Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dijital dünyanın genç nesiller üzerindeki etkilerine dair çok güçlü mesajlar içeren ortak bir deklarasyon yayınladı. Sosyal medya platformlarından yapay zeka destekli çevrim içi oyunlara kadar uzanan geniş dijital ekosistemin, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere insan sağlığı üzerinde giderek daha belirleyici bir rol oynadığı vurgulandı. Küresel ölçekte çocukluğun dijital teknolojiler vasıtasıyla yeniden şekillendiğini ifade eden liderler, asıl görevin teknolojiyi körü körüne kutlamak ya da tamamen kınamak olmadığını, aksine barındırdığı büyük riskleri azaltmak olduğunu belirtti.
Dünyada Sosyal Medya Yasakları Dalgası Büyüyor
Dijital ortamların güvenli hale getirilmesinin artık bireysel bir mesele olmaktan çıkıp küresel bir kamu sağlığı sorununa dönüştüğü ifade edilen açıklamada, dünya genelindeki yasal düzenlemelere değinildi. Pek çok hükümetin bu konuda radikal adımlar atmaya başladığı hatırlatılarak, Avustralya ve Endonezya'nın 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirdiği aktarıldı. Benzer şekilde Fransa ve İngiltere'nin çocukları korumaya yönelik kapsamlı yasal mevzuatlar hazırladığı, İspanya ve İrlanda'nın da yakın zamanda bu yönde somut adımlar atmayı planladığı bildirildi. Ortak açıklamada, bu yerel girişimlerin aslında çocuk sağlığını korumak adına yaşa uygun dijital tasarımlar yapılması ve küresel bir uzlaşıya varılması gerektiğinin en net kanıtı olduğu savunuldu.
Bağımlılık, Uykusuzluk ve Şiddet Tehdidi
Çocukların çevrim içi ortamlarda maruz kaldıkları içeriklerin niteliğine yönelik ciddi endişelerin paylaşıldığı metinde, maruz kalınan cinsel, şiddet ve ayrımcılık içeren ögelerin genç beyinlerin kendilerini ve dünyayı algılayış biçimlerini derinden sarstığı ifade edildi. Sosyal medyanın sadece psikolojik değil, uykusuzluk ve dijital bağımlılık gibi doğrudan fiziksel sağlık risklerini de beraberinde getirdiğine işaret edildi. Bu olumsuz yapısal faktörlerin önüne geçilebilmesi için ise hükümetler, teknoloji endüstrisi, sivil toplum kuruluşları ve kamu sağlığı otoriteleri arasında acil ve güçlendirilmiş bir iş birliğinin kurulmasının zorunlu olduğu aktarıldı.
"Çocuklarımız Birer Deney Ürünü Değildir"
Ortak açıklamanın son bölümünde, teknoloji devlerine ve küresel kamuoyuna yönelik sert ve net bir mesaj verilerek, dijital çevrenin çocukların gelişimini destekleyecek şekilde yeniden dizayn edilmesi talep edildi. Bildiri, dünya liderlerine sorumluluk yükleyen şu çarpıcı cümlelerle noktalandı:
"Çocuklarımız ve gençlerimiz birer deney ürünü, piyasa esiri veya meta değildir. Birlikte hareket ederek dijital çevremizi, onların sağlıklı gelişimini destekleyecek, haklarını koruyacak ve güvenliklerini en üst düzeyde sağlayacak şekilde yeniden düzenlemek zorundayız."





















































