek'e başvurdu. Türkiye'de yapılan ileri değerlendirmelerde, tümörün mesanenin kas tabakasına kadar ilerlediği ve organın tamamen alınması gerektiği saptandı. Yurt dışındaki doktorların kendisine karın duvarına bağlanan dış torba dışında hiçbir alternatif sunmadığını belirten Polat, Türkiye'de gerçekleştirilen yaklaşık 9 saatlik kapalı operasyonla sağlığına kavuştu. Robotik teknolojiyle mesanesi tamamen temizlenen hastaya, kendi ince bağırsağından elde edilen dokuyla yapay bir idrar kesesi yapıldı.
Dışarıdan Bakıldığında Ameliyat Olduğu Anlaşılmıyor
Gerçekleştirilen operasyonun teknik detaylarını ve avantajlarını paylaşan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Abdulmuttalip Şimşek, hastanın idrar kesesindeki tümörün derin dokulara yayılması sebebiyle radikal bir müdahale gerçekleştirdiklerini belirtti. Prof. Dr. Şimşek, süreci şu sözlerle aktardı:
Hastamızın mevcut tümörünü temizlemek için mesanenin tamamını büyük bir karın kesisi yapmadan, tamamen robotik cerrahi yöntemiyle çıkardık. Ardından hastamızın yaklaşık 50 santimetrelik bağırsak dokusunu kullanarak vücut içinde yapay bir mesane formu oluşturduk ve doğal yollara bağladık. Bu yöntem özellikle genç ve aktif yaştaki hastalarda çok büyük bir konfor sunuyor. Torbalı yaşam modelinde hastalar sosyal ve estetik açıdan ciddi bariyerlerle karşılaşabiliyor. Yapay mesane uygulamasında ise dışarıdan bakıldığında kişinin ameliyat geçirdiği dahi anlaşılmıyor. Ayrıca robotik teknolojinin sunduğu yüksek hassasiyet sayesinde operasyon esnasında kanama minimumda kalıyor, kritik sinirler korunuyor ve hastanın ayağa kalkma süresi büyük oranda kısalıyor.
"Ağrısız Ve Pıhtılı İdrar Kanaması En Önemli Belirti"
Ameliyatın henüz ikinci gününde olmasına rağmen tek başına yürüyebildiğini ve temel ihtiyaçlarını karşılayabildiğini ifade eden Orhan Polat, sürekli tuvalet ihtiyacı hissetmenin yaşam kalitesini ne kadar düşürdüğünü ancak bu yöntemle normal hayatına geri dönebileceği için mutlu olduğunu dile getirdi.
Mesane kanserlerinde erken teşhisin hayati bir koruyucu kalkan olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Abdulmuttalip Şimşek ise vatandaşları uyardı. Hastalığın en belirgin ve birincil sinyalinin idrarda görülen ağrısız ve pıhtılı kanamalar olduğunu söyleyen Şimşek, bu durumun hastalar tarafından genellikle basit bir idrar yolu enfeksiyonu ya da böbrek taşı düşürme hadisesiyle karıştırılarak ihmal edildiğini aktardı. Şimşek, erken evrede yakalanan vakalarda organın tamamını almaya gerek kalmadan kapalı yöntemlerle tam başarı sağlanabildiğinin altını çizdi.
















































