Sıcak havaların gelişiyle birlikte doğayla temas artarken, keneler vasıtasıyla bulaşan ve ölümcül seyredebilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı yeniden gündeme geldi. Türkiye EKMUD Zoonotik Hastalıklar ve Viral Kanamalı Ateşler Çalışma Grubu Üyesi ve Ankara Etlik Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aslı Haykır, Nairovirüs cinsi bir virüsün yol açtığı bu tehlikeli enfeksiyona dair bilinmesi gerekenleri paylaştı. İlk kez İkinci Dünya Savaşı sırasında Kırım'daki askerlerde, yıllar sonra ise Kongo'da benzer belirtilerle tespit edilen hastalık, ülkemizde ilk olarak 2002 yılında görüldü. Özellikle Kelkit Vadisi bölgesinde yoğunlaşan vakaların nisan ve mayıs aylarında başlayıp sonbahara kadar sürdüğünü belirten Doç. Dr. Haykır, geçmişte Ankara merkezli yerli vaka görülmezken geçen yıl Kızılcahamam ve Çamlıdere gibi bölgelerden de pozitif hastalar takip ettiklerini açıkladı.
Her Kene Isırığı Hastalık Anlamına Gelmiyor
Hastalığın temel olarak Hyalomma cinsi kenelerin tutunmasıyla bulaştığını ifade eden Doç. Dr. Haykır, her kene ısırığının mutlaka hastalıkla sonuçlanmayacağını belirtti. Kenelerin hepsinin virüs taşımadığını ve taşıyıcı olanların da virüsü hemen bulaştırmadığını söyleyen Haykır, bulaşma riskinin virüs yükü ve kenenin vücutta kalma süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti. Temel bulaş yolu kene teması olsa da enfekte hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas eden veteriner hekimlerin, mezbaha işçilerinin ve kasapların da yüksek risk altında bulunduğunu ekledi. Hayvancılıkla uğraşanların hayvanlarını düzenli ilaçlatması ve ahır temizliğine dikkat etmesi gerektiğini belirten uzman, piknik veya kamp gibi açık hava aktivitelerinde ise paçaların çorap içine sokulması ve açık renkli kıyafetler tercih edilmesi gerektiğini hatırlattı.
Cımbızla Tek Hamlede Çıkarılmalı
Vücuda kene tutunduğunun fark edilmesi durumunda panik yapılmadan doğru müdahalenin gerçekleştirilmesi hayati önem taşıyor. Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, kenenin vücuda en yakın yerinden ince uçlu bir cımbız yardımıyla dik bir açıyla tutulup tek bir hamlede çıkarılması gerektiğini vurguladı. Kene üzerine alkol, kolonya, gaz yağı gibi kimyasal maddelerin dökülmesinin ya da sigara basılması gibi yakıcı işlemlerin kesinlikle yapılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Bu tarz hatalı müdahalelerin kenenin strese girerek virüs dolu iç içeriğini vücuda kusmasına yol açtığını belirten Solay, işlemi kendisi yapmaktan çekinen kişilerin ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasını önerdi.
Bu Belirtilere Dikkat: 10 Günlük Takip Şart
Virüsün bulaşması durumunda belirtilerin genellikle ilk bir gün içinde ortaya çıktığını ancak bu sürenin on güne kadar uzayabildiğini belirten Doç. Dr. Haykır, kene temasından sonraki sürecin yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. Hastalığın ilk evrelerinde yüksek ateş, şiddetli baş ve karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal ile yaygın kas ağrılarının görüldüğünü ifade etti. Ağır vakalarda ise ciltte noktasal döküntüler, burun kanaması, idrarda ya da dışkıda kan görülmesi ve kadınlarda normalden uzun süren regl kanaması gibi kanama bozukluklarının tabloya eşlik ettiğini ekledi. KKKA hastalığının günümüzde onaylanmış bir aşısı veya doğrudan etkene yönelik özel bir tedavisi olmadığını hatırlatan uzman, erken fark edilme ve doğru takibin hayat kurtardığını belirtti.





















































