Giyilebilir sağlık teknolojileri ve uzaktan hasta takip sistemlerinde (telemedicine) dünya çapında bir dönüm noktası yaşandı. TÜBİTAK tarafından desteklenen "Yeni Nesil Giyilebilir Sağlık Teknolojileri" projesinin yürütücüsü, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin, 12 aylık araştırma programı için gittiği ABD'deki North Carolina State University'de tarihi bir başarıya ortak oldu. ABD'de sergilediği üstün laboratuvar performansı sayesinde ev sahibi grubun davetiyle iki farklı uluslararası projeye daha dahil edilen Türk bilim insanı, küresel tıp ve mühendislik dünyasının kurallarını değiştirecek çevre dostu bir batarya teknolojisinin geliştirilmesinde kilit rol oynadı.
Dört Dev Üniversitenin İmzası "Science Advances"ta
Giyilebilir sağlık cihazlarının en büyük problemi olan enerji ve çevre kirliliği sorununa radikal bir çözüm getiren bu teknoloji; North Carolina State University, University of North Carolina at Chapel Hill, Rice University ve Necmettin Erbakan Üniversitesi araştırmacılarının ortak sinerjisiyle bilim dünyasına kazandırıldı. Uluslararası araştırma ekibinin büyük bir titizlikle hazırladığı makale, dünyanın en prestijli bilimsel yayınlarından biri olan Science Advances dergisinde yaklaşık sekiz ay süren çok sıkı bir uluslararası hakem değerlendirme sürecinden geçti. Hakemlerin talep ettiği hassas revizyonların başarıyla tamamlanmasının ardından onay alan çalışma, tüm dünyadaki araştırmacıların erişimine açık olacak şekilde (açık erişim) yayımlanarak tıp ve teknoloji literatüründeki yerini aldı.
Kimyasal Pillere Elveda: Ter ve Nemle Çalışan Akıllı Sistem
Geliştirilen yeni nesil bataryayı geleneksel kimyasal pillerden ayıran en büyük devrim, üretiminde tamamen çevre dostu ve doğada kendi kendine çözünebilen organik malzemelerin kullanılmış olmasıdır. Geleneksel pillerin doğaya verdiği zararlı kimyasal atık riskini sıfırlayan bu esnek batarya, ihtiyaç duyduğu enerjiyi şarj ünitelerinden değil, doğrudan insan teri veya ortamdaki hava nemi gibi doğal kaynakları absorbe ederek üretiyor. İnsan vücudunun kıvrımlarına uyum sağlayacak esnek bir mikroyapıda tasarlanan sistem, laboratuvar testlerinde mucizevi sonuçlar verdi. Yapılan deneylerde bataryanın, üzerine entegre edilen sensörler vasıtasıyla bireyin anlık fizyolojik verilerini (nabız, solunum vb.) hatasız algıladığı ve Bluetooth teknolojisi üzerinden kablosuz, kesintisiz bir şekilde merkezi takip sistemine aktarabildiği kanıtlandı.
Geleceğin Uzaktan Sağlık Hizmetlerine (Telemedicine) Türk İmzası
Çalışmanın detaylarını paylaşan Prof. Dr. Bünyamin Şahin, uzaktan sağlık hizmetlerinin yakın gelecekte modern tıbbın en hayati bileşeni haline geleceğini belirtti. Mevcut giyilebilir cihazların ya sık sık şarj edilmek zorunda olduğunu ya da doğaya zarar veren kimyasal piller barındırdığını hatırlatan Şahin, geliştirdikleri teknolojinin vizyonunu şu sözlerle aktardı:
"Vücudun her bölgesinde rahatça esneyebilecek ve o bölgedeki nemle ya da ter gibi biyolojik sıvı örnekleriyle anında aktive olabilecek bir enerji kaynağı tasarladık. Bu teknolojinin gelecekteki tıbbi uygulamalarını somutlaştırmak adına bataryayı bir nabız ölçer cihazına entegre ettik. Testlerde cihazın ihtiyaç duyduğu tüm enerjiyi bu doğal yöntemle karşılamayı başardık. Cihaz, ter veya nemle beslenerek veriyi algılıyor ve Bluetooth aracılığıyla bir merkeze gönderiyor. Bu, özellikle uzaktan hasta takibi gerektiren kronik hastalıklarda kesintisiz veri akışı sağlayacak muazzam bir altyapıdır."
Profesör Doktor Aziz Sancar ile Akademik Temas
Elde edilen başarının sadece teorik bir makaleden ibaret olmadığını, Türkiye adına çok büyük bir teknoloji transferi kazanımı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şahin, dünyanın en önde gelen araştırma gruplarının akademik birikimi ile Türkiye'nin araştırma potansiyelini bir araya getirmekten gurur duyduklarını ve yeni projelerin yolda olduğunu müjdeledi. Şahin ayrıca, ABD'deki çalışmaları esnasında Nobel Kimya Ödülü sahibi dünyaca ünlü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın görev yaptığı University of North Carolina at Chapel Hill'de de çeşitli akademik temaslarda bulunduğunu ve Sancar ile bir araya gelerek vizyoner bir fikir alışverişi gerçekleştirme fırsatı yakaladığını sözlerine ekledi.





















































