Tıp dünyasının saygın dergilerinden The Lancet'te yayımlanan ve Weill Cornell Medicine öncülüğünde yürütülen küresel bir çalışma, prostat kanseri tedavisinde çığır açabilecek bulgular sundu. 20 ülkeden merkezlerin katılımıyla gerçekleştirilen Faz 3 PSMAddition araştırması, hedefe yönelik radyoligand tedavisinin hastalığın daha erken evrelerinde kullanılmasının klinik açıdan büyük başarı sağladığını kanıtladı.
Uluslararası Çalışmaya 1.100'den Fazla Hasta Katıldı
PSMA-pozitif metastatik hormona duyarlı prostat kanseri teşhisi konulan 1.100'den fazla hasta üzerinde yürütülen çalışmada, katılımcılar iki gruba ayrıldı. Bir gruba standart hormonal tedavi verilirken, diğer gruba standart tedaviye ek olarak altı haftada bir uygulanan ^177Lu-PSMA-617 radyoligand tedavisi eklendi. Yapılan değerlendirmelerde, ek tedavi alan grupta radyolojik hastalık ilerlemesi veya ölüm riskinin yüzde 28 oranında azaldığı tespit edildi.
Tam Yanıt Oranında Belirgin Artış
Çalışma sadece hastalığın ilerlemesini yavaşlatmakla kalmadı, aynı zamanda tümör üzerindeki yanıt oranlarını da önemli ölçüde artırdı. Kombinasyon tedavisi gören grupta tam yanıt oranı yüzde 57,1'e ulaşırken, yalnızca standart tedavi alan grupta bu oran yüzde 42,3'te kaldı. Genel yanıt oranı ise üçlü tedavi grubunda yüzde 85,3 olarak kaydedildi. Uzmanlar, genel sağkalım sürelerine dair uzun dönemli takiplerin sürdüğünü ifade ediyor.
Yan Etkiler ve Tedaviye Erişim
Tedavinin etkinliğinin yanı sıra yan etki profili de değerlendirildi. ^177Lu-PSMA-617 alan hastaların yaklaşık yüzde 46’sında en sık görülen yan etki ağız kuruluğu oldu; bunu yorgunluk hissi izledi. Araştırmacılar, bu hedefe yönelik tedavinin uygulanabilmesi için hastaların tümörlerinde PSMA varlığının özel görüntüleme yöntemleriyle doğrulanması gerektiğini ve sürecin nükleer tıp ile radyasyon onkolojisi altyapısı gerektirdiğini belirtiyor.


















































