• BIST 14108.48
  • Altın 6218.32
  • Dolar 46.8683
  • Euro 53.7001
  • Ankara 32 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Bursa 21 °C
  • Antalya 29 °C
  • İzmir 31 °C

İzmir’de Tıp Literatürüne Geçecek İlklere İmza Atıldı: Kalbindeki Ölümcül Kitle Kemik Kesilmeden Çıkarıldı!

İzmir’de Tıp Literatürüne Geçecek İlklere İmza Atıldı: Kalbindeki Ölümcül Kitle Kemik Kesilmeden Çıkarıldı!
Testis kanserini yenen ancak bu kez kalbinin en kritik odacığında saptanan 3 santimetrelik hareketli kitleyle sarsılan Ramazan Hacı, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde göğüs kemiği kesilmeden, küçük bir kesiyle ameliyat edildi.

Kanserle mücadelesini yıllar önce kazanan ancak bu kez kalbinden gelen gizli bir tehlikeyle sarsılan Ramazan Hacı’nın hayatı, tıp dünyasında hayranlık uyandıran bir cerrahi başarıyla kurtarıldı. İzmir'de yaşayan ve 2000 yılında konulan testis tümörü teşhisi sonrası uzun süre tedavi gören Hacı, bu yılın şubat ayında ani gelişen göğüs ağrısı ve yanma şikayetleriyle kardiyoloji servisine başvurdu. Yapılan anjiyo ve ileri ekokardiyografi tetkiklerinde, kalbin en güçlü kan pompalayan ve en hayati bölgesi olan sol karıncığında (sol ventrikül) yaklaşık 2,5-3 santimetre büyüklüğünde, her an yerinden kopup beyne ya da diğer organlara pıhtı atma riski taşıyan hareketli bir kitle saptandı. Hayati tehlikesi üst düzeyde olan hasta, zaman kaybedilmeden Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğine sevk edildi.

Akciğer Engeli Tedaviyle Aşıldı

Hastalık geçmişi nedeniyle operasyon öncesi çok sıkı bir hazırlık sürecinden geçen Ramazan Hacı, geçmişte gördüğü ağır tedavilerin yan etkisiyle ilk etapta nefes fonksiyon testlerini geçemedi. Ameliyatın aciliyetine rağmen hasta güvenliğini ön planda tutan cerrahi ekip, Hacı'yı bir süre yoğun bir akciğer tedavi programına aldı. Solunum fonksiyonlarının ameliyatı kaldırabilecek düzeye ulaşmasının ardından, Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Burçin Abud ve uzman ekibi, 2 Temmuz tarihinde hastayı büyük bir operasyon için masaya yatırdı. İzmir’de bir ilke sahne olan ameliyatta, hastanın göğüs kemiği geleneksel yöntemlerin aksine tamamen sağlam bırakıldı.

"Ameliyattan 6 Gün Sonra Koşacak Gibiyim"

Geçmişteki kanser sürecini ve kalbindeki kitleyi öğrenme anını anlatan Ramazan Hacı, 2000 yılındaki ilk teşhisin ardından hastalığın karın (batın) bölgesine sıçradığını, orada da büyük bir operasyon geçirdiğini ve tam 12 kür ağır kemoterapi gördüğünü anımsattı. Kalbinde böyle bir kitle çıkmasının kendisi için de büyük bir şok olduğunu ifade eden Hacı, "Kalpte bu tür kitlelerin görülmesinin çok nadir olduğunu biliyordum. Kitle tespit edilince doktorlarım hemen ameliyat kararı aldı ama akciğerlerim izin vermedi. Doğru tedaviyle uygun zaman beklendi ve ameliyatım yapıldı. Operasyonun üzerinden sadece 6 gün geçmesine rağmen kendimi inanılmaz derecede iyi, hafif ve dinç hissediyorum. Hastaneden çıktığım an hemen koşmaya başlayabilirim, o derece sağlıklı hissediyorum" diyerek şaşkınlığını ve mutluluğunu paylaştı.

Kalbin En Hassas Noktasında Ölümcül Risk

Ameliyatın teknik zorluklarına ve taşıdığı devasa risklere dikkat çeken Prof. Dr. Burçin Abud, sol karıncık tümörlerinin cerrahisinde en ufak bir hatanın geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Bu tür ameliyatların normal şartlarda göğüs kemiğinin (iman tahtası) baştan aşağı kesilerek yapıldığını belirten Prof. Dr. Abud, operasyonun hassasiyetini şu sözlerle açıkladı:

"Sol karıncık, kalbin tüm vücuda kanı pompalayan en güçlü, kas yapısı en kalın ve en dinamik bölgesidir. Biz operasyon sırasında hastanın kalbini tamamen durdurduk. Ardından o güçlü kalp kasını keserek içeri girdik ve 3 santimetrelik hareketli kitleyi temizledik. İşin en riskli kısmı kitleyi çıkardıktan sonra başlıyor; o hassas kalp kası dokusunun milimetrik ve kusursuz biçimde onarılması gerekir. Eğer bu onarım yetersiz kalırsa, kalp yeniden çalıştırılıp kanla dolduğunda yüksek basınçtan ötürü yırtılma veya saniyeler içinde ölümcül kanamalar gelişebilir. Üstelik kalbi besleyen ana koroner damar da tam bu bölgenin üzerinden geçiyor. Bu yüzden burası son derece yüksek riskli, kelimenin tam anlamıyla bıçak sırtı bir cerrahi alandır."

Ameliyat Masasından İki Gün Sonra Yüzüstü Yatabiliyor

Hastanın genç yaşını ve ameliyat sonrasındaki sosyal ve fiziksel yaşam kalitesini korumayı hedeflediklerini söyleyen Prof. Dr. Abud, bu amaçla minimal invaziv (küçük kesi) tekniğini uygulamaya karar verdiklerini aktardı. Göğüs kemiğine hiç dokunmadan sol kaburgaların arasından açılan küçük bir pencereden kalbe ulaştıklarını belirten Abud, kalp kasını başarıyla diktikten sonra kalbi yeniden çalıştırdıklarını, kasılma gücünün mükemmel olduğunu gördüklerini söyledi. Ameliyat esnasında yemek borusundan uygulanan ultrason (TEE) yöntemiyle kalbin içini izlediklerini ve odacıkta hiçbir tümör kalıntısı kalmadığını teyit ettiklerini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Abud, "Klasik açık ameliyatlarda kemiğin kaynaması için hastalar en az iki ay boyunca sırtüstü yatmak zorunda kalıyor ve kollarını bile kaldıramıyor. Küçük kesi yöntemimiz sayesinde Ramazan Bey ameliyattan iki gün sonra kollarını serbestçe kullanmaya başladı. Şu an kendi yatağında yan ve yüzüstü yatabiliyor. Hastanemize nasıl yürüyerek, kendi gücüyle geldiyse bugün de aynı konforla yürüyerek evine dönüyor" dedi.

İzmir’de Bir İlk, Türkiye ve Literatürde Nadir

Çıkarılan kitlenin kesin yapısının belirlenmesi amacıyla acil olarak patoloji laboratuvarına gönderildiğini ifade eden Prof. Dr. Burçin Abud, çıkacak rapora göre onkoloji ve genel cerrahi konseyleriyle birlikte hastanın sonraki takip ya da ileri tedavi planını şekillendireceklerini belirtti. Sol karıncığa küçük kesiyle girilerek kitle çıkarılması operasyonunun İzmir genelinde bir ilk olduğunun altını çizen usta cerrah, Türkiye'de belki çok büyük birkaç merkezde çok nadir örnekleri olabileceğini ancak ulusal ve uluslararası literatür taramalarında, haber arşivlerinde bu spesifik bölgeye küçük kesiyle yapılan benzer bir cerrahiye rastlamadıklarını, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak bu tıbbi başarıyı ülkeye kazandırmanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 136 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    12345
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim