Işık Ve Gen Verileriyle Hücresel Yaşlanma Haritası Çıkarıldı
Yaşlanma araştırmalarının en büyük zorluklarından biri olan yaşlanmış (senesent) hücrelerin dokulardaki varlığını ve konumunu belirleme sorununa MIT'den moleküler bir çözüm geldi. Nature Aging dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, ışığın dokulardaki moleküllerle etkileşimini ölçen Raman mikroskopisi tekniğini, gen etkinliği ve konumsal verilerle birleştiren "RamanOmics" yöntemini geliştirdi. Fiziksel bir etiket olmaksızın biyokimyasal özelliklerin makine öğrenmesiyle değerlendirildiği bu "barkod" sistemi sayesinde, hücrelerin bütüncül yaşlanma durumları çok boyutlu olarak analiz edildi.
Her Dokuda Yaşlanma Süreci Farklı İlerliyor
Genç ve yaşlı farelerin deri ile akciğer dokularında yürütülen incelemelerde, popüler bilimde "zombi hücreler" olarak adlandırılan ve bölünmeyi durdurmasına rağmen yaşamayı sürdüren bu yapıların her dokuda farklı gen etkinlikleri sergilediği saptandı. Bununla birlikte, iki dokuda da ortak olan ve yağ molekülleriyle bağlantılı belirgin bir Raman sinyali keşfedildi. Elde edilen bulgular, hücresel yaşlanmanın tek tip bir süreç olmadığını ve değerlendirmelerde hücrenin yer aldığı dokusal çevrenin göz önünde bulundurulması gerektiğini ortaya koydu.
İnsan Uygulamaları İçin Görüntüleme Hızının Artırılması Gerekiyor
Mevcut bulgular henüz fare dokularına dayanmakla birlikte, yöntemin klinik aşamaya geçebilmesi için insan dokularına uyarlanması ve analiz sürelerinin kısaltılması hedefleniyor. Çalışma ekibi, şu anki teknolojide 1 milimetrekarelik doku örneğinin taranmasının yaklaşık 30 saat sürdüğünü ve bu süreyi kısaltacak daha hızlı bir görüntüleme sistemi üzerinde çalıştıklarını belirtti. Yöntem henüz hastanelerde kullanılan nihai bir yaşlanma testi olmasa da, gelecekte senolitik (yaşlanmayı geciktirici) tedavilerin etkinliğini ve hücresel yaşlanma haritasını belirlemede kritik bir araç olarak görülüyor.

















































