Türk Psikofarmakoloji Derneği (TAP) Başkanı Prof. Dr. Kemal Sayar, dünya genelinde yeni nesillerde dürtü kontrolünün giderek zorlaştığını belirterek dijital kültürün bu süreçte önemli bir rol oynadığını ifade etti. Sayar’a göre sosyal medya, bilgisayar oyunları ve sürekli uyarıcılarla dolu dijital ortam, beynin ödül sistemini etkileyerek dopamin bağımlılığına benzer bir döngü oluşturuyor ve bu durum bireylerin kendini dizginleme kapasitesini zayıflatıyor.
Sayar, özellikle gençlerin anlık hazlara daha kolay yöneldiğini, uzun vadeli düşünme ve sabır gösterme becerisinin ise giderek azaldığını vurguladı. Kendine engel koyabilmenin aslında geleceği planlayabilmek anlamına geldiğini belirten Sayar, dijital çağda bu becerinin giderek daha zor hale geldiğini söyledi.
Gençlerin eğitim sürecinde yalnızca akademik değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal beceriler açısından da desteklenmesi gerektiğini ifade eden Sayar, öfke kontrolü, empati ve temel toplumsal davranış kurallarının mutlaka öğretilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu becerilerin hem aile içinde hem de eğitim kurumlarında sistemli şekilde kazandırılmasının önemine dikkat çekti.
Dijital kültürün insanları daha haz odaklı hale getirdiğini söyleyen Sayar, hızlı ödül mekanizmalarının bireyleri sabırsızlığa ve dürtüsel davranışlara yönelttiğini ifade etti. Bu durumun bazı gençlerde şiddet eğilimini artırabileceğini belirten Sayar, özellikle sevgi ve şefkat eksikliği yaşayan bireylerin daha kırılgan hale geldiğini söyledi.
Sayar, ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak sorunun yalnızca bireysel değil toplumsal bir boyut taşıdığını ifade etti. Şefkat, adalet ve empati temelli bir yaklaşımın gençlerin sağlıklı gelişimi için temel unsur olduğunu belirtti.
















































