Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen “2. Uluslararası Multidisipliner Çevre ve Kenevir Kongresi”nden yansıyan görüntüler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Üniversitenin ev sahipliği yaptığı kongrede kürsüye çıkan ve kendisini onkolog olarak tanıtan "Prof. Dr. Dilek İnan" isimli konuşmacı, kendisine kemik iliği kanseri teşhisi konulduğunu ve doktorların 8 ay ömür biçtiğini iddia etti.
Konuşmacı, kemoterapinin işe yaramadığını bildiğini öne sürerek, bir meslektaşının kendisine bir metot önerdiğini anlattı. Hindistan cevizinin C8 C10 formülüyle ve kenevir karışımıyla hazırlanan fitilleri 90 gün boyunca kullanarak kanseri yendiğini savunan konuşmacı, "İyi ki ona inandım. 4 ayın sonunda biyopsiye gittim, tahlillerim yapıldı bütün sonuçlarım temiz çıktı. Hala 3 ayda bir kan tahlili yapıyoruz ve kanser bulgusuna rastlamıyoruz." ifadelerini kullandı.
Konuşmacı ayrıca, "Bu kadar düşük maliyetle insan hayatını kurtarabiliyorsak devletimizin bir an önce bir şeyler yapması gerekiyor." sözlerini kullandı.
"Bırakın profesör olmayı, büyük ihtimalle doktor bile değil"
Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından Çocuk ve Genç Psikiyatristi Prof. Dr. Veysi Çeri, duruma tepki gösterdi. Üniversite çatısı altında bilim dışı unvan kullanılarak halkın yanıltıldığını belirten Çeri, şu açıklamayı yaptı:
“Esrarla kanseri yenen profesör” diye haberlere çıkan bu kadın; bırakın profesör olmayı, büyük ihtimalle doktor bile değil. Osteopat, yani bir tür masaj terapisti.
Asıl rezillik bu değil, videodan da anlaşılacağı üzere bu kadının Uludağ Üniversitesinde onkoloji profesörü sıfatıyla seminer vermiş olması. Bu, son dönemde ülkemiz akademisinin düştüğü karanlığın en acı örneklerinden biri.
Benzerlerini son dönemde yurt dışında da görmeye başladık. Özellikle İngiltere’de ve Almanya’da “otizmi iyileştiriyorum” diye pazarlanan sözde tedavilerle –stem cell enjeksiyonları, GcMAF gibi kanıtlanmamış ve tehlikeli yöntemler ile TMS – çaresiz ailelerden on binlerce, hatta yüz binlerce sterlin/euro talep eden Almanya ya da İngiltere’de yaşayan Türk dolandırıcılar türedi.
Sağlık Bakanlığı ile YÖK başkanlığını göreve davet ediyorum."
"Hakkında soruşturma açılmalı"
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kıvanç Şerefhanoğlu'da sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Şerefhanoğlu, Dilek İnan hakkında soruşturulma açılmasını talep ederek şu ifadeleri kullandı:
''Bu kadın hekim değil, onkolog değil. Hangi hastanede kanser tanısı aldığını ve raporunu göstermelidir. Görelim kanser var mı? Varsa hangi tedaviyi almış. Ayrıca kenevir ile ilgili bir şirket ile anlaşması var mı? Bakılmalıdır, hakkında soruşturma açılmalıdır.''

















































