• BIST 12433.5
  • Altın 6761.23
  • Dolar 43.5347
  • Euro 51.4298
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Bursa 12 °C
  • Antalya 14 °C
  • İzmir 12 °C

Kanserde mucizevi tedavi yok

Kanserde mucizevi tedavi yok
Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, “Kendisini tıbbi onkoloji uzmanı olarak tanıtan ya da meslektaşımız olmayan bazı kişiler, kenevirin, yüksek doz C vitamininin ya da fitoterapinin kanseri tedavi edebileceğini iddia ediyor.'' dedi

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD), Dünya Kanser Günü dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, Türkiye ve dünyada kanser tedavisindeki güncel gelişmeleri paylaştı.

“United by Unique” (Benzersizliğimizle Birleşiyoruz) temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, derneğin bu yılki ana mesajı “Bilime güvenin, erken tanıyı ihmal etmeyin, sağlığınızı ertelemeyin” oldu.

Türkiye’de her yıl 240 bin kişinin kanser tanısı alıyor

Basın toplantısında konuşan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Dünya Kanser Günü’nün bir farkındalık günü olmanın ötesinde, her gün hatırlanması gereken bir mücadeleyi temsil ettiğini söyledi.

Karadurmuş, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon, Türkiye’de ise 240 bin kişinin kanser tanısı aldığını belirterek, kanserin tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 19-20’sinden sorumlu olduğunu vurguladı.

Kanserin bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Karadurmuş, genetik faktörlerin sanılanın aksine yalnızca yüzde 10’luk bir paya sahip olduğunu, vakaların yüzde 90’ının çevresel ve yaşam tarzına bağlı nedenlerden kaynaklandığını söyledi.

“Beş yıllık sağkalım oranları günümüzde yüzde 70’lere ulaştı”

Bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerle bu hastalıkla mücadele edildiğini belirten Karadurmuş, kullanılan tedavilerin etkinliğinin büyük klinik çalışmalarla ortaya konduğunu dile getirdi.

Kanser tedavisinde gelinen noktaya da değinen Karadurmuş, 1950’li yıllarda yüzde 50’lerde olan beş yıllık sağkalım oranlarının günümüzde yüzde 70’lere ulaştığını belirterek, “Korkulacak ama tedbirleri ve çözümleri olan bir hastalıktan söz ediyoruz.” dedi.

Kemoterapinin hâlâ tedavinin temel taşlarından biri olduğunu, akıllı ilaçlar ve immünoterapilerle birlikte önemli sonuçlar sağlandığını vurgulayan Karadurmuş, akıllı ilaçların yaklaşık 22 kanser türünde kullanıldığını, immünoterapilerin ise yedi kanser türünde geri ödeme kapsamında olduğunu aktardı.

“Pozitif bilime inanın”

Bilimsel olmayan yöntemlere karşı uyarılarda bulunan Karadurmuş, sözlerini şöyle noktaladı.

“Kendisini tıbbi onkoloji uzmanı olarak tanıtan ya da olmayan bazı kişiler, kenevirin, yüksek doz C vitamininin ya da fitoterapinin kanseri tedavi edebileceğini iddia ediyor. Unutmayın: Bu tür yöntemler kanseri tedavi edici ajanlar değildir. Kenevir destek amaçlı ağrı kesici olabilir. Fitoterapi bazı hastalarda kısmi bir destek sağlayabilir. Ama ‘kemoterapiye gerek yok, akıllı ilaca gerek yok’ derseniz yanlış yapmış olursunuz. Bu, erken evrede tedavi edilebilecek bir hastalığın evre 4’e ilerlemesine neden olabilir.

O yüzden halkımızdan isteğimiz nettir: Pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin”

Sigara ve obezite en önemli risk faktörleri

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ise konuşmasında erken tanı ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti.

Kanserlerin yüzde 30 ila 50’sinin çevresel ve önlenebilir nedenlere bağlı olduğunu söyledi.

Şendur, sigaranın tüm kanserlerin yüzde 20-30’undan sorumlu olduğunu, özellikle akciğer kanserinde başlıca risk faktörü olduğunu belirtti. Obezite ve hareketsiz yaşamın da sigara kadar önemli bir risk oluşturduğunu ifade eden Şendur, meme, kolon ve gastrointestinal sistem kanserlerinde bu faktörlerin etkili olduğunu dile getirdi. Alkol kullanımı ve bazı viral enfeksiyonların da kanser riskini artırdığını ekledi.

Erken tanının altını çizen Şendur, yaş ve aile öyküsü gibi risk faktörleri bulunan kişilerin daha erken yaşta, herhangi bir risk faktörü olmayan kişilerin ise 40 yaşından itibaren düzenli olarak tarama yaptırması gerektiğini söyledi.

Akciğer kanseri ve cilt kanseri gibi birçok kanser türünde de erken teşhisle hastalığın önlenebileceğini ifade eden Şendur, bu nedenle düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“2050 yılında kanser vakalarında yüzde 120 ila 140 oranında artış bekleniyor”

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Deniz Can Güven, toplumun yaşlanması ve risk faktörlerinin yeterince azaltılamaması durumunda, 2050 yılında yeni kanser vakalarında yüzde 120 ila 140 oranında artış öngörüldüğünü ifade etti.

Güven, buna karşın erken tanı, tütün kontrolü, obeziteyle mücadele, aşılama ve tedavideki gelişmeler sayesinde sağkalım oranlarının arttığını söyledi. Özellikle melanom ve akciğer kanserinde immünoterapilerle elde edilen çarpıcı sonuçlara dikkat çeken Güven, pozitif bilimin hastalara umut verdiğini vurguladı.

Bilimsel olmayan alternatif tedaviler hastaların 'zamanını' çalıyor

Toplantıda konuşan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise alternatif ve tamamlayıcı tedaviler arasındaki farklara dikkat çekti.

Bilimsel olmayan tedavilerin hastaların en değerli kaynağı olan zamanı kaybetmesine yol açtığını belirten İmamoğlu, erken dönemde tedavi edilebilecek hastalıkların bu nedenle ileri evrelere taşınabildiğini söyledi.

“Hastalarımızın bu tür içeriklere itibar etmemesini öneriyoruz”

Alternatif tedavilerin, kanıtlanmış tıbbi yöntemlerin yerine geçen uygulamalar olduğunu; tamamlayıcı tedavilerin ise hekim kontrolünde, bilimsel tedavileri desteklemek amacıyla kullanıldığını ifade eden İmamoğlu, kanser tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğini şu sözlerle vurguladı:

“Kanserde uygulanması gereken yöntemler; hastaya, hastalığın özelliklerine ve yaşam koşullarına göre değişmektedir. Tedavinin başarısı; hastanın yaşı, cinsiyeti, yaşam tarzı, beslenme koşulları, hastalığın türü ve evresi gibi birçok faktöre bağlıdır. Biz medikal onkologlar tedavi planı yaparken tüm bu değişkenleri göz önünde bulundurarak, neredeyse kişiye özel tedavi planları oluşturmaktayız.

Ancak özellikle medya ve sosyal medyada, reklam amaçlı içeriklerde kanser sanki tek bir hastalıkmış ve tüm kanser türlerini tedavi edebilecek tek bir mucizevi yöntem varmış gibi yansıtılmaktadır. Hastalarımızın bu tür içeriklere itibar etmemesini öneriyoruz. Bilimsel olarak kanıtlanmış tedavilerle ve kendi hekimleriyle birlikte bu süreci yürütmeleri gerektiğini tüm hastalarımıza ve halkımıza özellikle vurgulamak istiyoruz.”

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 181 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    12345
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim