Tıp dünyasında kronik meme iltihabı olarak bilinen "granülomatöz mastit" hastalığının tedavisinde çığır açan bir gelişme yaşandı. Prof. Dr. Alper tarafından 2015 yılında temelleri atılan ve 2020 yılında tıp literatürüne giren yeni teknik, kronik rahatsızlıkla mücadele eden çok sayıda kadına umut oldu. Yıllar içinde sürekli geliştirilen bu uygulama sayesinde, hastalar ağır yan etkileri bulunan sistemik ilaçları kullanmak zorunda kalmadan, doğrudan hedefe yönelik bir yöntemle iyileşme imkanına kavuşuyor.
Ultrason Eşliğinde Kısa Süreli Lokal Uygulama
Erzurum'da yürütülen çalışmalarda, tanı konulan hastaların meme dokusu içine ultrason eşliğinde düşük doz steroid enjeksiyonu gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 10 ila 15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanan bu lokal işlem, ortalama 5 seansta sonuç veriyor. Geliştirilen bu yaklaşım sayesinde, son 11 yılda Erzurum'da tedavi gören 700 kadın, cerrahi operasyonlara gerek duyulmadan ve sistemik yan etkilere maruz kalmadan kronik meme iltihabından tamamen kurtulmayı başardı.
İlacın Büyük Kısmı Doğrudan Dokuya Ulaşıyor
Hastalığın geleneksel tedavisinde kullanılan ağızdan alınan ilaçların hem vücut için çok ağır olduğunu hem de iyileşme sürecini uzattığını belirten Prof. Dr. Alper, yeni tekniğin avantajlarını paylaştı. Ağız yoluyla alınan ilaçların meme dokusuna ancak çok küçük bir oranda ulaştığını ifade eden Alper, uyguladıkları lokal yöntemle ilacın yüzde 95'ten fazlasının doğrudan hedef dokuya gittiğini aktardı. Son dönemde lokal enjeksiyonun yanı sıra cilt yüzeyine kademeli steroid kullanımı ile vitamin ve mineral takviyelerini de kapsayan kombine bir program uygulandığı, bu sayede başarı oranının daha da yükseldiği bildirildi.
Uluslararası Alanda Da Dikkat Çekiyor
Genellikle 20-40 yaş aralığındaki kadınlarda görülen bu rahatsızlığın ortaya çıkmasında ve tekrarlamasında; memede süt birikmesi, stres ve fiziksel travmalar önemli rol oynuyor. Erzurum'da her gün çok sayıda hastaya uygulanan ve ameliyatsız çözüm sunan bu yöntem, sadece Türkiye'deki büyük şehirlerden değil, Almanya, Hollanda, Azerbaycan ve Dubai gibi ülkelerden gelen hastaların da takibinde yer alıyor.



















































