Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1507-KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan "Yapay Zeka Destekli Hibrit Yaklaşım ile Bebek Cilt Problemlerinin Erken Tanısı ve Mobil Sağlık Entegrasyonu" başlıklı projenin yürütücülüğünü Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Gelişimsel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Akademik Danışmanı Öğr. Gör. Dr. Sema Gül üstleniyor.
Projede, OMÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Seren danışman olarak görev alıyor. Proje kapsamında görüntü işleme teknikleri ve yapay zeka algoritmalarına dayalı hibrit bir tanı sistemi geliştirilecek.
Geliştirilecek mobil uygulamaya bebeklerdeki cilt hastalığı görselleri yüklenerek cilt problemlerinin erken evrede hızlı ve doğru şekilde tanımlanması amaçlanıyor. Elde edilen veriler mobil sağlık uygulamalarıyla entegre edilerek ebeveynlerin ve sağlık profesyonellerinin kullanımına sunulacak. Mobil uygulamayla bebek cilt sağlığının uzaktan izlenmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor.
"Büyükanne ve büyükbabaların yerini bu tür uygulamalar alıyor"
Proje yürütücüsü Öğr. Gör. Dr. Sema Gül, özellikle riskli bebeklerde fizyoterapi alanında çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Daha önce bebeklerin hareketlerinin analiz edilerek erken dönemde nörolojik bozuklukların tanımlanmasını sağlayan mobil uygulamayı Samsun Teknopark ve OMÜ Teknoloji Transfer Ofisi girişimcilik eğitimleriyle birlikte ADAPHA Yapay Zeka AR-GE ve Yazılım AŞ ile geliştirdiklerini ifade eden Gül, şimdi de yenidoğan cilt problemlerinin tanımlanmasına yönelik çalışma yürüttüklerini söyledi.
Son yıllarda doğurganlık oranlarının azaldığını ve aile yapılarının küçüldüğünü dile getiren Gül, genç çiftlerin bebekleriyle ilgili danışacak kişi bulmakta zorlandığını belirterek bu tür uygulamaların adeta büyükanne ve büyükbabaların yerini aldığını ifade etti.
Gül, çekirdek aile yapısının yaygınlaşmasıyla birlikte ailelerin küçük sorunlarda bile sağlık profesyonellerine başvurma ihtiyacının arttığını belirterek, projeyle ailelerin bebek bakımındaki özgüvenlerini artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.
41 farklı cilt probleminin analizi yapılacak
Yaklaşık 6 yıldır üzerinde çalıştıkları proje kapsamında geliştirilecek mobil uygulama sayesinde ailelerin bebeklerinin cildindeki problemi görüntü yoluyla sisteme iletebileceğini anlatan Gül, şunları söyledi:
"Bebeğinde herhangi bir şekilde cildinde bir problem gören anne babalar, görüntüyü sisteme ilettiğinde hangi hastalık olabileceğine dair bir yüzde oranı ile birlikte hekimine başvurmasını öneren bir sistem oluşturuyoruz. Ayrıca doktorlar, asistanlar ve aile hekimliği çalışanlarının yararlanabileceği bir eğitim modülü de geliştirilecek. Çeşitli hastalıklar bize danışılıyor ancak biz özellikle 41 farklı cilt probleminin analizine yönelik çalışma başlattık."
Erken tanı tedavi sürecini kolaylaştırıyor
Bebeklerde cilt hastalıklarının erken dönemde tespit edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Gül, erken müdahale sayesinde ağrı ve kaşıntı gibi bebeğin ifade edemediği sorunların önüne geçilebildiğini söyledi.
Hastalıkların ilerlemesi durumunda tedavi sürecinin zorlaştığını ve ilaçlara direnç gelişebildiğini belirten Gül, erken tanının önleyici tedavi açısından kritik rol oynadığını kaydetti.
Doğum oranlarının azalmasına rağmen erken doğum oranlarının arttığına dikkati çeken Gül, bebek sağlığında tıbbi destek, rehabilitasyon ve aile desteğinin önemine işaret etti.
Projenin 18 ay içinde tamamlanarak mobil uygulamanın kullanıma sunulmasının planlandığını belirten Gül, daha önce geliştirdikleri "BabySensAI" uygulamasıyla serebral palsi ve SMA gibi hastalıkların erken tanısına katkı sağladıklarını ifade etti.
Gül, erken tanı ve doğru müdahaleyle birlikte kazanımlarda yüzde 40’a varan artış gözlemlediklerini belirterek bunun önemli bir başarı olduğunu sözlerine ekledi.

















































